Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/5615
Karar No: 2018/6837
Karar Tarihi: 27.09.2018

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2017/5615 Esas 2018/6837 Karar Sayılı İlamı

21. Hukuk Dairesi         2017/5615 E.  ,  2018/6837 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

    TÜRK MİLLETİ ADINA
    Davacılar murisi, ...’in, 11.07.2013 tarihli ölümünün iş kazası olduğunun ve başvuru tarihinden itibaren hak sahiplerine gelir bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
    Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.
    K A R A R
    Davacı anne ve baba; ..."in 11.07.2013 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun tespitiyle başvuru tarihinden itibaren ölüm geliri bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
    Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına karşı “uyma” kararı verilmek suretiyle yapılan yargılama neticesi davanın kabulü ile “davacılar murisi ..."in (T.C. Kimlik No: 63373087030) 11/07/2013 tarihinde maruz kaldığı ve vefatına sebep olan kazanın iş kazası olduğunun ve davacılara SGK"ya başvuru tarihi olan 19/12/2013 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine” şeklinde karar verilmiştir.
    Taraflar arasındaki uyuşmazlığın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa’nın “Hak sahiplerine gelir bağlanması, evlenme ve cenaze ödenekleri” başlıklı 20/5 maddesi gereğince “Gelirin başlangıcı, kesilmesi ve yeniden bağlanmasında 34 üncü ve 35 inci maddeler uygulanır” hükmü yollaması ile madde 34/d hükmüdür. Buna göre ; “Hak sahibi eş ve çocuklardan artan hisse bulunması halinde her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu gelirinin asgari ücretin net tutarından daha az olması ve diğer çocuklarından hak kazanılan gelir ve aylıklar hariç olmak üzere gelir ve/veya aylık bağlanmamış olması şartıyla ana ve babaya toplam % 25"i oranında; ana ve babanın 65 yaşın üstünde olması halinde ise artan hisseye bakılmaksızın yukarıdaki şartlarla toplam % 25"i, oranında aylık bağlanır”.
    Söz konusu hükümle, ana ve babaya gelir bağlanabilmesi için birinci olarak hak sahibi eş ve çocuklara bağlanan gelirlerden artan hisse bulunması, ikinci olarak ana ve babanın her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu gelirlerden asgari ücretin net tutarından daha az olması ve diğer çocuklardan hak kazanılan gelir ve aylıklar dışında gelir ve/veya aylık bağlanmamış olması koşulu ile toplam % 25 oranında gelir bağlanacağı kabul edilmiştir. Ayrıca ana ve babanın 65 yaşın üstünde olması halinde ise hak sahibi eş ve çocuklardan artan hisse bulunmasa bile ana ve babanın her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu gelirlerden asgari ücretin net tutarından daha az olması ve diğer çocuklardan hak kazanılan gelir ve aylıklar dışında gelir ve/veya aylık bağlanmamış olması koşulu ile toplam % 25 oranında gelir bağlanacağı benimsenmiştir.
    Somut olayda, Mahkemece dava konusu meydana gelen kazanın “iş kazası” olduğu yönündeki değerlendirme yerinde ise de iş kazasına bağlı nedenlerden dolayı ölen sigortalının mirasçıları olan davacıların 5510 sayılı Yasa’nın 20. maddesi hükmü kapsamında ölüm geliri bağlanması isteminin 5510 sayılı Yasa’nın 32. maddesi hükmü kapsamında ölüm aylığı olarak değerlendirilmesi ve davacı taraflar açısından koşulları oluşmadığı ve ölüm geliri yönünden araştırılmadığı halde ölüm aylığına hak kazandıkları yönünde yazılı şekilde kurulan hüküm hatalı olmuştur.
    Yapılacak iş; davacıların istemi 5510 sayılı Yasa’nın 20. maddesi kapsamında taraflarına ölüm geliri bağlanması olduğundan, 5510 sayılı Yasa’nın 34. maddesinin (d) bendi hükümleri doğrultusunda aylık bağlama koşullarının ayrı ayrı davacı anne ve baba açısından oluşup oluşmadığını yapılacak araştırma ve inceleme neticesi ortaya koyduktan sonra çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
    Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yetersiz inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    O halde, davalı Kurum"un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
    SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27.09.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi