Abaküs Yazılım
20. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/8978
Karar No: 2018/36
Karar Tarihi: 15.01.2018

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2017/8978 Esas 2018/36 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Mahkeme, davacı Hazine'nin taşınmazın orman niteliğiyle belirlenerek tapuya kaydedilmesi talebini reddetti. Ancak Yargıtay Dairesi bozma kararı verdi ve orman niteliği belirleme işlemi için eski tarihli haritaların, amenajman planının ve hava fotoğraflarının incelenmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca, taşınmazın eğimi ve öncesinin belirlenmesi de önemliydi. Mahkeme, bozma kararına uyulduktan sonra taşınmazın orman niteliğiyle tescili yönünde karar verdi ve davalı tarafından temyiz edildi. Kanunlar ise şöyle: Orman Kadastro Yönetmeliği'nin 26/j maddesi ve 6831 sayılı Kanunun 1/j maddesi orman ve toprak muhafaza karakteri taşımayan yerlerin orman sayılmayacağını hükme bağlamaktadır.
20. Hukuk Dairesi         2017/8978 E.  ,  2018/36 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

    Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

    K A R A R

    Kadastro sırasında, ... köyü 135 ada 28 parsel sayılı 14198,49 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğiyle belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tesbit edilmiştir.
    Davacı Hazine, taşınmazın halen orman ağaçları ile kaplı eylemli orman olduğu, Hazine adına tescili iddiasıyla dava açmıştır.
    Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmekle dairece bozulmuştur.
    Hükmüne uyulan Dairenin 01/06/2009 gün ve 2009/6127 E-8948 K sayılı bozma kararında özetle: " Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; orman kadastrosunun kesinleşmesinden itibaren, 20 yıllık zilyetlik süresi geçmemiş olduğundan taşınmazın orman niteliğinin belirlemede eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve amenajman haritasının incelenmesi ve taşınmazın öncesinin belirlenmesi gerekir. Orman bilirkişi raporunda sadece kesinleşmiş tahdide dayalı inceleme yapıldığından, rapor bu haliyle çekişmeli taşınmazların orman olup olmadığını ve hukuki durumunu belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmayıp, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz.
    Mahkemece, eski tarihli ve 1980’li yıllara ait memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır.
    Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26/j maddesi ve 6831 sayılı Kanunun 1/j maddesi, orman ve toprak muhafaza karakteri taşımayan yerlerin orman sayılmayacağını hükme bağlaması karşısında ve bilimsel ve teknik olarak arazi eğiminin %12 den fazla olması halinde o arazi kesimi erozyonla karşı karşıya kalacağından, toprak muhafaza karakteri taşıdığı kabul edilmesi gerekir. Hal böyle olunca; taşınmazın saptanacak bulgulara göre eğiminin %12 ‘nin üzerinde olduğu ve öncesinin çalılık, fundalık ve makilik olduğunun saptanması halinde ise 6831 sayılı Kanunun 1/j maddesi kapsamı dışında olup orman sayılan yer olduğu düşünülerek, Hazinenin davasının kabulüne karar vermek gerekir.
    Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların öncesinin orman sayılan yerlerden olduğunun saptanması halinde; ormanlarda sürdürülen zilyetliğe değer verilemeyeceğinden, davacının zilyetlik süresi, orman kadastrosunun kesinleştiği ve taşınmazın orman sınırı dışında bırakıldığı tarihte başlayacağından, davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresi dolmadığından davanın reddi gerekir. Dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir." denilmiştir.
    Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra, davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın tespitinin iptali ile 20.01.2011 günlü bilirkişi raporuna ekli haritada 28-B ile gösterilen 5187,01 m² ve 28-A1 ile gösterilen 5470,37 m²"lik kısımların birleştirilerek komşu 239 ada 2 nolu orman parseline eklenerek orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 28-A3 ile gösterilen 2244,22 m²"lik kısmın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 28-A2 ile gösterilen 1296,88 m²"lik kısmın tarla niteliğiyle davalı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve davalı tarafından temyiz edilmekle Dairece bozulmuştur.
    Hükmüne uyulan Dairenin 15/12/2011 gün ve 2011/10497-14911 sayılı bozma kararında özetle: " Mahkemece bozmaya uyulduğu halde bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; hükmüne uyulan bozma ilamında eski tarihli ve 1980’li yıllara ait memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilerek çekişmeli taşınmazın niteliğinin ve hukuki durumunun belirlenmesi gereğine değinilmiş, mahkemece eski tarihli ve 1980’li yıllara ait hava fotoğrafları ve memleket haritası getirilmeden, uygulanan memleket haritasının tarihinin açıklanmadığı, hava fotoğrafının ekli olmadığı, yine dava konusu taşınmazın eğimi yüksek ve eylemli orman olan bölümlerinin tam olarak belirlenmediği bilirkişi kurulu raporu dayanak yapılarak hüküm kurulmuştur. Eksik araştırma ve incelemeye dayalı hüküm kurulamaz.
    Bu nedenle; mahkemece, önceki bozma ilamında belirtilen şekilde araştırma yapılarak ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulması" gereğine değinilmiştir.
    Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra, davanın kabulüne dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
    Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde, 1744 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanun hükümlerine göre 1975 yılında yapılan aplikasyon ve 2. madde çalışmaları, 3302 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanun hükümlerine göre 1991 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B madde çalışmaları ve 28/12/2007-28/01/2008 tarihleri arasında ilan edilen arazi kadastrosu vardır.
    Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesi gereğince davalıdan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve alınan temyiz harcının istek halinde iadesine
    15/01/2018 gününde oy birliği ile karar verildi.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi