1. Ceza Dairesi 2018/143 E. , 2019/5022 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürme, kasten yaralama
HÜKÜM : 1-Sanık ... hakkında;
..."i kasten öldürme suçundan; TCK.nin 37, 81, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca; 13 yıl 4 ay hapis cezası,
2-Sanık ... hakkında;
..."i kasten öldürme suçundan; TCK.nin 37, 81, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca; 15 yıl hapis cezası,
3-Sanık ... hakkında;
..."i kasten yaralama suçundan; TCK.nin 86/2-, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca; 5 ay hapis cezası.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...’in maktul ...’u kasten öldürme, sanık ...’in maktul ...’a kasten yaralama suçları ile sanık ...’un maktul ...’a yönelik eyleminin sübutları kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde sanık ...’un maktul ...’a yönelik eylemi dışındaki suçların niteliği tayin, takdire ve tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma ve düzeltme nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanıklar Yasin, Yavuz ve Şahin müdafilerinin suç niteliğine, katılan vekilinin bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle,
A-Sanık ... hakkında maktul ...’a yönelik kasten öldürme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde,
Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 E-2015/85 K sayılı kararı ile TCK"nin 53. maddesinin iptal edilen bölümleri nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiş, ancak; bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, CMUK"un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, TCK"nin 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün "Anayasa Mahkemesinin iptal kararındaki hususlar gözetilerek TCK"nin 53/1-2-3. maddelerinin tatbikine" şeklinde değiştirilmesine karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN, hükmün ONANMASINA,
B-Sanık ...’in maktul ...’a yönelik kasten yaralama suçu ile sanık ...’un maktul ...’a yönelik kasten öldürme suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde,
Oluşa ve dosya kapsamına göre, sanık ...’in eşi, sanık ...’in kızı olan ..."nun maktul ... ile internet ortamında tanıştıktan sonra telefonla görüşüp evinde buluşmak suretiyle arkadaşlık yaptığı, olay günü sanık ... iş yerinde bulunduğu sırada telefon ile arayan bir kişinin eşinin ilişki yaşadığını söylemesi üzerine, bu durumu öğrenerek eve geldiği, bu esnada tanık İsmail’in sanık ...’u arayarak "ağabeyin eve gitti sen de git" diye haber vermesi üzerine sanık ..."un da eve geldiği, sanık ...’ un ağabeyi Yasin"den durumu öğrendikten sonra rahatsız olan annesini götürmek üzere dışarı çıktığında evin önünde kulağında telefon ile evi gözetler vaziyette gördüğü maktulü ağabeyini arayan şahıs olabileceği düşüncesiyle ve yengesi ... ile yüzleştirmek amacıyla eve getirdiği, bu arada eşinin araması üzerine sanık ..."in de sanık ...’in evine gelmesiyle evde sanıklar Yasin, Yavuz, Şahin ve tanıklar Selma ile ..."nun da bulunduğu sırada ..."nun maktulü teşhis etmesi üzerine önce sanık ..."un daha sonra sanık ..."in de maktule bir kaç kez tokatla vurdukları, sanık ...’in benim meselem diyerek diğer sanıkları ittiği ve evde bulunan jop ile maktulün kafasına ve vücudunun bir çok nahiyesine sert şekilde vurarak ağır şekilde yaraladığı, sanıklar Yavuz ve Şahin"in araya girerek sanık ...’i engelledikleri ve maktulü evden çıkarıp sanıklar Yavuz ve Yasin’in hastaneye götürdükleri, maktulün görmüş olduğu tedavi sonrası künt kafa travmasına bağlı kafatası kırığı ile birlikte beyin kanaması, beyin doku harabiyeti ve gelişen komplikasyonlar sonucunda 03/04/2014 tarihinde öldüğü olayda;
- Sanık ... hakkında kasten öldürme suçundan kurulan hüküm yönünden, ani gelişen olayda birlikte suç işleme kararı ile eylem üzerinde ortak hakimiyet kurduğuna dair herhangi bir delil bulunmadığı, bir kaç kez tokatla vurmaktan ibaret eyleminin maktülün direncini kıracak mahiyette olmadığı, Yasin"e engel olmak ve maktulü hastaneye götürmek suretiyle öldürme sonucunu doğuracak eyleme destek olmadığını gösterdiğinin anlaşılması karşısında ortaya çıkan kastının yaralamaya yönelik olduğu ve eylemin 5237 sayılı TCK.nin 86/2. maddesi kapsamında takibinin şikayete bağlı olduğu, maktulün şikayetçi olmadan ölmesi ve şikayet hakkının şahsa sıkı sıkıya bağlı haklardan olduğu nazara alınarak, şikayet şartı gerçekleşmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının TCK.nin 73. maddesi gereğince şikayet yokluğundan düşmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kasten öldürme suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
- Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden, 5237 TCK.nin 86/2. maddesinde tanımlanan kasten yaralama suçunun takibinin şikayete bağlı olduğu, maktulün şikayetçi olmadan ölmesi ve şikayet hakkının şahsa sıkı sıkıya bağlı haklardan olduğu nazara alınarak, şikayet şartı gerçekleşmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK.nin 73. maddesi gereğince şikayet yokluğundan düşmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kasten yaralama suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre de,
Maktulün sanık ... ile evli olan ... ile gönüllü olarak arkadaşlık yapmasının, ...’nun resmi nikahlı kocası Yasin’e karşı sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışında bulunmak suretiyle sanık ... yönünden haksız tahrik oluşturduğu ancak ...’nun babası olan sanık ... ve kocasının kardeşi olan sanık ...’a karşı sadakat yükümlülüğü bulunmadığı gibi maktulden gelen ve sanıklara yönelik haksız hareket teşkil eden başkaca bir söz ve davranış bulunmadığı halde sanıklar Yavuz ve Şahin lehine haksız tahrik hükmünün uygulanması suretiyle eksik cezaya hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görüldüğünden, hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, bozma sebebine göre sanık ...’un TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değilse derhal serbest bırakılması için yazı yazılmasına, 19/11/2019 gününde oy birliği ile karar verildi.
19/11/2019 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Nejat Hüseyin Özal"ın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanıklar ..., ... müdafii Avukat ..."un yokluğunda 21/11/2019 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.