Abaküs Yazılım
12. Ceza Dairesi
Esas No: 2020/12265
Karar No: 2021/5479
Karar Tarihi: 06.07.2021

2863 sayılı Kanuna aykırılık - Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/12265 Esas 2021/5479 Karar Sayılı İlamı

12. Ceza Dairesi         2020/12265 E.  ,  2021/5479 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
    Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
    Hüküm : CMK’nın 223/2-c maddesi uyarınca ayrı ayrı beraat

    2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
    2863 sayılı Kanunun 7. maddesinde 6498 sayılı Kanun ile getirilen değişikliğin amacının, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlığı ya da sit alanı olarak tescil kararlarının, ilgililerince öğrenilmesini sağlamak olduğu, başka bir deyişle, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları yönünden tebliğ; sit alanları yönünden Resmi Gazete"de yayım ve internet üzerinden duyuru kurallarının, kişilerin, sahip oldukları veya kullandıkları taşınmazların durumunu bilmelerini ve ona göre hareket etmelerini sağlama amacı taşıdığı, belirtilen kuralların, 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinde düzenlenen suçun oluşumu için şekil şartı niteliği bulunmayıp, aksi yöndeki kabulün, 6498 sayılı Kanunun amacına da ters düşeceği;
    Dolayısıyla, sözü edilen değişiklik öncesinde yapılan tescil işlemleri bakımından, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, şerhin varlığına veya tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılması gerektiği;
    Diğer yandan, taşınmaz bir varlığın korunması gerekli kültür ve tabiat varlığı olarak tescil edilmesinin ya da bir bölgenin, doğal, tarihi ve kültürel özellikleri nedeniyle sit alanı olarak belirlenmesinin, taşınmazın veya bölgenin özel bir statüye tabi tutulması gerektiği ve taşınmaz üzerinde ya da bölge içerisinde keyfi uygulamalarda bulunulamayacağı anlamına geldiği, bu bakımdan kural olarak, 6498 sayılı Kanun değişikliği sonrası tebliğ - yayım - internette duyuru; anılan değişiklik öncesi ise şerh - ilan yöntemleri ile taşınmazın ya da bölgenin tescilinden ilgililerin haberdar olmalarının sağlanacağı;
    Bununla birlikte, Türk Medeni Kanununda yer alan “iyi niyet” kuralının genel bir hukuk ilkesi olarak kabul edilip, 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinde düzenlenen suç tiplerine yönelik sübut değerlendirmesinde de dikkate alınmasının zorunlu olduğu, başka bir deyişle, 6498 sayılı Kanun değişikliği öncesinde yapılan tescil işlemleri yönünden, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde şerh bulunmayıp, tescil kararı mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilmemiş olsa dahi, failin, taşınmazın ya da bölgenin tescilinden haberdar olduğuna dair beyanının göz ardı edilemeyeceği, zira, maliki olduğu veya kullandığı taşınmazın korunması gerekli nitelik taşıdığını ya da sit özelliğiyle bölgesel bazda koruma altına alınan bir alanda bulunduğunu bilen kişinin, taşınmaz üzerinde dilediği zaman dilediği şekil ve kapsamda uygulama yapamayacağını, taşınmazın ya da bölgenin özel statüsünün mümkün kıldığı ölçüde, kamu kurumlarınca yürütülecek izin prosedürü çerçevesinde inşai ve fiziki müdahalelerde bulunabileceğini de bilmesi gerektiği, yapı ya da bölge bazında tescil kararından haberdar olduğu halde, ilgili kurumlara başvurarak, gerçekleştirmeyi düşündüğü inşai uygulamaya yönelik izin almayıp keyfi hareket eden kişinin iyi niyetinden söz edilemeyeceği, dolayısıyla, taşınmazın ya da bölgenin niteliğini bilerek izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunan ya da başlangıçta bilmeyip, kamu görevlilerince düzenlenen zabıt ve tutanaklar ile durumu öğrendiği halde müdahalesine devam eden failin, hukuki koruma altına alınamayacağı dikkate alınarak;
    1- Sanık ... hakkındaki temyiz talebinin incelenmesinde;
