23. Hukuk Dairesi 2019/1387 E. , 2019/3458 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
K A R A R
Davacı vekili, müvekkili idareye bağlı kurumun hizmet işlerini üstlenen davalı şirketlerde muhtelif tarihlerde çalışan dava dışı işçi ...’ın iş akdinin feshi üzerine işçi alacağı için açtığı dava sonunda verilen hükmün icra takibine konulması üzerine müvekkili idarece 18.032,83 TL ödeme yapıldığını, bu bedelden yüklenici davalı şirketlerin sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 18.032,83 TL’nin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan sorumlulukları oranında tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan ... ve ... Şirketleri vekili, dava dışı işçinin istifa ederek ayrılması sebebiyle kıdem ve ihbar tazminatına, bir yıldan fazla çalışması olmamasından dolayı da yıllık izine hak kazanamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Ltd.Şti. vekili, müvekkilinin işçinin haklarını ödediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, davacı idarenin işçiye ödediği işçi alacaklarını davalı alt işverenlere rücu edebileceği, davalılardan iş davası sadece kendisine ihbar olunan davalı ... Ltd.Şti."nin iş mahkemesince hükmedilen yargılama gideri, vekalet ücreti ile icra masraflarından da sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle, 15.866,64 TL"nin (1.389,40 TL"sinin ... Ltd. Şti."nden, 661,70 TL"sinin ... Ltd. Şti.nden, 1.098,85 TL"sinin ... Ltd. Şti."nden, 119,02 TL"sinin ... Ltd. Şti.nden, 837,32 TL"sinin ... Ltd. Şti."nden, 2.402,48 TL"sinin ... Ltd. Şti."nden, 9.357,87 TL"sinin ... Kimya vs. Ltd. Şti."nden) 12.12.2013 ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline dair verilen kararın davacı ve davalılar ... İnş. Ltd. Şti. ... İnş. Ltd. Şti. ve ... Kimya Ltd. Şti. vekillerince temyiz edilmesi üzerine 13.Hukuk Dairesi’nin 08.02.2018 tarihli ve 2017/6633 E. - 2018/1506 K. sayılı ilamıyla, tarafların yarı yarıya ve davalı şirketlerin dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemle sınırlı sorumlu olacağı, davacının ödediği yargılama giderleri, faiz ve vekalet ücreti yönünden de davalılara rücu edilecek işçilik alacağı miktarına göre bir oranlama yapılarak davacının her bir davalıdan ayrı ayrı bu alacağını da talep edebileceği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma kararına karşı davacı vekilince karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
Dava, hizmet alım sözleşmesi uyarınca çalışan işçi için ödenen işçilik alacaklarının rücuen tahsiline ilişkindir.
Davacı ile davalı arasında imzalanan hizmet sözleşmesi uyarınca davalı kendi işçileriyle davacıya ait birtakım işleri yerine getirecektir. İşçinin davalının işçisi olduğu hususunda bir uyuşmazlık yoktur. Sözleşme ücretinin içinde işçiye ait her türlü işçilik alacaklarının bulunduğunun aksi iddia edilmediğine göre her türlü işçilik alacaklarından davalı sorumludur. İş mevzuatı gereği üst işveren olarak dava açan işçiye karşı yüklenici ile birlikte sorumlu olması nedeniyle dava konusu bedeli ödemiş olan idare bu bedelin tamamını davalıdan sözleşme hükümlerine göre talep hakkına sahiptir. Bu nedenle mahkemenin bu yöndeki kararı isabetli ise de, iş mahkemesine ait yargılama masraflarından davalıların tamamının sorumlu tutulmaması doğru değildir. Bu nedenlerle Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin bozma kararının davalıların işçilik ücretlerinden %50 oranında sorumlu olduklarına ilişkin kısmının kaldırılmasına, diğer bozma gerekçesinin aynen korunmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme itirazının kısmen kabulü ile 13.Hukuk Dairesi’nin 08.02.2018 tarihli ve 2017/6633 E. - 2018/1506 K. sayılı bozma kararından işçi alacaklarından tarafların yarı yarıya sorumlu olduklarına ilişkin kısmının çıkartılmasına, iş mahkemesinde yapılan yargılama masraflarından da davalıların sorumlu olması gerektiğine ilişkin karar doğrultusunda kararın davacı yararına BOZULMASINA, temyiz peşin ve karar düzeltme harçlarının davacıya geri verilmesine 09.09.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.