Abaküs Yazılım
6. Daire
Esas No: 2018/9255
Karar No: 2021/7242
Karar Tarihi: 27.05.2021

Danıştay 6. Daire 2018/9255 Esas 2021/7242 Karar Sayılı İlamı

T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2018/9255
Karar No : 2021/7242

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı - …
VEKİLİ : …, Hukuk Müşaviri

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Yapı Denetim Limited Şirketinde Proje ve Uygulama Denetçisi İnşaat Mühendisi olarak görev yapan davacının, altı ayrı inşaattaki denetim faaliyetleri sırasında 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun 2/c maddesine aykırı fiilleri olduğundan bahisle aynı Kanunun 8. maddesi uyarınca denetim faaliyetlerinin altı yıl süreyle durdurulmasına ilişkin 30/01/2007 tarihli, 26419 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 17/01/2007 tarihli, 98 sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 27/02/2009 tarih ve E:2008/9729, K:2009/1861 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 24/12/2013 tarih ve E:2010/2962, K:2013/9163 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak; davacının ihtisas alanının "Mimar" olduğu göz önüne alındığında, İzmir İli, Seferihisar İlçesi, … Belediyesi, … pafta, … parsel; … Belediyesi, … pafta, … ada, … parselde yapılan inşaatlardaki aykırılıkların diğer (İnşaat vs.) ihtisas alanlarını ilgilendirdiği, bu nedenle, bu inşaatlardaki aykırılıkların davacının sorumluluk alanı dışında gerçekleştiği, bu inşaatlardaki aykırılıklar yönünden dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; … Belediyesi, … pafta, … ada, … parsel; … Belediyesi, … ada, … parsel; …Belediyesi, …pafta, … ada, … parsel ve … Belediyesi, … pafta, … ada, …parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki inşaatlarda aykırılıkların davacının sorumluluk alanında gerçekleşmiş ise de ruhsata aykırılığın yasal süresi içerisinde bildirilmemesi fiili ile binanın tamamen denetimsiz bırakılması veya ruhsat- proje uyumsuzluğundan kaynaklanan fiillerine aynı cezanın verilmiş olduğu, faaliyetin durdurulması kararlarının Kanunda öngörülen en üst sınırdan verilmiş olmasının ruhsata aykırı hususlar ile ceza arasındaki orantılılık ilkesini bozduğu anlaşıldığından, her bir fiil için aynı türden olmak üzere 1 (bir) yıl süre ile denetim faaliyetinin durdurulmasına ilişkin dava konusu işlemin bu inşaatlara ilişkin kısmı yönünden de hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının inşaat mühendisi proje denetçisi olduğu, söz konusu inşaatlardaki aykırılıkların davacının ihtisas alanını ilgilendirdiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Mahkeme kararının değişik gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :
…Yapı Denetim Ticaret Limited Şirketinin, yapı denetim sorumluluğunu üstlendiği İzmir İli, Seferihisar İlçesi, … Belediyesi, …pafta, … parsel; … Belediyesi, … pafta, … ada, … parsel; …Belediyesi, … pafta, …ada, … parsel; … Belediyesi, … ada, … parsel; …Belediyesi … pafta, … ada, … parsel ve …Belediyesi, .. pafta, … ada, … parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki inşaatlarda, proje ve uygulama denetçisi inşaat mühendisi olarak görev yapan davacının her bir aykırılık için ayrı ayrı olmak üzere toplam altı yıl süre ile denetim faaliyetlerinin durdurulmasına ilişkin 30/01/2007 tarihli, 26419 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 17/01/2007 tarihli, 98 sayılı işlem tesis edilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
13/7/2001 tarihli, 24461 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan 4708 Yapı Denetimi Hakkında Kanunun "Denetim faaliyetinin durdurulması ve izin belgesinin iptali" başlıklı 8. maddesinde: "Yapı denetim kuruluşlarından, bu Kanunda öngörülen esaslara göre denetim görevini yerine getirmedikleri anlaşılanların veya son üç yıl içerisinde üç defa olumsuz sicil alanların veyahut 3 üncü maddenin son fıkrası ile 6 ncı maddenin birinci fıkrası hükümlerine aykırı hareket ettiği belirlenenlerin denetim faaliyeti, yapı denetim komisyonunun teklifi üzerine Bakanlıkça bir yıla kadar durdurulur ve belgesi geçici olarak geri alınır. Durdurma kararı, Resmî Gazetede ilan edilir ve sicillerine işlenir. Denetim faaliyetinin geçici olarak durdurulmasına neden olan yapı denetim kuruluşunun mimar ve mühendisleri, bu süre içerisinde başka ad altında dahi olsa hiçbir denetim faaliyetinde bulunamaz. Geçici durdurmaya neden olan mimar ve mühendisler Bakanlıkça ilgili meslek odasına bildirilir. Meslek odaları, bu kişiler hakkında kendi mevzuatına göre işlem yapar. Faaliyeti üç defa durdurulan yapı denetim kuruluşunun denetim faaliyetine son verilir ve izin belgesi Bakanlıkça iptal edilir. İzin belgesi iptal edilen yapı denetim kuruluşunun, kusurları mahkeme kararı ile kesinleşen mimar ve mühendisleri başka bir yapı denetim kuruluşunda görev almaları halinde, görev aldıkları bu kuruluşa izin belgesi verilmez, verilmişse iptal edilir. Denetim faaliyeti geçici olarak durdurulan veya izin belgesi iptal edilen yapı denetim kuruluşu hakkındaki bu karar ilgili idareye bildirilir ve denetimini üstlendiği yapıların devamına izin verilmez. Bu durumda, yapım faaliyetine devam edilebilmesi için yapı sahibince başka bir yapı denetim kuruluşunun görevlendirilmesi zorunludur" hükmüne yer verilmiştir.
Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden biri belirliliktir. Bu ilkeye göre, yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır, uygulanabilir ve nesnel olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi de gereklidir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup birey, yasadan, belirli bir kesinlik içinde, hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini doğurduğunu bilmelidir. Ancak bu durumda kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını ayarlar. Hukuk güvenliği, normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. Yasa kuralı, ilgili kişilerin mevcut şartlar altında belirli bir işlemin ne tür sonuçlar doğurabileceğini makul bir düzeyde öngörmelerini mümkün kılacak şekilde düzenlenmelidir.Öngörülebilirlik şartı olarak nitelendirilen bu ilkeye göre yasanın uygulanmasında takdirin kapsamı ve uygulama yöntemi bireyleri keyfi ve öngöremeyecekleri müdahalelerden koruyacak düzeyde açıklıkla yazılmalıdır. Belirlilik, kişilerin hukuk güvenliğini korumakla birlikte idarede istikrarı da sağlar.
İdari makamların Yasanın belirlediği sınırlar arasında cezanın takdirinde esas alacakları objektif ölçütler, dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan 4708 Yapı Denetimi Hakkında Kanunun 8. maddesinde gösterilmemiş, yalnızca cezanın üst sınırı gösterilmiştir, bununla birlikte, idareye bırakılan takdir alanı geniş, sınırsız ve ölçüsüz olmamalı yapıdaki aykırılığın niteliğine, taşıyıcı sistemi etkilemesine göre aykırılıkla orantılı ceza belirlenmelidir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; davacının İzmir İli, Seferihisar İlçesi, .. Belediyesi, … pafta, … parsel; … Belediyesi, … pafta, … ada, … parselde yapılan yapının denetin sorumluluğunu üstlenen yapı denetim şirketinde inşaat mühendisi olarak çalışmakta olduğu, davalı idare elemanlarınca yapılan inceleme sonucunda, yapıda ruhsat ve eki projeye aykırı hususların belirlendiği, bu aykırılıkların denetlenmediği ve süresi içerisinde ilgili idareye bildirimde bulunulmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin tesis edildiği, ancak temyize konu İdare Mahkemesi kararında davacının uzmanlık alanının "mimar" olduğu, bu inşaatlardaki aykırılıkların davacının sorumluluk alanı dışında gerçekleştiği, bu inşaatlardaki aykırılıklar yönünden dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, diğer aykırılıklar yönünden ise faaliyetin durdurulması kararlarının Kanunda öngörülen en üst sınırdan verilmiş olmasının ruhsata aykırı hususlar ile ceza arasındaki orantılılık ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu olayda; İzmir İli, Seferihisar İlçesi, … Belediyesi, … pafta, … parselde yapılan inşaat ile ilgili olarak davalı idare elemanlarınca düzenlenen teknik inceleme raporunda; Bayındırlık İl Müdürlüğü laboratuvar sonuçlarına göre sorun olan kolonların mukavemet tespiti için 28 günlük rapor (kırım) tarihi olan 02/08/2002 olarak belirtilmekte iken buna istinaden sözleşmenin fesih tarihinin 22/08/2004 olduğu, Bakanlığa iletilme tarihinin ise 09/09/2004 olarak gösterildiği, buna göre yapı denetim şirketinin idarelere yasal süresi içerisinde bildirim yapmadığı; …Belediyesi, … pafta, … ada, … parselde yapılan inşaatta ise kontrolsüz beton döküldüğünün yapı denetim şirketi tarafından tespit edilmesine rağmen bu durumun zamanında idareye bildirilmediği tespitlerine yer verilmiştir.
Hukuk devleti ilkesinin doğal bir sonucu ve ceza hukukunun genel bir ilkesi olan ölçülülük ilkesi gereğince fiil ile ceza arasında adil bir denge bulunmalıdır. Dolayısıyla ceza verilirken ölçülülük ilkesi göz önünde bulundurulmalı, ceza, ihlalin ağırlığıyla orantılı olmalıdır.
Bu durumda, davacının inşaat mühendisi olması karşısında, kendi uzmanlık alanı ile ilgili olan konulardaki ruhsat ve eki projeye aykırılıklar nedeniyle sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmamakla birlikte, faaliyet durdurma kararının Kanunda öngörülen en üst sınırdan verilmesinin ruhsata aykırı hususlar ile ceza arasındaki orantılılık ilkesini ihlal ettiği anlaşıldığından dava konusu işlemin bu kısmının iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptali yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 27/05/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi