
Esas No: 2016/677
Karar No: 2021/2923
Karar Tarihi: 02.06.2021
Danıştay 4. Daire 2016/677 Esas 2021/2923 Karar Sayılı İlamı
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/677
Karar No : 2021/2923
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, 2009 yılı hesap ve işlemlerinin incelenmesi neticesinde düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden, elde ettiği menkul sermaye iradını eksik beyan ettiğinden bahisle 2009 yılı için re'sen tarh edilen gelir vergisi ve bir kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; olayda, sigorta şirketi tarafından davacıya 24.465,38 TL tutarında bir ödeme yapıldığı, bu ödemenin de davacı tarafından yıllık gelir vergisi beyannamesine dahil edildiği, sigorta şirketi tarafından 2009 yılında davacıya yapılmış başka bir ödeme bulunmadığı, Mahkemelerinin 17/06/2015 tarihli ara kararına verilen cevabi yazıya göre, sigorta şirketi tarafından 2006 yılından sonra herhangi bir ödeme veya prim tahsilatı yapılmadığı ve 31/12/2009 tarihi itibarıyla da 11.082,74 Euro ödeme yapılarak poliçenin sonlandırıldığı, davacı adına yapılan ikraz ödemelerinin 2009 yılından önce yapıldığı, 2003 ve 2006 yılları arasında yapılan ikraz ödemelerinin 2009 yılında alacak faizi olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığından, sigorta şirketi tarafından poliçenin sonlandırılması nedeniyle 2009 yılında yapılan fiili ödemenin menkul sermaye iradı olarak değerlendirilmesi gerektiği, buna göre, davacının 2009 yılında elde ettiği menkul sermaye iradını beyan ettiği, 2009 yılında 152.077,78 TL tutarında alacak faizi elde ettiğine dair bir tespitin bulunmadığı görüldüğünden, davacı adına yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuyla elde ettiği menkul sermaye iradının bir kısmını beyan etmediği tespit edilen davacı adına yapılan cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 4697 sayılı Kanunla değişmeden önceki 23. maddesinin 11. bendinde; kanunla kurulan veya tüzel kişiliği bulunan emekli sandıkları ile 10 yıl süreyle prim ve aidat ödenmiş olmak kaydıyla Türkiye'de kain ve merkezi Türkiye'de bulunan sigorta şirketleri ve yardım sandıkları tarafından ödenen emekli, maluliyet, dul ve yetim aylıklarının (Tüzel kişiliği haiz muhtelif emekli sandıkları tarafından ödenen aylıklar toplamı, en yüksek Devlet memuruna ödenen en yüksek ödeme tutarından fazla ise aradaki fark ücret olarak vergiye tabi tutulur.) vergiden istisna olduğu, 216 sayılı Gelir Vergisi Genel Tebliği'nin 3. maddesinin 3. bendinde; 10 yıl süre ile prim veya aidat ödemeden ayrılanlar için mevduat tutarının üzerinde bir ödeme yapılması halinde bu ilave tutarın menkul sermaye iradı (alacak faizi) sayılacağı ve beyan edilmek suretiyle vergilendirileceği, 07/10/2001 tarihinden sonra yapılan değişiklikle aynı Kanunun 75. maddesinin 15. bendinde; tüzel kişiliği haiz emekli sandıkları, yardım sandıkları ile emeklilik ve sigorta şirketleri tarafından; a) 10 yıl süreyle prim, aidat veya katkı payı ödemeden ayrılanlara yapılan ödemeler, b) 10 yıl süreyle katkı payı ödemiş olmakla birlikte bireysel emeklilik sisteminden emeklilik hakkı kazanmadan ayrılanlar ile diğer sandık ve sigortalardan 10 yıl süreyle prim veya aidat ödeyenlere ve vefat, maluliyet veya tasfiye gibi zorunlu nedenlerle ayrılanlara yapılan ödemeler, c) Bireysel emeklilik sisteminden emeklilik hakkı kazananlar ile bu sistemden vefat, maluliyet veya tasfiye gibi zorunlu nedenlerle ayrılanlara yapılan ödemelerin menkul sermaye iradı sayıldığı, yine aynı tarihte 94. maddeye eklenen 15. bentte; a) 