21. Hukuk Dairesi 2019/2424 E. , 2019/4195 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Ankara 16. İş Mahkemesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
K A R A R
A)Davacı İstemi :
Davacı vekili, davacının çalışma gücünün % 60"ından fazlasını kaybetmesi ve sürekli bakıma muhtaç olması nedeniyle 14.06.2013 tarihinde Kuruma başvururak, aylık bağlanmasını talep ettiğini, ... Dr. ...Hastanesi"nce 24.04.2014 ve 08.12.2014 tarihlerinde düzenlenen raporda % 70 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini belirterek, Kurumun malulen aylık bağlanması talebini reddeden kurum işlemlerinin iptali ile davacıya 14.06.2013 tarihini takip eden aybaşı itibariyle malul olduğunun tespitine ve malullük aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
B)Davalı Cevabı :
Davalı vekili, zamanaşımı, hak düşürücü süre, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, davacının talebi ile ilgili Kurumun yaptığı işlemin doğru olduğunu, herhangi bir eksiklik bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C)İlk Derece Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı :
Mahkemece ""......Bildirilen deliller toplanmış, davacının sigorta sicil dosyası, hastane evrakları celbedilmiş, usulüne uygun olarak davacı tanıkları talimatla dinlenmiş, YSK raporu temin edilmiş, dosya Adli Tıp Kurumu"na gönderilerek davacının maluliyetinin tespitine ilişkin rapor alınmış, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu"nun 03.05.2017 tarihli raporunda; Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında davacının çalışma gücünün en az % 60"ını kaybetmemiş olduğu ve malul sayılamayacağının bildirildiği, SS Yüksek Sağlık Kurulu"nca alınan rapor ile de, davacının çalışma gücünün en az % 60"ını kaybetmemiş olduğu tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi sonucunda, davanın, davacının maluliyet oranının tespiti ile buna bağlı olarak malulen emekli aylığına hak kazanıp kazanmadığına ilişkin olduğu, davacı maluliyeti nedeniyle emekli aylığı bağlanmasını talep etmiş ise de SS Yüksek Sağlık Kurulu raporu ve bu rapora itiraz nedeniyle alınan aynı yöndeki Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu raporu ile kurum tespiti doğrultusunda davacının çalışma gücünün en az %60 "ını kaybetmemiş olduğu ve malul sayılamayacağı anlaşıldığından ispat edilemeyen davanın reddine .... "" karar verilmiştir.
D) İstinaf Başvurusu :
İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili,... hastanesince davacının maluliyetinin %70 olarak tespit edildiğini, adli tıp tarafından hazırlanan raporda maluliyet oranının belirtilmediğini, ek rapor alınması gerektiğini, çelişkinin giderilmediğini, adli tıp raporuna karşı yapılan itirazların mahkemece dikkate alınmadığını, davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesinin usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
E)Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesi ve Kararı :
Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde " ..Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının çalışma gücünü en az % 60 oranında kaybedip etmediği ve malullük aylığı bağlanıp bağlanamayacağına ilişkindir.
Sürekli iş göremezlik ve malullük halinin belirlenmesinde izlenecek yolun ne olduğu 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun “Sağlık Raporlarının Usul ve Esasları”na dair 95. maddesinde hükme bağlanmıştır. Buna göre, kurum sağlık tesisleri tarafından raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı ilgililerin S.S.Yüksek Sağlık Kuruluna itiraz hakları mevcuttur. Söz konusu kurulun raporlarının Kurumu bağlayacağı diğer ilgililer yönünden bağlayıcı olmayıp, Adli Tıp Başkanlığı veya Tıp Fakültelerinin ilgili ana bilim dalı konseylerinden Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılmasını isteyebilecekleri 28.06.1976 tarih ve 6/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararının gereğidir.
Öte yandan; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17.02.2010 gün ve 2010/21-60 Esas, 2010/90 Karar sayılı ilamı ile 06.10.2010 gün ve 2010/10-390 Esas, 2010/448 Karar sayılı ilamların da belirtildiği üzere Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’nın ilgili ihtisas kurulu ile üniversitelerin tıp fakülteleri ilgili bilim dalı başkanlıklarınca ya da S.S. Yüksek Sağlık Kurulu"nca düzenlenen raporlar arasında çelişkinin mevcut olması halinde, çelişkinin Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp Üst Kurulu tarafından giderilerek, sigortalının sürekli iş göremezlik oranı ve başlangıç tarihi kesin olarak karara bağlanması da zorunludur.
Davacının çalışma güç kaybını en az % 60 kaybetmediğine dair 06/11/2013 tarihli Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi raporu ve 27/06/2014 tarihli YSK raporu sonrasında alınan Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 03/05/2017 tarihli raporunda da davacının çalışma gücünü en az % 60 kaybetmediğinin belirtildiği anlaşılmıştır. Eldeki davada, ilk derece mahkemesince yasada öngörülen prosedür izlenmiş olup, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacının istinaf başvurusunun esastan reddine.... " karar verilmiştir.
F)Temyiz :
Davacı vekili, dava dilekçesi ekinde ve yine isitnaf dilekçemiz ekin sunmuş olduğumuz Adana... Dr. ...Hastanesi’nin 24.04.2014 tarihli “sağlık kurulu raporunda” müvekkilin özür oranı yüzde 70 olarak tesbit edilmiştir. Yine aynı hastanenin 8.12.2014 tarihli “sağlık kurulu muayene kağıdında” da müvekkilin özür oranı yüzde 70 olarak tesbit edildiği görülmektedir. Bu tesbitler bir devlet hastanesinin uzman heyeti tarafından yapılmış tesbitlerdir. Ayrıca dosyada 2 ayrı tanık dinlenmiş olup, müvekkil dava dosyasında dinlenen tanık beyanlarıyla da sabit olduğu üzere en basit işlerini göremez ve kişisel bakımını dahi gerçekleştiremez bir durumdadır. Davacının sağlık durumunun o tarihten bu tarafa kötüye gittiği de açık bir husustur. İhtisas Kurulu"nun raporunda ise bu tesbitlere değinilmemiş olup, iki resmi kurumun raporları arasında çelişki vardır. İhtisas Kurulu raporunda bu çelişkinin sebebi izah edilemediği gibi düzenlenen rapor da yeterli izahattan yoksundur. Kurul raporunda sadece çalışma gücünün yüzde 60"ını kaybetmedi söylenmekte ancak çalışma gücünün ne kadarını kaybettiği dahi ifade edilmemektedir. Bu sebeplerle bu çelişkinin giderilmesini ve müvekkilin malüllük oranının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde tesbitini teminen Adli Tıp Genel Kurulu"ndan rapor alınmasında veya İhtisas Kurulu"ndan ek rapor talep edilmesinde zorunluluk bulunmaktadır. İlk derece mahkemesi 29.11.2017 tarihinde 3. İhtisas Kurulu"nun raporuna karşı süresi içinde itiraz ettiğimiz halde mazeret beyan ettiğimiz karar duruşmasında itirazımızla ilgili bir karar verilmeden ve itirazımız değerlendirilmeden davanın reddine karar verilmiştir. Gerekçeli kararda da rapora itirazımızla ilgili bir değerlendirme bulunmadığı görülmektedir. Resen gözönüne alacağı sebeplere binaen kararın bozulmasını istemiştir.
G) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe :
Dava,malulen aylık bağlanması talebini reddeden kurum işlemlerinin iptali ile davacıya 14.06.2013 tarihini takip eden aybaşı itibariyle malul olduğunun tespitine ve malullük aylığı bağlanmasına karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; Kocatepe Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 06.11.2013 tarihli raporunda çalışma güç kaybını en az % 60 kaybetmediğine, Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulunun 27.06.2014 tarih ve 79-7446 karar sayılı raporunda Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde çalışma gücünün en az %60 kaybetmemiş olduğundan malul sayılamayacağına, 23/02/2015 tarihli Gaziantep Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Bölge Sağlık Kurulu raporuna göre "Çalışma gücünüzün en az %60"ını kaybetmediğine, ATK Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu 03.05.2017 tarih ve 7825 karar sayılı raporunda Mevcut belgelere göre; İsa oğlu 01/01/1966 doğumlu ..."in 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği müvacehesinde beden çalışma gücünün en az %60(yüzdealtmış)"ını kaybetmemiş olduğu, malul sayılamayacağına karar verildiği anlaşılmaktadır.
0l/10/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa"nın 25. maddesinde, 4.maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az % 60"ını kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalının malul sayılacağı, ancak sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce çalışma gücünün % 60"ını kaybettiği önceden veya sonradan tespit edilen sigortalının bu hastalık veya özrü sebebiyle malullük aylığından yararlanamayacağı bildirilmiştir.
Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa"nın 95. maddesidir. Anılan maddeye göre, "Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usul ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usulüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Sağlık Bakanlığı ile Kurumun birlikte çıkaracağı yönetmelikle düzenlenir." Bu yasal düzenleme gereğince düzenlenen Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği"nin 55. maddesine göre sigortalının malullük durumunun Kurumca yetkilendirilen Sağlık sunucularının sağlık kurulunca usulüne uygun düzenlenecek raporların Kurum Sağlık Kurulunca incelenmesi sonucu Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinde belirlenen usul ve esaslara göre tespit edileceği, anılan yönetmeliğin 5. maddesinde sigortalı ve hak sahiplerinin çalışma gücü oranlarının a) Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastaneleri, b) Devlet Üniversitesi, c) Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı asker hastaneleri, ç) sigortalıların ikamet ettikleri illerde (a), (b), (c) bentlerinde belirtilen hastanelerin bulunmaması durumunda Sağlık Bakanlığı tam teşekküllü hastanelerin yetkili olduğu, bildirilmiş, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 56. maddesinde ise Kurum Sağlık Kurulunca verilen karara karşı yapılan itirazların Yüksek Sağlık Kurulunca inceleneceği bildirilmiştir.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu giderek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu"nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Somut olayda, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu" nca 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre değerlendirme yapılmış olup, 03.08.2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği kapsamında bir belirleme yapılmadığından raporun eksik olarak düzenlendiği ve bu eksikliğin giderilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, davacının % 60 maluliyet oranı üzerinden 03/08/2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği"ne göre malul olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulundan rapor almak, bu raporun Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulunun 27.06.2014 tarih ve 79-7446 karar sayılı raporuyla aynı doğrultuda olması halinde bu raporlara göre karar vermek, ancak söz konusu raporlar arasında çelişki bulunması halinde ise çelişkinin giderilmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu Adli Tıp İkinci Üst Kurulundan rapor almak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
O halde, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurulması gerekirken, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı kaldırılmasına ve ilk derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
G)SONUÇ:
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK"nun 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 11/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.