Abaküs Yazılım
14. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/8931
Karar No: 2019/2688
Karar Tarihi: 25.03.2019

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2016/8931 Esas 2019/2688 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacılar, davalıların murisi olan kişiyle sözleşme yaparak kendi komşu taşınmazlarına bitişik olan bir parselin 64 m²'lik kısmını 264.000.000 TL karşılığında satın alacaklarını kabul etmişlerdir. Sözleşmeye göre bu 64 m²'lik kısım, bir kısmı davacının, diğer kısmı ise davacının mirasçılarının adına tapuya tescil edilecekti. Ancak tapu tescili mümkün olmazsa, taşınmazın 64 m²'lik kısmına ve ağaçlara ait değer hesaplanarak davacılara ödenmesi talebiyle dava açmışlardır. Dava zamanaşımı nedeniyle reddedilmiş, ancak Yargıtay, taşınmazın teslim edilip edilmediğinin belirlenmesi ve sözleşmede herhangi bir açıklığın olmaması nedeniyle tekrar incelenmesi gerektiğine karar vermiştir. Taşınmaz satış vaadi sözleşmelerinde özel bir zamanaşımı süresi öngörülmemiştir, bu nedenle Borçlar Kanunu'nun 125. maddesi gereğince on yıllık zamanaşımı süresi uygulanmaktadır. Ancak taşınmazın vaat alacaklısına teslim edilmiş olması durumunda bu süre geçersiz hale gelir. Taşınmaz satış vaadi sözleşmesi, borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan bir sözleşme türüdür. Bu sözleş
14. Hukuk Dairesi         2016/8931 E.  ,  2019/2688 K.

    "İçtihat Metni"


    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi


    Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 14.12.2015 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen 10.03.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
    K A R A R
    Dava, satış vaadi sözleşmesinden kaynaklı tapu iptali ve tescil mümkün olmazsa tazminat isteğine ilişkindir.
    Davacılar vekili; müvekkili ... ve muris ... tarafından davalıların murisi ... arasında 12/09/2000 tarih ve 00675 yevmiye numaralı satış vaadi sözleşmesi ile, davalıların murisine ait 166 ada 4 parsel numaralı taşınmazın müvekkillerine ait komşu 166 ada 3 parsel numaralı taşınmaza bitişik 64 m2"lik kısmını 264.000.000 TL"ye satmayı vaadettiğini, bedelinin tamamının ödendiğini, satış vaadi sözleşmesi gereğince belirtilen 64 m2"nin muris ... tarafından müvekkillerinin kullanımına bırakıldığını, satış vaadi sözleşmesi gereğince 166 ada 4 parsel numaralı taşınmazın 64 m2"sinin 1/2"si müvekkili ... adına, diğer 1/2"sinin de müvekkilleri ... mirasçıları adına tescili gerektiğini, iş bu tescil işleminin mümkün olmaması halinde taşınmazın 64 m2"sinin dava tarihindeki rayiç bedelinin ve 64 m2"lik kısma dikilen ağaçların değerinin hesaplanarak müvekkillerine ödenmesine ve mahkemenin 2015/45 esas sayılı dosyasında davalılardan ..."ın davacılara karşı açtığı el atmanın önlenmesi davası ile iş bu dava arasında hukuki ve fiili bağ bulunduğundan birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Bir kısım davalılar vekili; gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin Borçlar Kanununun 125.maddesi gereğince on yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu ve zamanaşımının dolduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
    Mahkemece; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
    Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
    Kaynağını Borçlar Kanununun 22. maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Borçlar Kanununun 213. maddesi ile Türk Medeni Kanununun 706. ve Noterlik Kanununun 89. maddesi hükümleri uyarınca noter önünde re’sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Vaat alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanununun 716. maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir.
    Taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesinden doğan davalar için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden Borçlar Kanununun 125. maddesi hükmü gereğince on yıllık zamanaşımı süresi uygulanır ve bu süre sözleşmenin ifa olanağının doğması ile işlemeye başlar. Ancak satışı vaat edilen taşınmaz, sözleşme ile veya fiilen satış vaadini kabul eden kişiye yani vaat alacaklısına teslim edilmiş ise on yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açılan davalarda zamanaşımı savunması Türk Medeni Kanununun 2. maddesinde yer alan “dürüst davranma kuralı” ile bağdaşmayacağından dinlenmez.
    Somut olaya gelince; davaya konu 12.09.2000 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinde gayrimenkulün teslimi hususunda herhangi bir açıklık yoktur. Bu durumda, davalı ..."ın davacılara karşı açtığı belirtilen ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/45 esas sayılı elatmanın önlenmesi dosyası getirtilmeli ve teslim açısından deliller toplanmalıdır.
    Mahkemece mahallinde keşif yapılarak teslim olgusunun gerçekleştiğinin anlaşılması halinde, 166 ada 4 parsel sayılı taşınmazdan 64 m2"nin ifrazının mümkün olup olmadığı araştırıldıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davanın zamanaşımı nedeniyle reddi doğru değildir.
    Kabule göre de; bir kısım davacıların murisi ve taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin tarafı olan ..."in mirasçılık belgesi alınmadan ve bu doğrultuda taraf teşkilinin sağlanıp sağlanmadığı gözetilmeden karar verilmesi de doğru değildir.
    SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.03.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.










    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi