
Esas No: 2020/5898
Karar No: 2021/2815
Karar Tarihi: 27.05.2021
Danıştay 4. Daire 2020/5898 Esas 2021/2815 Karar Sayılı İlamı
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/5898
Karar No : 2021/2815
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- … İnşaat Emlak Ve Turizm Sanayi Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının bir kısım mal alımlarını sahte faturalarla belgelendirdiğinin tespiti üzerine 2007 takvim yılı hesap ve işlemlerinin kurumlar ve kurumlar geçici vergisi yönünden incelenmesi sonucu düzenlenen vergi inceleme raporlarına istinaden, 2007 yılı için tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle re'sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinin, 2007/10-12 dönemi için tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle re'sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar geçici vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1.maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının ve aynı dönem için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 352/1-3. maddesi uyarınca kesilen usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesinin temyize konu kararıyla; … Vergi Dairesi mükellefi … İnşaat Tah. Tur. Ltd. Şti., … Vergi Dairesi mükellefleri …, Düzey Elek. İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti., … Vergi Dairesi mükellefi … Nakliyat Gıda ve İnş. Tekel Mam. ve Oto Tic. Ltd. Şti. tarafından davacı adına düzenlenen faturaların sahte olduğundan bahisle maliyet ve giderlerinin defter kayıtlarına ve belgelere göre sağlıklı olarak tespitinin imkansız olduğu, 2007 takvim yılı net satış rakamına mükellef şirket yetkilisinin inceleme tutanağındaki beyanı doğrultusunda % 20 kârlılık oranı uygulanmak dönem kârı bulunmak suretiyle dava konusu vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ve kurumlar geçici vergisi tarhiyatının yapıldığı, davacının 25/11/2016 tarihinde dört defa 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma talebiyle başvuru yaptığı, ancak ihtilaf konusu vergi ve cezalara ilişkin olarak herhangi bir yapılandırma başvurusunda bulunulmadığının bildirildiği, bir kısım mal alımlarını sahte faturalarla belgelendirdiğinden hareketle davacı adına re'sen tarh edilen kurumlar vergisinde ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesi uyarınca tarh edilen vergi üzerinden üç kat kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı, mahsup dönemi geçen geçici vergi aslı için tarhiyat yapılamayacağından dava konusu tarhiyatların geçici vergi asıllarına ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, kurumlar geçici vergisine bağlı olarak üç kat yerine tek kat vergi ziyaı cezası kesilmesi hakkaniyete uygun olacağından, geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının tek kata ilişkin kısımında hukuka aykırılık, tek katı aşan kısımlarında ise hukuka uyarlık bulunmadığı, davacı şirket adına 2003/1-12 dönemine ilişkin kesilen vergi ziyaı cezasının kesinleştiği tarihi takip eden yılın başından itibaren tekrar ceza kesilmesi durumunda tekerrür hükümleri uygulanacağından, dava konusu 2007/1-12 dönemi için kesilen vergi ziyaı cezalarına tekerrür hükümlerinin uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, somut bilgiler ihtiva eden bir tespit olmaksızın davacı adına 213 sayılı Kanun'un 353/1.maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında ve 352/1-3.maddesi uyarında kesilen usulsüzlük cezasının aynı Kanunun 336. maddesi dikkate alınmadan kesildiği anlaşıldığından hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, 5811 sayılı Kanun kapsamında matrah bildirimi yapıldığı, tahakkuk eden vergilerin süresi içerisinde ödendiği, bu bildirimin 2006 ve 2007 yıllarını da kapsadığı, defter ve belgelerin daha önce yapılan bir inceleme için istendiği, 2009 yılında iade edildiği, 2006 defter ve belgelerinin yeniden istendiği, incelemeye başlama tutanaklarının 30/09/2011 ve 17/10/2011 tarihlerinde düzenlendiği, incelemenin bir bütün olduğu gerekçesiyle 5811 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 5. fıkrasından yararlandırılmamalarının hukuka aykırı olduğu, 6111 sayılı Kanun kapsamında açılan davalardan vazgeçilerek yapılandırma kapsamında ödemelerin bitirildiği, 6736 sayılı Kanun'dan yararlanarak vergi borçlarını yapılandırdığı, tüm borçların ödendiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davalı idare tarafından Vergi Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi yönünden;
Mahkeme kararının Danıştay tarafından bozulması halinde, Mahkemece bu karara uyulmak suretiyle verildiği ifade edilen kararlara karşı yapılacak temyiz başvurularının bozma esaslarına uyulmuş olup olmadığı yönünden incelenmesi mümkündür. İncelenen dosya içeriğinden Mahkeme kararının vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisine ilişkin kısmının Danıştay Dördüncü Dairesinin 17/09/2018 tarih ve E:2014/620, K:.2018/7646 sayılı ve 23/01/2020 tarih ve E.2019/6184, K.2020/205 sayılı bozma kararlarında yazılı gerekçelere uygun olduğu görülmektedir.
Üç kat vergi ziyaı cezalı geçici vergi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353/1.maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası ve aynı dönem için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 352/1-3. maddesi uyarınca kesilen usulsüzlük cezası ile tekerrür hükümlerinin uygulanması yönünden;
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu 353/1. Maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası yönünden …'in karşı oyu ve oyçokluğuyla, diğer kısımlarının oybirliğiyle ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. Dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/05/2021 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Danıştay Dördüncü Dairesinin 17/09/2018 tarih ve E:2014/620, K:2018/7646 sayılı kararda yer alan (X) karşı oyda açıklanan gerekçeyle temyiz isteminin kabulü gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.