11. Hukuk Dairesi 2018/739 E. , 2019/2692 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24/05/2017 tarih ve 2015/204 E.- 2017/210 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 16/11/2017 tarih ve 2017/1003-2017/1036 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanunun"un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin "efes" ibaresinin marka olarak tescili için yaptığı başvuruya davalı şirket tarafından "EFES" unsurlu markalara dayalı olarak itiraz edildiğini, itirazın ise ... tarafından kabul edilerek başvuru kapsamındaki bir kısım malların, başvuru kapsamından çıkarıldığını, müvekkilinin gıda sektörü ve bu sektörle bağlantılı sektörlerde tanınmış hale geldiğini, 1972 yılından beri kullanılan ve 1982 yılında da tescil edilen "efes" ibareli markanın 2011 yılında müvekkilince devralındığını, bu marka ile birlikte "efes" unsurlu üç markanın daha müvekkili adına tescilli bulunduğunu, dolayısıyla "efes" ibaresi üzerindeki gerçek hak sahibinin davacı olduğunu, ibare üzerinde müvekkilinin kazanılmış hakkının bulunduğunu, 556 sayılı KHK"nın 8/1-b maddesindeki koşulların gerçekleşmediğini ileri sürerek, ..."in 2015-M-3892 sayılı kısmi ret kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPMK vekili, markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davalı ürünlerinin 1969 yılından bu yana satıldığını, markalar arasında iltibasa yol açacak derecede benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacının "efes+şekil" ibareli başvurusu ile davalı şirketin "EFES" ve "... EFES" ibareli markaları arasında başvuru kapsamından çıkartılan 29. sınıftaki "Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Süt ve süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri." ve 30. sınıftaki "Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar. Bal, arı sütü, propolis. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz.” emtiaları yönünden görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, alıcı kitlesinin, davacının başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davalının "EFES" ve "... EFES" ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, iptali istenilen ... kararının yerinde görüldüğü gerekçesiyle, davacının önceki markaları kapsamlarında yer almayan ve ... kararı ile başvuru kapsamından çıkarılan 29 ve 30. sınıftaki emtialar yönünden davacının müktesep hakkından da söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar aleyhine, davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
... BAM 20. Hukuk Dairesince, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesinde; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, mahkemece kabul edilen mallar yönünden 556 sayılı KHK"nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK"nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK"nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK"nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 13,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 08/04/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.