17. Ceza Dairesi 2017/5986 E. , 2019/717 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Katılanların şikayetten vazgeçmeleri nedeniyle davaya katılmaları hükümsüz kalması sebebiyle, gerekçeli karar başlığında, katılan olarak gösterilmeleri sonuca etkili görülmediğinden bozma sebebi yapılmamıştır.
I-Sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Suç isminin iş yeri dokunulmazlığının ihlali yerine, konut dokunulmazlığını ihlal etme şeklinde yanlış yazılması mahallinde düzeltilebileceğinden; iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiği halde, sanık hakkında aynı Yasa"nın 119/1-c maddesinin uygulanması gerekirken uygulanmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine,uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında tekerrüre uygulamasına esas alınan ilamında yaş küçüklüğü hükmünün uygulanmış olması nedeniyle TCK’nun 58. maddesi uygulamasına esas alınamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafiinin temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa"nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK"nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK’nun 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme; sanık ... hakkında hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; mala zarar verme suçunun sanık ..., hırsızlık suçunun sanıklar ... ve ... tarafından tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 15.11.2016 tarih, 2014/13-36 Esas ve 2016/421 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; suç nedeniyle meydana gelen zararın bir kısmının soruşturma evresinde, geri kalan kısmının ise kovuşturma evresinde giderilmesi halinde, suçun mağdurunun, farklı evrelerde gerçekleşen iade nedeniyle ceza indirimine muvafakat göstermesi üzerine, pişmanlık iradesinin ilk olarak soruşturma aşamasında tezahür ettiği de dikkate alınarak, TCK"nun 168/1. maddesi uyarınca ceza indirimine gidileceği; mağdurun muvafakatinin bulunmadığı hallerde ise zararın tamamen giderildiği aşama olarak, kovuşturma aşamasında gerçekleşen iade nedeniyle aynı Kanun"un 168/2. maddesinin tatbik edileceğinde bir tereddüt bulunmamaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Müşteki ..."e çalınan malzemelerden 1 kutu ve 10 adet el feneri ampulü ile müşteki ..."a 6 paket sigara, kek ve çikolataların sanık ...’in beyanı üzerine kolluk birimlerince müştekilere teslim edildiğinin anlaşıldığı, müştekilere kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükmünün uygulanmasına rızalarının olup olmadığının sorulmadığı, müşteki ...’ın 07.06.2017 tarihli celsede alınan beyanında, zararının karşılandığını ve zararının kalmadığını belirttiği, müşteki ...’in ise 21.06.2017 tarihli celsede alınan beyanında, zararının kalmadığını, tamamen zararının tazmin edildiğini belirttiği olayda; müştekilere soruşturma evresinde gerçekleşen kısmi iade nedeniyle ceza indirimine muvafakatlerinin bulunup bulunmadığı sorulduktan sonra, kısmi iadeye rızalarının bulunmaması halinde TCK’nun 168/2. maddesinin, muvafakatlerinin bulunması halinde TCK’nun 168/1. maddesinin uygulanması gerekeceği gözetilmeyerek eksik kovuşturma sonucu hırsızlık suçundan kurulan hükümde zararın tamamının kovuşturma evresinde giderildiği kabul edilerek TCK’nun 168/2. maddesinin uygulanması,
2-Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümde müşteki ...’ın 07.06.2017 tarihli celsede alınan beyanında zararının karşılandığını ve zararının kalmadığını belirttiği, müşteki ...’in ise 21.06.2017 tarihli celsede alınan beyanında zararının kalmadığını, tamamen zararının tazmin edildiğini belirttiği anlaşılmakla, sanık hakkında TCK’nun 168/2. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Sanık ... hakkında tekerrüre uygulamasına esas alınan ilamında yaş küçüklüğü hükmünün uygulanmış olması nedeniyle TCK’nun 58. maddesi uygulamasına esas alınamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ile sanık ... ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 16.01.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.