1. Hukuk Dairesi 2018/4307 E. , 2020/3487 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ-TESCİL-TAZMİNAT
Taraflar arasında görülen tapu iptali, tescil ve tazminat davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ... "un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescili, olmadığı takdirde bedel isteğine ilişkindir.
Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar, davalı ...’ın ...’nin damadı olduğunu, ... Noterliğinden iki, ... Noterliğinden bir ve ... Noterliğinden bir adet olmak üzere dört ayrı genel yetkili vekaletname düzenlendiğini, bu vekaletnameler ile maliki oldukları 6, ... ve ... parsel sayılı taşınmazları ...’ın kardeşi olan davalı ...’ye temlik ettiğini, ayrıca başka bir davaya konu beş parça taşınmazlarını da dava dışı ortağı ...’a devrettiğini, ...’ın vekalet görevini kötüye kullandığını davalı kardeşinin de bu durumu bildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla tapu kayıtlarının iptali ile adlarına tesciline, mümkün olmadığı takdirde bedelin tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, davacıların taşınmazları satmak istediklerini, ...’ın kardeşi olan davalı ... ile pazarlık yapmak suretiyle 75.000 TL’ye anlaştıklarını, bedelin ödendiğini, ...’ın eşi ile arasındaki boşanma davası nedeniyle eldeki davanın açıldığını belirterek davaların reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalı ...’ın vekalet görevini kötüye kullandığı, ...’ın kardeşi davalı ...’nin de el ve işbirliği içerisinde olduğu ancak, asıl ve birleştirilen davalarda taşınmazların davalılar adına kayıtlı olmadığı gerekçesiyle davacıların terditli talepleri olan tazminat isteği yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı ...’nin kendi adına ve o zaman reşit olmayan oğlu davacı ... adına ... 6. Noterliğinin 11.05.2010 tarihli ve 2294 yevmiye numaralı vekaletnamesi ile Isparta ilindeki taşınmazları için kızı ...’nin eşi olan davalı ...’ı vekil tayin ettiği, ...’ın anılan vekaletname uyarınca davacı ... (¼ pay) ve davacı ...’in (¾ pay) maliki oldukları 6, ... ve ... parsel sayılı taşınmazları davalı kardeşi ...’ye satış suretiyle temlik ettiği, ...’nin ... ve ... parsel sayılı taşınmazları 06.07.2010 tarihinde dava dışı ...’a, ...’in de 2828 parsel sayılı taşınmazı 19.07.2010 tarihinde dava dışı ...’a devrettiği, davalı ...’nin ... parsel sayılı taşınmazı da 20.05.2010 tarihinde dava dışı ...’e temlik ettiği, davacıların asıl davada ... parsel sayılı taşınmaz için, birleştirilen ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/249 esas sayılı davasında ... parsel sayılı taşınmaz için, birleştirilen ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/250 esas sayılı davasında da 2605 parsel sayılı taşınmaz için talepte bulundukları anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 16. maddesinin 1. ve 4. fıkralarında “Değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerler esastır. Müdahelenin men"i tescil ve tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına taallük eden davalarda gayrimenkulün değeri nazara alınır...Noksan tespit edilen değerler hakkında 30’uncu madde hükmü uygulanır.” düzenlemesine, 30. maddesinde; “Muhakeme sırasında tesbit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 409 uncu maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması, noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır.” düzenlemesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 150. maddesinin 4. ve 5. fıkralarında (HUMK’nun 409. maddesi); “Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir...İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Öte yandan, davalar birleştirilse dahi ayrı dava olma özelliklerini korurlar. Bu nedenle birleştirilen her bir dava bakımından ayrı ayrı harcın tamamlattırılması zorunludur.
Somut olayda, mahkemece, eldeki asıl ve birleştirilen davalarda çekişme konusu taşınmazların keşfen saptanan değeri üzerinden harç tamamlattırılmamış olması isabetsizdir.
Hal böyle olunca, öncelikle asıl ve birleştirilen davalarda eksik harç tespit edilerek Harçlar Kanununun 30. ve 32. maddeleri uyarınca harcın tamamlattırılması, harcın tamamlanması halinde ise dosya kapsamındaki delillerle işin esasının değerlendirilmesi ile hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Tarafların değinilen yön itibariyle yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 06/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.