2. Hukuk Dairesi 2019/1730 E. , 2019/3472 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVACILAR :
KARAR DÜZELTME İSTEYEN : Davacılar
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; onanmasına dair Dairemizin 13.12.2018 gün ve 2018/7182-2018/14475 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26.09.2014 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.
Davacılar anneanne ve büyükbaba 27.10.2014 tarihinde açtıkları davada, 12.05.2006 doğumlu torunları Yunus Emre ile kişisel ilişki kurulmasını istemişler, mahkemece verilen 23.06.2016 tarihli ilk kararda, “Davacıların kızı Perihan ile davalının evliliğinden olan Yunus Emre’nin, annesi Perihan ile annesinin ölümüne kadar hiçbir şekilde görüşmediği, anne Perihan ile davalının evliliğinin Perihan’ın başka bir erkekle kaçması sebebiyle sona erdiği, Perihan’ın birlikte kaçtığı bu kişi tarafından öldürüldüğü, çocuğun annesi hakkında hiç bir bilgiye sahip bulunmadığı, alınan raporlara göre sosyal ilişki tesisi için küçüğe gerçeğin açıklanmasının gerektiği, dava tarihi ve yargılama süreci itibarı ile küçüğe halen gerçeğin açıklanmadığı, gerçeğin açıklanmasının beklenmesinin davayı sürüncemede bırakacağı, davacıların yaşanan olayların küçüğe açıklanmasından sonra her zaman talepte bulunabileceği” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacılar tarafından temyiz olunan hüküm Dairemizin 20.02.2017 tarihli ilamı ile, “Taraflar hakkında sosyal inceleme raporu alınması ve idrak çağında bulunan çocuğun kişisel ilişki konusunda görüşlerinin sorulması ve gerçekleşecek sonuca göre karar verilmesi” gerektiğinden bahisle bozulmuş, mahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda sosyal inceleme raporu ve çocuğun görüşü alınarak yapılan yargılama sonucunda 05.04.2018 tarihli ikinci kararla, “Çocuğun davacılar ile görüşmek istemediğini belirttiği ve alınan rapora göre çocuğun içinde bulunduğu durumu sağlıklı bir şekilde atlatabilmesi için psikolojik destek verildikten sonra kişisel ilişki kurulması hususunun yeniden değerlendirilmesinin uygun olacağının rapor edildiği” belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, davacılar tarafından temyiz olunan hüküm Dairemizin 13.12.2018 tarih, 2018/7182 esas ve 2018/14475 karar sayılı ilamı ile onanmış, Dairemizin onama ilamına karşı davacılar tarafından karar düzeltme isteğinde bulunulmuştur.
Olağanüstü haller mevcutsa, çocuğun menfaatine uygun düştüğü ölçüde çocuk ile kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkı diğer kişilere, özellikle hısımlarına da tanınabilir. Ana ve baba için öngörülen sınırlamalar üçüncü kişiler için de kıyas yoluyla uygulanır (TMK m. 325).
Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, davacıların kızı Perihan 2014 yılı içerisinde öldüğüne göre, Perihan’dan olan tek torunları ... ile davacılar arasında kişisel ilişki kurulması konusunda olağanüstü halin mevcut olduğu konusunda duraksama bulunmamaktadır. Mahkemenin gerek 23.06.2016 tarihli ilk kararında gerekse de 05.04.2018 tarihli ikinci kararında, davaya konu çocuğun gerçek annesi ile anne tarafından üstsoy hısımları olan davacılar hakkında hiç bir bilgi sahibi olmadığı, annesi ve anne tarafından hısımları hakkında bilgileri davanın devamında öğrendiği, çocuğun içinde bulunduğu durumu sağlıklı bir şekilde atlatabilmesi için psikolojik destek verildikten sonra çocuk ile davacılar arasında kişisel ilişki kurulması konusunda karar verilmesinin çocuğun üstün yararına olacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davanın 27.10.2014 tarihinde açıldığı, 12.05.2006 doğumlu olan çocuğun kendisinden babası tarafından saklanan annesi ve annesinin akrabaları hakkındaki gerçek bilgileri en azından mahkeme huzurunda beyanına başvurulduğu 16.11.2017 tarihinde öğrendiği, 14.11.2017 tarihli bilirkişi raporunda yer alan beyanlarına göre ise kendisini hazır hissettiğinde anneanne ve büyükbaba ile görüşebileceğini beyan ettiği, davalı babanın 09.12.2014 tarihli bilirkişi raporunda yer alan beyanlarına göre davacıların çocukla görüşmek için çaba gösterdikleri, alınan raporlara göre davalıların kişisel ilişkiye engel olabilecek olumsuz bir durum içinde bulunmadıkları anlaşılmaktadır. Çocuğun kendisinden saklanan gerçekleri öğrendikten sonra karar düzeltme inceleme tarihi itibariyle uzunca bir süre geçmiş olup, çocuğun olgunluk yaşı da dikkate alındığında artık bu durumun çocuğun psikolojik gelişimini tehlikeye düşürmesi ihtimalinin ortadan kalktığı kabul edilerek ve usul ekonomisi ilkesi (HMK m.30) gözetilerek yeni bir dava açılmasına sebep olmamak amacıyla, çocuğun bedeni ve fikri gelişimini olumsuz etkilemeyecek ve davalı babanın velayet görevini gereği gibi yerine getirmesine engel olmayacak şekilde davacılar ile çocuk arasında uygun süreli kişisel ilişki düzenlemesi yapılması gerekir. Açıklanan sebeplerle davacıların karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemizin 13.12.2018 tarih, 2018/7182 esas ve 2018/14475 karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, hükmün yukarıda açıklanan sebeple bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ:Davacıların karar düzeltme isteğinin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu"nun 440-442. maddeleri gereğince kabulü ile Dairemizin 13.12.2018 tarih, 2018/7182 esas ve 20118/14475 karar sayılı onama ilamının yukarıda gösterilen sebeplerle KALDIRILMASINA, hükmün yukarıda açıklanan sebeple BOZULMASINA, karar düzeltme harcının istek halinde yatırana geri verilmesine oybirliğiyle karar verildi. 27.03.2019 (Çrş.)