17. Hukuk Dairesi 2016/3620 E. , 2019/524 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Davacı vekili; davalıların sürücüsü,işleteni ve trafik sigortacısı olduğu aracın, aracına doğru gitmek üzere karşıdan karşıya geçmeye çalışan yaya olan davacıya çarpması neticesinda oluşan trafik kazasında davacının iki bacağının ve kaburga kemiğinin kırıldığını, devlet hastanesinde yer olmadığından özel hastanede tedavi olarak tedavi gideri ödediğini, yaralanması nedeniyle 3 ay evinde kalkamaz durumda olduğundan bakıcı tutarak aylık ödediğini, kaza nedeniyle çalışmadığından davacının kazanç kaybı oluştuğunu, elem ve sıkıntı yaşadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan, 40.000,00 TL. manevi tazminatın davalılar ... ve ..."dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini tedavi giderleri yönünden 1.567,20 TL maddi kazanç kaybı yönünden 11.654,19 TL olmak üzere toplam 13.221,39 TL"ye yükseltmiştir.
Davalı ...; davacının hızlı şekilde yola fırlaması neticesinde davacının kusuruyla kazanın gerçekleştiğini, kusurunun olmadığını, davacının kendi aracını park yasağı olan bölgeye park ettiğini, olay mahallinde tüm taleplerine rağmen rapor tutulmadığını, davacının abisinin anlaşma için kendilerini telefonla arayıp
ricada bulunduğunu, taraflarla uzlaşmaya vardıklarını, uzlaşma neticesi karşı tarafın haksız olduğunu bile bile sigorta dışında kalan hastane masraflarını büyük bir kısmının kendileri tarafından ödendiğini, davacı asilin kendi kusuru ile aracına zarar verdiği, bu zararın dışında kusurlu olduklarını bile bile insani destek açısından hastaneye kendi kredi kartı ile yaptığı ödemenin istirdatını talep ettiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili; kazaya karışan aracın müvekkili nezdinde trafik sigortasının bulunduğunu, müvekkili şirketin söz konusu poliçe kapsamında poliçe limiti ile sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunun bunun kabul anlamına gelmediğini, müvekkil şirketin ödeme yapılmamasından kaynaklı bir temerrüdü söz konusu olmadığını, dava açılmasına da sebebiyet vermediğinden bahisle davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulü ile 11.654,19 TL maddi tazminatın sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, tedavi giderleri yönünden SGK"dan talep edilmesi gerekmekle davanın reddine,tedavi giderleri yönünden SGK aleyhine dava açmada davacının bağımsızlığına, 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ..."dan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, karar vermek gerekmiştir.
2-Dava trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada yaralanan müvekkili için iş göremezlik zararı, tedavi gideri ile bakıcı giderinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacıda oluşan yaralanma sebebi işgörmezlik yönünden yapılan tazminat hesaplaması yapılarak, bu yönde tazminata hükmedilmiş,tedavi gideri yönünden ise talebinin reddine karar verilmiştir. Davacının dava dilekçesindeki diğer talebi olan bakıcı giderine ilişkin olarak ise olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece itibar edilen ve hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu’nun; davacının %5,1 oranında malul olduğu ve iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 24 aya kadar uzayabileceği yönündeki raporuna göre; davacının 24 aylık iyileşme süresinde %100 malul sayılıp sayılmayacağının tespiti ile geçici ve sürekli işgöremezlik döneminde davacının bakıcıya ihtiyacı olup olmayacağı, bakıcıya ihtiyaç olması halinde bakıcı ihtiyacının süresi(tam zamanlı/yarı zamanlı/süreli) konusunda Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan rapor alınarak sonucuna göre karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 1.962,00 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı ..."den alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 22/01/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.