17. Ceza Dairesi 2017/5066 E. , 2019/706 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, bilişim sistemindeki verileri erişilmez kılma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Katılan ... vekilinin, sanık ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Sanık ... hakkında bilişim sistemindeki verileri erişilmez kılma ve hırsızlık suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların, 5271 sayılı CMK"nun 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğu, bu kararın temyizi mümkün olmadığından, 5271 sayılı CMK"nun 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve merciinin belirlenmesinde yanılma, başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, katılan vekilinin dilekçesi itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
II-Katılan vekilinin sanıklar ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, katılan ... vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun ve de takdire dayalı bulunan hükümlerin tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
III-Sanık ... hakkında müşteki ..."na yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik katılan ... vekilinin ve sanık ..."un temyiz taleplerinin incelenmesinde;
02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK"nun 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK"nun 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakta ise de; hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi halinde eylemin nitelikli hırsızlık suçuna dönüşeceği ve uzlaşma kapsamı dışına çıkacağı gözetilip yüklenen suçları gece vakti işleyen sanık hakkında uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı belirlenerek yapılan incelemede;
CD izleme tutanağı ve katılan banka tarafından ibraz edilen işlem detay tablosuna göre, sanığın eylemini gece vakti işlediği halde, TCK’nun 143. maddesinin tatbik edilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından; hak yoksunluklarına hükmedilirken yanılgılı hüküm kurulmuş ise de, mahkumiyetin kanuni sonucu olarak infaz evresinde resen ve doğru olarak, TCK"nun 53. maddesinin 1 ila 3. fıkralarında öngörüldüğü biçimde uygulanması mümkün görüldüğünden ve Anayasa Mahkemesinin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile TCK"nun 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının da kapsam ve içerik itibarıyla infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre, katılan ... vekili ve sanık ..."un temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
IV-Sanık ... hakkında müştekiler ..., ..., ... ve ..."na yönelik hırsızlık suçu ile bilişim sistemindeki verileri erişilmez suçundan kurulan hükümlere yönelik katılan ... vekilinin ve sanık ..."un temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; müştekiler ... ve ..."na yönelik hırsızlık suçlarının sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz sebepleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-CD izleme tutanağı ve katılan banka tarafından ibraz edilen işlem detay tablosuna göre, sanığın müştekiler ... ve ..."na yönelik hırsızlık suçlarını gece vakti işlediği halde, hakkında TCK’nun 143. maddesinin tatbik edilmemesi,
2-Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 15.11.2016 tarih, 2014/13-36 Esas ve 2016/421 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; suç nedeniyle meydana gelen zararın bir kısmının soruşturma evresinde, geri kalan kısmının ise kovuşturma evresinde giderilmesi halinde, suçun mağdurunun, farklı evrelerde gerçekleşen iade nedeniyle ceza indirimine muvafakat göstermesi üzerine, pişmanlık iradesinin ilk olarak soruşturma aşamasında tezahür ettiği de dikkate alınarak, TCK"nun 168/1. maddesi uyarınca ceza indirimine gidileceği; mağdurun muvafakatinin bulunmadığı hallerde ise zararın tamamen giderildiği aşama olarak, kovuşturma aşamasında gerçekleşen iade nedeniyle aynı Kanun"un 168/2. maddesinin tatbik edileceğinde bir tereddüt bulunmamaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Hırsızlık eylemlerinde müştekilerin hesaplarından çekilen paraların soruşturma aşamasında katılan ... tarafından müştekilere iade edildiği, katılan bankanın 30.03.2015 tarihli yazısında eylemler nedeniyle bankanın 5.170,00 TL zarara uğradığını belirttiği, sanık ... müdafiinin 22.12.2014 havale tarihli dilekçesi ile banka zararı olan 1.500,00 TL"yi posta havalesi ile gönderdiğini beyan ederek dilekçe ekinde gönderdiği paraya ilişkin PTT dekontunun fotokopisini sunduğu, sanık ... müdafiinin 13.10.2015 tarihinde ise katılan banka adına 3.670,00 TL havale yapıldığına ilişkin makbuz asıllarını sunduğu, sanık ...’un da üzerine atılı suçlamaları kabul ederek ödemeye karşı duruş sergilemediği anlaşılmakla; müştekiler ... ve ..."na yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde katılan bankaya soruşturma evresinde gerçekleşen kısmi iade nedeniyle ceza indirimine muvafakatlerinin bulunup bulunmadığı sorulduktan sonra, kısmi iadeye rızalarının bulunmaması halinde TCK’nun 168/2. maddesinin, muvafakatlerinin bulunması halinde TCK’nun 168/1. maddesinin uygulanması gerekeceği gözetilmeyerek eksik kovuşturma sonucu hırsızlık suçundan kurulan hükümde zararın tamamının kovuşturma evresinde giderildiği kabul edilerek TCK’nun 168/2. maddesinin uygulanması,
3-Müşteki ... ve mağdur ..."a yönelik hükümlerde hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK"nun 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK"nun 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK"nun 7/2. maddesi uyarınca; ""Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur"" hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanun"un 35. maddesi ile değişik CMK"nun 254. maddesi uyarınca aynı Kanun"un 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4-Bilişim sistemindeki verileri erişilmez kılma suçundan kurulan hükümde, eylemin kartın sıkışmasını sağlamak için yerleştirilen düzeneğin takılı olduğu süre boyunca bilişim sisteminin bir parçası olan ATM"nin kullanılamaması karşısında; gerçeğin ve suç niteliğinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenebilmesi bakımından aparatın ele geçip geçmediği, geçti ise kopyalama yapıp yapmadığının incelenmesi, sanığın bilişim sisteminin parçası olan ATM üzerinde gerçekleştirdiği hareketlerinin ayrıntılı olarak tespiti ve bu hareketin suça konu bankanın bilişim sisteminin bir parçası olan ATM"nin kısa süre de olsa çalışmasına engel teşkil edip etmediği, bağlı bulunduğu bilişim sistemine (sistemin engellenmesi veya bozulması gibi) bir zarar verip vermediği, başkalarına ait kart bilgilerinin kopyalanıp kopyalanmadığı hususları ilgili banka şubesinden sorulup, gerektiğinde bilirkişi raporu alınarak, sanıkların eyleminin “bilişim sistemini engelleme veya bozmak" veya "kişisel verileri kopyalamak" yahut "mala zarar vermek” suçlarını oluşturup oluşturmadığı karar yerinde tartışılıp, sonucuna göre hukuki durumun tayini gerekirken eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
5-Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nun 53/1. maddesinin (a), (b), (c), (d), (e) bentlerinde yazılı haklardan, aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması ve yine T.C. Anayasa Mahkemesinin, TCK"nun 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK"nun 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan ... vekili ve sanık ..."un temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle müştekiler ... ..."a yönelik hükümlerde sair yönleri incelenmeksizin tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 16.01.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.