19. Hukuk Dairesi 2017/3848 E. , 2018/4892 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi ( Tic. Mah. Sıf. )
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalı aleyhine temliknameye dayalı olarak icra takibine geçildiğini, davalı borçlunun temlik eden şirketten alacakları olduğunu ve takas definde bulunduklarını belirtip, icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptaline,takibin devamına,icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dışı ... Ürn. Meş. Gıd. Mad. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti."nden alacaklı olduklarını, takas definde bulunduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı tarafından bila tarihli temlikname ile dava dışı ... Ltd. Şti."nden keşidecisi davalı olan 15.12.2012 keşide tarihli 7.300 TL bedelli çek ve bu çeke dayalı ferilerinin temlik alındığı, davacının temlik alan sıfatıyla davalı aleyhine icra takibine giriştiği, takip konusu 15.12.2012 keşide tarihli 7.300 TL bedelli çekin süresi içerisinde muhatap bankaya ibraz edilmediği, bu bakımdan kambiyo senedi vasfını kaybettiği ve yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğu, çekin davalının ticari defterlerine borç olarak kaydedildiği anlaşıldığından davacının temlik aldığı alacağın gerçekte mevcut olduğu, buna karşılık, davalı tarafça temlik alana karşı takas definde bulunulduğu, aralarında cari hesap ilişkisi bulunan temlik edenin cari hesap kayıtlarına göre temlikin öğrenildiği tarih olan davalıya ödeme emrinin tebliğ edildiği 29.06.2013 tarihi itibariyle itibariyle temlik borçlusu olan davalı şirketten 2.594,95 TL alacaklı olduğu, temlik borçlusu davalının ise cari hesap kayıtlarına göre temlik edenden 16.755,68 TL alacaklı olduğu, aradaki farkın davalı tarafın cari hesabında kayıtlı olan fakat dava dışı şirketin cari hesabında kayıtlı olmayan 01.06.2013 tarihli katılım bedeli isimli 7.080 TL" lik iki adet faturadan kaynaklı olduğu, temlik borçlusu ile temlik eden arasında 01.01.2012 tarihli mal alımı satın alma firma sözleşmesi düzenlendiği, bu sözleşme gereği davalının temlik edenden temlik edenin cari hesabına işlenmeyen 01.06.2013 tarihli katılım bedeli adı altında 7.080 TL bedelli iki adet fatura nedeniyle alacaklı olduğu, davalının alacaklı olduğu bu faturaların temlik edenin ticari defterlerine işli olmadığı bu nedenle temlik edenin davalıdan alacaklı göründüğü, esasında 7.080 TL"lik iki adet faturadan dolayı davalının alacaklı olması nedeniyle bu alacağın takip konusu alacakta ileri sürülen takas defi nedeniyle mahsubu gerekeceği, buna göre takip konusu alacağın ferileriyle birlikte 8.251,93 TL olup davalı alacağının temlikin öğrenildiği tarih itibariyle takip konusu alacağın üzerinde olduğu anlaşıldığından davalının temlik edene ve dolayısıyla temlik alan davacıya borcu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporu Yargıtay denetimine elverişli olmayıp hükme esas alınamaz .Bilirkişi raporunda davalının ticari defterlerinde kayıtlı olan 2 adet katılım sözleşmesi bedeline ilişkin toplam 14.160.00 TL bedelli faturaların dava dışı ... Ltd. Şti"nin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı belirtilmiş olmasına rağmen söz konusu fatura bedelleri davalının temlik eden 3. kişiden olan borcundan alacak olarak mahsup edilmiştir.Söz konusu faturalardaki katılım bedeline ilişkin alacağın dayanak belgeleri ile ispatı gerekir.Söz konusu faturaların salt davalının ticari defterlerinde kayıtlı olması alacağın varlığını ispata yeterli değildir.Mahkemece bu hususlar da gözetilip davalı ve dava dışı temlik eden şirketin ticari defter ve kayıtları yeni bir bilirkişiye incelettirilerek temlikin öğrenildiği 29.06.2013 tarih itibariyle davalı ile dava dışı ... Ltd. Şti arasındaki alacak borç durumu tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi, temlik alanın söz konusu çek nedeniyle talep edebileceği bir alacak olup olmadığının belirlenmesi gerekir.Mahkemece tüm bu hususlar dikkate alınmaksızın yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harçların istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, 09/10/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.