Hukuk Genel Kurulu 2017/416 E. , 2018/419 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki “Marka hükümsüzlüğü ve haksız rekabetin önlenmesi” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince marka hükümsüzlüğü istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, haksız rekabetin önlenmesi istemi yönünden ise davanın reddine dair verilen 10.05.2011 gün, 2010/56 E., 2011/103 K. sayılı kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 26.11.2012 gün, 2011/12828 E., 2012/19061 K. sayılı sayılı karar sayılı kararı ile:
“...Davacı vekili, bir kamu kurumu olan müvekkilinin "HYB" markasını 556 Sayılı KHK"nun 7/1-g bendi kapsamında koruma altına aldırdığını, davalının "HYB Yayıncılık + Şekil" markasının "HYB" ibaresini esaslı unsur olarak barındırması nedeniyle müvekkili markasından itibar sağlayacak nitelikte olduğunu, davalı markasının iltibas oluşturduğunu ileri sürerek, davalı markasının sicilden terkinine, haksız rekabetin men"ine, bu markayı taşıyan davalı emtiasının toplatılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, marka tescil ücretinin yatırılmaması ve müddet olması nedeniyle davaya konu markanın tescilli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı markasının tescilli olmadığı, TTK anlamında haksız bir rekabeti ve iltibası değerlendirirken tüketici kesiminin dikkate alınmasının gerekeceği, davacı kurum ve davalı şirketin sağladığı hizmetlerin farklı olması nedeniyle, taraflar arasında ilişki olmadığının anlaşılabileceği, bu ibarenin davalı tarafından 41. sınıfta yer alan hizmetlerde kullanılıyor olmasının tüketicilerin yanılgıya düşmesine neden olmayacağı gerekçesiyle, hükümsüzlük ile ilgili talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına, haksız rekabet ile ilgili talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacının davaya konu markası koruma markası olup tüm sınıflar yönünden korunacağından, somut olayda davacı adına tüm sınıflar yönünden tescilli "HYB" ibareli markasının davalı tarafından yayınlanan kitaplar üzerinde kullanıldığı sabit olmakla tescilli markaya dayalı haksız rekabetin önlenmesi talebinin kabulüne karar vermek gerekirken yazılı şekilde talebin reddi doğru görülmemiş...”
gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki belgeler okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, davalı markasının hükümsüzlüğü ve haksız rekabetin önlenmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece marka hükümsüzlüğü istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, haksız rekabetin önlenmesi istemi yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine karar Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde gösterilen nedenlerle bozulmuştur.
Yerel Mahkemece önceki gerekçelerle direnme kararı verilmiştir.
Direnme kararı davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunda uyuşmazlığın esasının görüşülmesinden önce, dava dosyasında fiziki olarak bulunan ve hâkim imzalı şekilde taraflara tebliğe çıkarılan direnme kararı ile UYAP ortamında elektronik imzalı olarak kayıtlı bulunan direnme kararının birbirinden farklı olmasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun (HMK) “Elektronik işlemler” başlıklı 445’inci maddesine aykırı olup olmadığı hususu ön sorun olarak ele alınıp tartışılmıştır.
Ön sorunun çözümü için HMK’nın 445’inci maddesi ile ilgili yönetmeliğin irdelenmesinde yarar vardır.
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) HMK"nın “Elektronik işlemler” başlıklı 445’inci maddesinin birinci fıkrasında “Adalet hizmetlerinin elektronik ortamda yürütülmesi amacıyla oluşturulan bilişim sistemidir” şeklinde tanımlandıktan sonra “Dava ve diğer yargılama işlemlerinin elektronik ortamda gerçekleştirildiği hallerde UYAP kullanılarak veriler kaydedilir ve saklanır” denilmiştir. Anılan maddenin gerekçesinde, UYAP kapsamındaki tüm birimlerde her türlü yargısal, idari ve denetim faaliyetlerinin bu sistemle elektronik ortamda yürütüleceği belirtilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliğinin “UYAP"ın kullanılması” başlıklı 5’inci maddesi:
“(1) Mahkemeler ve hukuk dairelerinin iş süreçlerindeki her türlü veri, bilgi ve belge akışı ile dokümantasyon işlemleri, bu işlemlere ilişkin her türlü kayıt, dosyalama, saklama ve arşivleme işlemleri ile uyum ve işbirliği sağlanmış dış birimlerle yapılacak her türlü işlemler UYAP ortamında gerçekleştirilir.
