
Esas No: 2019/4212
Karar No: 2021/1865
Karar Tarihi: 25.05.2021
Danıştay 13. Daire 2019/4212 Esas 2021/1865 Karar Sayılı İlamı
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/4212
Karar No:2021/1865
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Deniz Akaryakıt Dağıtım İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin bayisine ait akaryakıt istasyonunda 06/12/2016 tarihinde yapılan denetimde otomasyon sistemine yansımayan akaryakıt hareketlerinin varlığının ve davacının bayisi olan istasyonda otomasyon sistemini sürekli takip etmediğinin ve veri kaybı oluştuğuna dair aykırılık bildiriminde bulunmadığının tespit edildiğinden bahisle davacı şirkete 5015 sayılı Kanun'un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin 3 no.lu alt bendi uyarınca 1.026.994,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun (Kurul) … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; bayisinde etkin bir denetim sistemi kurma ve uygulama yükümlülüğü bulunan davacı şirketin, aynı zamanda bayisine ait akaryakıt istasyonlarında periyodik denetimler yapma, kalite kontrol izlemesini gerçekleştirme, kendilerine gelen ihbar ve şikâyetler üzerine gerekli denetimi gerçekleştirme gibi yükümlülüklerinin de bulunduğu, bayisinin otomasyon sistemini sürekli takip etmediği ve veri kaybı oluştuğuna dair aykırılık bildiriminde bulunmadığı hususlarının sabit olduğu anlaşıldığından, davacı şirkete idarî para cezası verilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, soruşturma aşamasının tamamlanmasından sonra 3 ay içerisinde kararın verildiği, kaldı ki idari para cezasının üç ay içinde karara bağlanmaması hâlinin sonucunun ne olduğunu belirleyen bir mevzuat kuralı bulunmadığından, söz konusu sürenin hak düşürücü süre olduğu yönündeki iddianın yerinde olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 7164 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değiştirilen 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yer alan ihtar müessesesinin lehe kanun niteliğinde olduğu, davaya konu eylemin niteliği itibarıyla düzeltme imkânı olan fiillerden sayıldığı, akaryakıt dağıtım şirketlerinin bayilerindeki otomasyon sistemini bu piyasada faaliyet gösteren otomasyon firmalarından temin ettiği, yapılan sözleşme gereği şirketlerin bayilerden aldıkları verileri hem dağıtıcı şirkete hem de davalı idareye ilettiği, otomasyon sisteminde arıza olduğuna yönelik otomasyon şirketine veya kendisine bayi tarafından herhangi bir bildirimde bulunulmadığı, bayiler ya da otomasyon firmaları tarafından gerçekleştirilen eylemler nedeniyle dağıtıcı şirketlere ceza verilemeyeceği, kamusal düzeni veya akaryakıt piyasası düzenini bozan bir eyleminin olmadığı, otomasyon sisteminin mevzuata uygun şekilde kurulduğu ve verilerin davalı Kurum'a iletildiği, otomasyon verilerinin birbiriyle uyumlu olduğu, kaçak akaryakıt satışına engel olmak ve akaryakıt piyasasını denetim altında tutmak görev ve sorumluğu davalı Kurum'a ait olduğu hâlde bu sorumluluğun dağıtıcı şirketlerden beklendiği, dağıtıcı şirketin bayisine ait istasyona müdahale etme veya otomasyon sistemine bağlı olmaması nedeniyle yaptırım uygulama yetkisinin bulunmadığı, idari para cezasının üst sınırdan uygulandığı ve fahiş olduğu, ön araştırma ve soruşturma prosedürünün usulüne uygun şekilde yapılmadığı, isnat edilen eyleme yönelik kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine, … tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.