
Esas No: 2016/15872
Karar No: 2021/2814
Karar Tarihi: 27.05.2021
Danıştay 4. Daire 2016/15872 Esas 2021/2814 Karar Sayılı İlamı
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/15872
Karar No : 2021/2814
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İnş. Mal. Paz. Kömür San. Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, sahte fatura kullandığından bahisle 2012/8, 9, 10, 11 ve 12. dönemleri için tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacıya 2012 yılında fatura düzenleyen Cumhuriyet Vergi Dairesi mükellefi ... İnş. Malz. Üret. Paz. A.Ş. faturalarının sahte ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı olduğu hususu kesin ve tereddüde mahal bırakmayacak bir biçimde ispatlanamadığından, bu şirketten alınan faturalardan kaynaklanan tarhiyatta hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, ... İnş. Malz. Üret. Paz. A.Ş. hakkındaki tespitlerin sahte fatura düzenlediği hususunu ortaya koyduğu, yapılan tarhiyatın yerinde olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, dava konusu tarhiyatın varsayıma dayalı olduğu, somut herhangi bir delile dayanmadığı, mükellefi mali yüküm altına sokan işlemlerin varsayım ve kanaatle değil, müsbet delillere dayandırılması gerektiği, vergi ziyaına sebebiyet vermek yönünden de bir kastının bulunmadığı, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmanın düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Davacı adına fatura düzenleyen... İnşaat Malzemeleri Paz. A.Ş hakkında düzenlenen ... gün ve ... sayılı Vergi Tekniği Raporunda; inşaat malzemeleri toptan ticareti faaliyeti ile iştigal etmek üzere 21/06/2012 tarihinde işe başladığı, 30/11/2013 tarihinde mükellefiyetinin re'sen terkin edildiği, 03/07/2012 tarihli işe başlama yoklamasında sigortalı 6 işçinin çalıştığı, iş yeri kira bedelinin 2.000-TL olduğu, 1 ve 3 nolu işyerlerinin birleştirildiği, 14/08/2012 tarihli yoklamada işyeri kirasının 1.000-TL olduğu, faaliyet konularının tuğla imalatı olduğu, işyerinde 60 işçinin çalıştığı ödemelerin merkez tarafından yapıldığı, nakil işyeri adresinde 19/03/2013 tarihli yoklamada kira bedelinin 700-TL olduğu, merkez işyerinde 1 işçi, tuğla fabrikasında ise 54 sigortalı işçinin çalıştığının şirket yetkilisince beyan edildiği, mükellef kurumun çalışan olarak beyan ettiği kişilerin ifadelerine başvurulduğu bu kişilerin öğrenci, kendi işinde faaliyet gösteren, ev hanımı ve öğretmen oldukları, şirketi tanımadıkları çalışanları olmadıkları, kurumun Afyon ilinde olduğu beyan edilen tuğla fabrikasının bağlı olduğu elektrik ve su idarelerinde aboneliklerinin bulunmadığı, Ostim Vergi Dairesi'ne 253.517,25-TL, Cumhuriyet Vergi Dairesi'ne 45.591,43-TL ödenmemiş vergi borcu bulunduğu, 2012 Ba bildiriminin 90.952.263,00-TL, Bs bildiriminin 91.324.932,00-TL, 2013 Ba bildiriminin 77.691.781-TL, Bs bildiriminin 77.568.510,00-TL olduğu, alış faturası düzenleyen mükelleflerin büyük bölümünün hakkında sahte belge düzenleyicisi veya kullanma fiili nedeniyle olumsuz tespitlerin olduğu, mükellefiyetinin 30/11/2013 tarihinde terkin edilmiş olmasına rağmen 2014 yılında faturaların bulunduğu, elde etmiş olduğu yüksek hasılatlara rağmen ödeme kaydedici cihaz işi,pos cihazı kullanmadığı, yüksek tutarlı indirilecek KDV beyan edildiği tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Yapılan tespitlerden hareketle, mükellef kurumun görünürde iş yeri adreslerinde bulunduğu yolunda tespitler olmasına rağmen şirket çalışanı olarak beyan edilen kişilerden bazılarının işçi sıfatı bulunmayan ve ifadelerinde şirketi tanımayan şirketin işçisi olmadıklarının beyan edilmesi, şirkete ait tuğla fabrikasının elektrik ve su kaydının bulunmaması, alışlarının büyük bölümünün sahte belge düzenleyicisi mükelleflerden geçekleştirilmesi sözkonusu şirketin görünürde faaliyeti olduğu izlenimi veren emareler olmasına rağmen gerçekte bir mal teslimi veya hizmet ifası olmadığı sonucuna ulaşıldığından, davanın kabulüne ilişkin kararda hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 27/05/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.