(2) Daire başkanı, hâkim, üye, yazı işleri müdürü ve diğer personel iş listesini günlük olarak kontrol etmek ve yargılamanın bulunduğu aşamanın gereklerini yerine getirmekle yükümlüdür.
(3) Mahkemelere ve hukuk dairelerine fizikî olarak verilen ve gönderilen her türlü evrak, elektronik ortama aktarılarak UYAP"a kaydedilir ve ilgili birime gönderilir.
(4) Taraf ve vekilleri ile diğer ilgililer güvenli elektronik imza ile imzalamak suretiyle UYAP vasıtasıyla mahkemeler veya hukuk dairelerine elektronik ortamda bilgi ve belge gönderebilirler.
(5) Gelen evraktan sorumlu personel, UYAP üzerinden mahkeme veya hukuk dairelerine gönderilen ve iş listesine düşen belgeleri derhal ilgili kişiye ya da doğrudan dosyasına aktarır. Hâkimin onayını gerektiren evrak hâkimin iş listesine yönlendirilir.
(6) Tutanak, belge ve kararlar elektronik ortamda düzenlenir ve gerekli olanlar ilgilileri tarafından güvenli elektronik imza ile imzalanır. Elektronik ortamda düzenlenen ve güvenli elektronik imza ile imzalanan evrak UYAP kapsamındaki birimlere elektronik ortamda gönderilir. Ayrıca fizikî olarak gönderilmez.
(7) Teknik nedenlerle fizikî olarak düzenlenen belge veya kararlar, engelin ortadan kalkmasından sonra derhal elektronik ortama aktarılır, yetkili kişilerce güvenli elektronik imza ile imzalanarak UYAP"a kaydedilir ve gerektiğinde UYAP vasıtasıyla ilgili birimlere iletilir. Bu şekilde elektronik ortama aktarılarak ilgili birimlere iletilen belge ve kararların asılları mahallinde saklanır, ayrıca fizikî olarak gönderilmez. Ancak, belge veya kararın aslının incelenmesinin zorunlu olduğu hâller saklıdır. Elektronik ortama aktarılması imkânsız olan belgeler ise fiziki ortamda saklanır ve gerektiğinde fizikî olarak gönderilir.
(8) UYAP üzerinden hazırlanmış ve güvenli elektronik imza ile imzalanmış evrakın dış birimlere elektronik ortamda gönderilememesi halinde; belge veya kararın fizikî örneği alınır, güvenli elektronik imza ile imzalanmış aslının aynı olduğu belirtilerek altı hâkim veya görevlendirdiği yazı işleri müdürü tarafından imzalanmak sureti ile gönderilir.
(9) Elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün sonunda biter. Elektronik ortamda yapılacak işlemlerin, ertesi güne sarkmaması açısından saat 00:00"a kadar yapılması zorunludur.
(10) Fizikî ortamda yapılan işlemlerde süre mesai saati sonunda biter.”
hükmünü içermektedir.
Tüm bu düzenlemeler açık bir biçimde göstermektedir ki, mahkemelerce dava ve yargılama işlemlerine ilişkin olarak fiziki ortamda yapılan tüm işlemler elektronik ortamda UYAP kullanılarak gerçekleştirilir ve elektronik veriler UYAP"a kaydedilerek burada saklanır. Elektronik ortamdan fiziki olarak örnek çıkartılması gereken hâllerde ise tutanak veya belgenin aslının aynı olduğu belirtilerek altı hâkim veya görevlendirdiği yazı işleri müdürü tarafından imzalanır ve mühürlenir (HMK"nın 445/3).
Dava dosyasında ise fiziki olarak hazırlanıp, elle imzalanarak taraflara tebliğe çıkarılan direnme kararı ile UYAP ortamında elektronik imzalı olarak kayıtlı bulunan direnme kararının hüküm fıkraları aynı ise de gerekçe bölümleri birbirinden farklıdır. Bu durumda, yasal düzenlemelere uygun şekilde oluşturulmuş bir direnme kararının bulunduğundan söz edilemez.
Hâl böyle olunca; yukarıda açıklanan nedenlerle ve salt bu usulü eksikliğe dayalı olarak direnme kararının bozulmasına, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Direnme kararının yukarıda gösterilen usulü nedenlerden dolayı BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine, karar düzeltme yolu açık olmak üzere 28.02.2018 gününde oy birliği ile karar verildi.