1. Hukuk Dairesi 2018/809 E. , 2020/3733 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ ... HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın açılmamış sayılmasına ilişkin verilen karara karşı davacının istinaf başvurusu üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 14.07.2020 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalı vekili Avukat ... geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Davacı, davalı bankayla düzenlenen kredi sözleşmesinin müteselsil kefili olduğunu, ödenmeyen kredi borçlarını tahsili için davalı bankaca yapılan icra takibi sonrasında hukuka aykırı şekilde yapılan ihale ile adına kayıtlı ... ada, ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazlarının bankaya devredildiğini, açılan ihalenin feshi davası sonrasında bankanın kendisinin içinde bulunduğu zor durumundan yararlanarak muvazaalı şekilde uzlaşma ve borç tasfiye protokolü imzaladığını ileri sürerek adli yardım isteğiyle dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ve adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının aynı konuda banka aleyhine ... 13. Asliye Hukuk Mahkemesinde de dava açtığını, açılan davanın dava harcının yatırılmaması sebebiyle açılmamış sayılmasına karar verilerek kesinleştiğini, davacının adli yardım talebinin reddedilerek nisbi harç üzerinden harcın tamamlatılması gerektiğinı belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 13/12/2016 tarihli ara kararı ile davacı tarafça 276.997,05 TL peşin harç ikmal edilinceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, harcın ikmal edilmesine ilişkin iş bu ara kararın 21/12/2016 tarihinde davacı vekiline tebliğ edilmiş olmasına rağmen harç ikmal edilerek dosyanın yenilenmediği gerekçesi ile H.M.K."nun 150/5. maddesi uyarınca dava dosyasının 13/03/2017 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına karara verilmiş, verilen karara karşı davacının istinaf talebi ... Bölge Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince esastan reddedilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davanın 16.220.000.00 TL değer gösterilmek suretiyle ve adli yardım talepli olarak açıldığı, 11.07.2016 tarihli tensip tutanağının 8.maddesinin E bendinde “Davacı ..."ın sosyal-ekonomik durum araştırmasının yapılması için ... İlçe Emniyet Müdürlüğüne yazı yazılmasına, adli yardım talebinin ... İlçe Emniyet Müdürlüğünün cevabi yazısı sonrası değerlendirilmesine” şeklinde ara karar kurulduğu, 27.07.2016 tarihli davacının delillerini bildirir dilekçesinde 25 adet icra dosyasından (davacı hakkında yapılan icra takiplerine ilişkin) bahsedildiği ve adli yardım talebinin yinelendiği, mahkemece 28.07.2016 tarihli ara karar ile davacının adli yardımdan yararlanma şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile adli yardım isteğinin reddine ve dava değeri üzerinden hesaplanan peşin nispi harcı ve gider avansını yatırmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine karar verildiği, söz konusu ara kararın davacı vekiline 03.08.2016 tarihinde tebliğ edildiği, 17.08.2016 tarihinde davacının 120 TL gider avansı ile 29.20 TL başvurma harcının yatırdığı, aynı tarihli beyan dilekçesinde; adli yardım talebinin reddine ilişkin karara karşı itiraz yoluna başvurdukları için nispi harcın yatırılmadığının bildirildiği ve bu hususta verilen ara karardan rücu edilmesinin talep edildiği, 10.08.2016 tarihinde adli yardım talebinin reddine ilişkin karara karşı ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesine itirazda bulunulduğu, 2016/36 D.iş sayılı dosya üzerinden bahsi geçen mahkeme tarafından duruşma açılarak yapılan araştırma ve inceleme neticesinde 22.09.2016 tarihinde “davacı tarafın adli müzaheret talebinin reddine ilişkin karara itirazlarının reddine kesin olarak karar verildiği, daha sonra yerel mahkemece 13.12.2016 tarihinde “ Davacının adli yardım talebinin reddedildiği ve davacının red kararına karşı itirazının da reddedildiği görülmekle, Harçlar Kanununun 30.maddesi uyarınca davacı tarafça 276.997,05 TL peşin haç ikmal edilinceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına” karar verildiği, bu kararın davacı vekiline 21.12.2016 tarihinde tebliğ edildiği, yine yerel mahkemece 15.03.2017 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, iddia ve savunma hakkı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun hukuki dinlenilme hakkı başlıklı 27. maddesi ile usul hukukumuza yansıtılmıştır. Anılan maddenin birinci fıkrasında davanın taraflarının kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip oldukları belirtildikten sonra maddenin ikinci fıkrasında bu hakkın "açıklama ve ispat hakkı"nı da içerdiği vurgulanmıştır. Davanın taraflarının usul hukuku hükümlerine aykırı olarak açıklama ve ispat hakkını kullanmalarının kısıtlanması, iddia ve savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurur. Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukukî dinlenilme hakkı, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alınmıştır.
Yine 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 120. maddesine göre, davacının dava açarken yargılama harçlarını ve gider avansını mahkeme veznesine yatırmak zorunda olduğu, avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması halinde mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verileceği, HMK 114/1-g maddesinde davacının yatırması gereken gider avansının dava şartları arasında sayıldığı, HMK 115/2. maddesinde dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için mahkemece kesin süre verileceği ve bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verileceği düzenlemelerine yer verilmiş olup; Anayasamızda hak arama özgürlüğünün kullanılabilmesi ve adil yargılama hakkının unsurlarından olan, taraflar arasında silahların eşitliği ilkesinin hayata geçirilebilmesi için gerekli yargılama giderlerini ödemede sıkıntıya düşecek veya ödeyemeyecek durumda bulunan kişilere, her türlü mali ve hukuki korunma taleplerinde kolaylık sağlanması sosyal hukuk devletinin ilkelerinden olup, bu gereğin yerine getirilebilmesi de adli yardım ile mümkündür. Bu nedenle adli yardım müessesesi 1086 sayılı HUMK"nin 465 ila 472 maddeleri ile 6100 sayılı HMK"nin 334 ila 340. maddeleri arasında düzenlenmiştir.
Somut olaya gelince, davacının adli yardım talebinin reddine ilişkin karara karşı itiraz yasa yolunun sonucu beklenmeden, başka bir ifadeyle hakkın doğup doğmayacağı henüz belli olmadan, HMK" nın 120. maddesi uyarınca gider avansının yatırılması konusunda gönderilen muhtıranın davacı aleyhine hukuki sonuç doğuracak şekilde yorumlanması hak arama özgürlüğü ve hukuki dinlenilme hakkına aykırılık teşkil eder.
Hal böyle olunca, davacının adli yardım talebinin reddine ilişkin kararın, itiraz prosedürü işletilmek suretiyle ve itiraz merciinin kararı üzerine kesinleştiği gözetilerek davacıya yatırması gereken yargılama harçları ve gider avansı konusunda usulünce süre verilip sonuçları da ihtar edilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Davacının yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 373/1. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerden dolayı 6100 sayılı HMK’nın 371/1-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın kararı veren ... 30. Asliye Hukuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 02.01.2020 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 2.540.00. TL. duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilenden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 14.07.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.