    Sanık hakkında, Sakarya İli Adapazarı İlçesi, Semerciler mahallesi, 58 pafta 231 ada 15 parselde yer alan ve depremde yıkıldığı belirlenen tescilli Tekel binasının koruma alanında yer alan maliki olduğu 213 ada 18 (eski 2 ve 16) parselde izinsiz inşai faaliyette bulunduğu iddiasıyla açılan kamu davası ile ilgili olarak; sanığın savunmasında inşai faaliyette bulunmadan önce belediyeye başvurduğunda talebinin Adapazarı Belediyesi tarafından Bursa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Müdürlüğüne gönderildiğini, ilgili kurulun 28.07.2005 tarih 782 sayılı kararı ile tescilli yapının yer aldığı 15 parsel bitişiğindeki 2 ve 16 parsellerin resmi kurum alanından ticaret ve konut alanına dönüştürülmesini içeren plan değişikliğinin; tescilli yapı parseli olan 15 parselden minimum 5 mt’lik yapı yaklaşma mesafesi bırakılması koşuluyla 2 parselin konut 16 parselin ticaret olarak kullanımına yönelik haliyle uygun olduğuna karar verildiğini, kendisinin bu karardan haberinin olduğunu ve 5 mt’lik mesafeye dikkat ederek inşaat yaptığını belirtmesi karşısında sanığın inşai faaliyette bulunduğu yerin tescilli Tekel binasının koruma alanında olduğunu bildiğinin kabulünde zorunluluk bulunduğu, ilgili kurulun 28.07.2005 tarih 782 sayılı kararında tescilli yapı parseli olan 15 parselden minimum 5 mt lik yapı yaklaşma mesafesi bırakılması koşuluyla inşai faaliyette bulunulabileceği belirtilmesi rağmen dosya kapsamında yer alan fen bilirkişi raporunda 18 nolu parselden 15 parsel sınırına mesafenin 4.67 m ve 4.70 m. olarak belirtildiği, raporlarda suç tarihine ilişkin herhangi bir değerlendirmenin yer almadığı olayda;
    İnşaat mühendisi ve fen bilirkişilerinden oluşan üçlü bilirkişi heyeti eşliğinde mahallinde yeniden keşif yapılarak izinsiz inşai faaliyette bulunulan 213 ada 18 parselin tescilli tekel binasının koruma alanında kalıp kalmadığının belirlenmesi, suça konu iddianameye konu izinsiz müdahalelerin tek tek irdelenmesi, dava konusu taşınmaza ilişkin 06.12.2006, 27.03.2008, 23.05.2008, 17.06.2008 tarihli ruhsatlar dikkate alınarak suç tarihinin belirlenmesi açısından özellikle kullanılan malzemelerin cinsi, eskime durumu, renk değişimi, parlaklık/solukluk, dökülmeler, paslanma ve karbonlaşma ve diğer teknik özellikler de dikkate alınmak suretiyle müdahale tarihlerinin (suç tarihinin) ve böylelikle dava konusu uygulamaların dava zamanaşımı süresi içerisinde gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
    Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA,
    2- Sanık ... hakkındaki temyiz talebinin incelenmesinde ise;
    Sanık hakkında, Sakarya İli Adapazarı İlçesi, Semerciler mahallesi, 58 pafta 231 ada 15 parselde yer alan ve depremde yıkıldığı belirlenen tescilli Tekel binasının koruma alanında yer alan maliki olduğu 181 ada 42 parselde izinsiz inşai faaliyette bulunduğu iddiasıyla açılan kamu davası ile ilgili olarak; sanığın inşai faaliyette bulunduğu yerin koruma alanında olduğunu bilmediği yönündeki savunmasına karşılık, öncelikle tescile ilişkin Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulunun 22.10.1987 tarih 3700 sayılı kararı ile tescilin devamına dair Bursa Kültür Ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 23.12.1994 tarih 3855 sayılı kararlarının dosya kapsamına alınarak, ilgili kurul kararlarının mahallinde mutad vasıtalarla ilan edilip edilmediğinin, ilgili, belediye, muhtarlık, kaymakamlık, valilik gibi kurumlardan sorulması, aynı zamanda sit kararının Resmi Gazetede ilan edilip edilmediğinin araştırılması, varsa ilan tutanaklarının dosya kapsamına alınması, dava konusu yerin tescilli yapının koruma alanında olduğunun bölge halkı tarafından bilinip bilinmediği hususunun kolluk vasıtası ile araştırılması, dava konusu taşınmazın tapu kaydında tescilli taşınmazın koruma alanında bulunduğuna yönelik şerh olup olmadığının tespiti ile sanığın inşai faaliyette bulunduğu yerin tescilli Tekel binasının koruma alanında olduğunu bilip bilmediğinin tereddütsüz biçimde belirlenmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
    Kabule göre de;
    İnşaat mühendisi ve fen bilirkişilerinden oluşan üçlü bilirkişi heyeti eşliğinde mahallinde yeniden keşif yapılarak izinsiz inşai faaliyette bulunulan 181 ada 42 parselin tescilli tekel binasının koruma alanında kalıp kalmadığının belirlenmesi, suça konu iddianameye konu izinsiz müdahalelerin tek tek irdelenmesi, özellikle kullanılan malzemelerin cinsi, eskime durumu, renk değişimi, parlaklık/solukluk, dökülmeler, paslanma ve karbonlaşma ve diğer teknik özellikler de dikkate alınmak suretiyle müdahale tarihinin (suç tarihinin) tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
    Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 06/07/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi