Abaküs Yazılım
10. Daire
Esas No: 2019/11576
Karar No: 2021/2712
Karar Tarihi: 27.05.2021

Danıştay 10. Daire 2019/11576 Esas 2021/2712 Karar Sayılı İlamı

T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/11576
Karar No : 2021/2712

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLLERİ : Huk. Müş. Av. …

KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- …
2- …
3- …
4…
VEKİLLERİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının kabule ilişkin kısmının davalı idare tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacıların murisi …'ın mide bulantısı, terleme ve kol ağrısı şikayetiyle gittiği … Toplum Sağlığı Merkezinde görevli nöbetçi doktor tarafından hiçbir kontrol ve tahlil yapılmaksızın gönderilmesi sonucunda kısa bir süre sonra vefat etmesi olayında davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek uğranıldığı iddia edilen zararlara karşılık … için 1.000,00 TL maddi, 40.000,00 TL manevi, … için 1.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi, … ve … için kişi başı 20.000,00 TL manevi tazminatın vefat tarihi olan 14/08/2008 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davanın reddi yolundaki önceki kararın Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 08/03/2018 tarih ve E:2013/8840, K:2018/2393 sayılı kararı ile davanın maddi tazminat isteminin reddedilmesine ilişkin kısmı yönünden onanması, manevi tazminat isteminin reddedilmesine ilişkin kısmı yönünden ise bozulması üzerine bozma kararına uyularak, her ne kadar dosya içeriğindeki Adli Tıp Kurumu raporunda davalı idareye bağlı toplum sağlığı merkezindeki doktorun eksik eylemi ve gerçekleşen ölüm olayı arasında illiyet bağının olmadığı yönünde tespit bulunsa da, yine aynı raporda ve … Asliye Ceza Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında mevcut dahiliye uzmanı tarafından tanzim edilen raporda, kollarda ve sırtta ağrı, bulantı, terleme şikayetiyle sağlık merkezine müracaat eden müteveffanın ilk başta olası bir kalp rahatsızlığının olduğu düşünülerek, mevcut olan EKG ile çekim yapılması, sonuca göre gözlem altına alarak tam teşekküllü bir hastaneye sevkinin sağlanması gerekirken, doktorun sadece müteveffanın tansiyonunu ölçtürerek sözlü beyanları doğrultusunda teşhiste bulunduğu, eksik eylemi ile teşhiste yanıldığı, müteveffayı sadece kas gevşetici ilaç yazmak suretiyle taburcu ettiği ve olayda doktorun eksik eyleminin olduğunun tespit edildiği, bu durum davacılarda yürütülen sağlık hizmetinin gereği gibi işletilmediği, gereği gibi işletilmiş olsaydı müteveffanın hayatta kalacağı kanaati oluşturduğu, üzüntü ve endişeye yol açtığı, bu itibarla, dosya içeriğinin değerlendirilmesinden davalı idare tarafından yürütülen sağlık hizmetinin eksik işletildiği, illiyet bağı tespit edilemese de hemen akabinde ölüm olayının gerçekleştiği, bu durumun davacıları, sağlık hizmetinin gereği gibi işletilmesi durumunda müteveffanın hayatta kalacağı düşüncesine sevk ettiği ve davacılarda üzüntü ve endişeye yol açtığı göz önünde bulundurularak davacıların manevi tazminat taleplerinin karşılanması gerektiği, müteveffa …'a sunulan yetersiz sağlık hizmeti nedeniyle davacılarda duyulan sıkıntı ve üzüntünün kısmen de olsa hafifletilebilmesi amacıyla olayın oluşumu, zamanı, niteliği de dikkate alınarak takdiren eş … için 20.000,00 TL, müşterek çocuklardan … için 10.000,00 TL, … için 10.000,00 TL ve … için 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi, kabul edilen manevi tazminat miktarına davalı idareye başvuru tarihinden (03/12/2010) itibaren yasal faiz uygulanarak davacılara ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, manevi tazminata olayda ağır hizmet kusuru bulunması halinde hükmedilebileceği, dava konusu olayda hizmet kusurundan dahi söz edilemeyeceği, dosyadaki Adli Tıp Genel Kurulu raporuna göre neticenin davalı idare ve personeline bağlanmadığı, harçtan muaf olduğu halde aleyhine nispi karar harcına hükmedildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin, işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır.
Bu durumda, mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir.
Temyiz istemine konu yapılan kararın Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 08/03/2018 tarih ve E:2013/8840, K:2018/2393 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyize konu karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının kabule ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.



Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi