
Esas No: 2019/1833
Karar No: 2020/3811
Karar Tarihi: 07.09.2020
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2019/1833 Esas 2020/3811 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ :TAPU İPTALİ VE TESİL
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..."ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal tescil isteğine ilişkindir
Davacılar, mirasbırakan kardeşleri İsmet Uzkurt’un maliki olduğu 495 ada 27, 28, 29, 30, 31, 32 ve 496 ada 10, 11, 12, 25, 26, 27 ve 28 parsel sayılı taşınmazlarını davalı eşine satış suretiyle devrettiğini, işlemlerin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, mirasbırakanın mal satmaya ihtiyacı olmadığını ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, mirasbırakan ile birlikte dava dışı Mir İç Dış Ticaret ve Madencilik Ltd. Şti.’nin ortağı olduklarını, mirasbırakanın şirketteki hisseleri ile kendi hisselerini dava dışı İhlas Madencilik A.Ş.’ye devredip hisse devir bedellerini aldığını ve kendisine borçlandığını, bu borca karşılık taşınmazların devredildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, muvazaa olgusunun sabit olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne ilişkin karar Dairece; “... mahkemece yukarıda belirtilen ilke ve esaslar uyarınca araştırma yapılması, murisin temlik tarihindeki tüm malvarlığının eksiksiz saptanması, terekenin tespitine ilişkin İzmir 4. Sulh Mahkemesinin 2014/54 Tereke sayılı dosyası ile taraflar arasında görülen İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/179 Esas, Urla Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/260 Esas sayılı dava dosyaları getirtilerek titizlikle incelenmesi, anılan dava dosyaları eldeki dosya ile birlikte değerlendirilerek mirasbırakanın temlikteki iradesinin duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi ve ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması isabetsizdir...” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu gerekçesiyle eldeki dosyanın İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/811 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; Dairece, İzmir 4. Sulh Mahkemesinin 2014/54 Tereke sayılı dosyası, İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/179 Esas ve Urla Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/260 Esas sayılı dava dosyalarının incelenmesinin gereğine işaret edilerek bozulmuş, mahkemece aralarında bağlantı olması sebebi ile eldeki davanın İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/811 Esas ( eski esas 2012/179) dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK"nın 166/2. maddesinde “ Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda; davaların birleştirilmesi yönünde bir talep olmaksızın, mahkemece re’sen birleştirme kararı verilmesi anılan kanun maddesine aykırıdır.
Hal böyle olunca, bozma ilamı doğrultusunda işin esasının incelenmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsizdir.
Davalı vekilinin yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 07/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.