75. maddenin 15 nolu bendinin (a) alt bendinde yer alan menkul sermaye iratlarından %15, b bendindekilerden %10, c bendindekilerden %15 vergi tevkifatı yapılacağının düzenlendiği, 4697 sayılı Kanunla getirilen düzenlemenin 07/10/2001 tarihinde yürürlüğe gireceği, ancak geçici 1. maddesiyle "bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce a) faaliyete başlamış olan emekli ve yardım sandıklarına ödenen primler ile bu sandıklardan iştirakçilerine yapılan ödemeler, b) akdedilmiş şahıs sigorta poliçelerinin ilgili olduğu prim ve ödemeler bakımından Gelir Vergisi Kanun'unun 23, 25, 63, 75, 89 ve 94. maddelerinin bu Kanunla değişiklik yapılmadan önceki hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı Vergi İnceleme Raporu'nda; ... Abone Merkezi bayii müdürü olan davacı adına ... Genel Yaşam Sigorta AŞ'ye, ... İletişim Hizmetleri AŞ tarafından tam yaşam fonu (birikimli hayat poliçesi) prim ödemesi yapıldığı, sigorta şirketinden gelen ... tarih ve ... sayılı yazıda, davacı adına 69.952,98 Euro (152.077,78 TL) faiz geliri (kâr payı) tahakkuk ettirildiği, toplam tutarın ise (birikim+kâr payı) 237.806,88 Euro olduğu, sigortalıya 2003 ila 2006 yıllarında toplam 175.443,57 Euro poliçesine istinaden ikraz (sigortalının poliçesi üzerinden almış olduğu borç para) ödemesi yapıldığı, 31/12/2009 tarihinde birikim ve kâr payı toplamından ikraz ödemesi, ikraz faizi ve ikraz bsmv düşüldükten sonra kalan 11.082,74 Euro (24.093,88 TL)'nun davacıya ödendiği ve 10 yıllık prim ödemesi ile 10 yıllık süreyi beklemeden poliçesini sonlandırdığının belirtildiği, 10 yıllık prim ödeme süresini doldurmadan sigorta poliçesini sonlandıran mükellefin menkul sermaye iradı (alacak faizi) elde ettiği, elde ettiği tutarın ise 152.077,78 TL olduğu ve 152.077,78 TL tutarındaki kâr payını menkul sermaye iradı olarak beyan etmediğinden bahisle beyan dışı bırakılan (152.077,78-24.093,88=) 125.612,40 TL üzerinden gelir vergisi tarhiyatı önerildiği anlaşılmaktadır.
İkraz, uzun süreli ve birikimli sigortalarda mevcut olup, sigortalının ileriki yıllarda poliçesinin kâr paylı birikim tutarınının bir kısmını yıllık faizle borç alabilmesidir. İkraz halinde poliçenin tüm hakları korunmakta, sigortalı bir sonraki yıl, borcunu ödemeden o yıla ait ikraz faizini ve bu faiz üzerinden alınacak gider vergisini ödemek suretiyle sigortaya devam edebilmektedir.
Olayda, davacı adına yapılan sözleşmenin başlangıç tarihinin 01/01/2000 olduğu, 31/12/2009 tarihinde sözleşmenin sona erdirildiği, yukarıdaki kanun hükümleri uyarınca on yıl dolmadan sistemden ayrıldığı için istisna hükmünden yararlanma imkanı bulunmayan davacının 216 sayılı Gelir Vergisi Genel Tebliği uyarınca elde ettiği kar payının alacak faizi olduğu, yapılan ikraz ödemelerinin, poliçeyi sonlandırmadığı, sigorta şirketi ile lehtar arasında bir nevi borç ilişkisi olduğu, bu yüzden lehtara yapılan ikraz ödemelerinin ve hesaplanan ikraz faizi ile bu faiz üzerinden belirlenen gider vergisinin lehtara yapılan toplam ödemeden düşülmesinin, poliçenin sonlandırıldığı tarih itibarıyla lehtarın hak etmiş olduğu kar payı tutarını değiştirmeyeceği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, davacının, Gelir Vergisi Kanunu'nun 85 ve 86. maddeleri gereğince elde etmiş olduğu 152.077,78 TL alacak faizini ilgili yıl beyanına dahil etmesi gerekirken, eksik beyan ederek vergi ziyaına sebep olduğu anlaşıldığından, aradaki fark üzerinden yapılan cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 02/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.