20. Hukuk Dairesi 2017/8544 E. , 2018/414 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı/birleştirilen dosya davalısı ... vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, .... mah/köyü .... mevkii 411 ada 9 parsel sayılı 10279.62 m² yüzölçümündeki taşınmaz, aynı mevkii 411 ada 14 parsel sayılı 4467.75 m² yüzölçümündeki taşınmaz ve yine aynı yer .... mevkii 410 ada 13 parsel sayılı 5907,33 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ile 3402 sayılı Kanunun geçici 8. maddesi gereğince, davalı Hazine adına tespit edilmiş, taşınmazların davacı ... ..."ın kullanımında olduğu ve üzerindeki zeytin ağaçlarının kendisine ait olduğu tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmiştir.
Davacı ... ... vekili, taşınmazların zilyetlik yolu ile kazanıldığı iddiasıyla kadastro tespitine itiraz etmiş, dava konusu 410 ada 13 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitine aynı nedenlerle ... vekili tarafından da itiraz edilmiş, davalar aralarındaki hukukî ve fiilî irtibat nedeniyle birleştirilerek birlikte görülmüş, mahkemece asıl dosyada davanın reddine, birleştirilen dosyada Hazine aleyhine açılan davanın reddine, Şükrü ... aleyhine açılan davanın kabulüne, 410 ada 13 parsel sayılı taşınmazın 1997 yılından beri, 22/08/2011 tarihli fen bilirkişiler Soner Çetin ve Şahabettin Duran tarafından düzenlenen raporda (A) harfi ile kırmızı renkle gösterilen 3249.13 m²"lik kısmının davacı 37732700694 TC kimlik numaralı ..."ın kullanımında, (B) harfi ile mavi renkle gösterilen 2658.20 m²"lik kısmının davacı 37729700768 TC kimlik numaralı Şükrü ..."ın kullanımında olup üzerindeki zeytin ağaçlarının kendilerine ait olduğu beyanlar hanesine yazılmak suretiyle kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hükmün temyizi üzerine Dairemizin 2012/7233 E. - 12368 K. sayılı kararıyla “Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 14.03.2009 günlü Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5841 sayılı Kanunun 3. maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Kanununa eklenen geçici 8. maddesi gereğince, 2011 yılında kadastro çalışmaları yapılmış ve sonucunda tarla vasfıyla davalı Hazine adına tespit edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına göre, Torbalı Kadastro Mahkemesinin 2011/22 E. sayılı dosyasında davacı olarak gözüken Şükrü ..."ın vekili dosya içersindeki 07.04.2011 tarih ve 003574 yevmiye numaralı vekaletnameye istinaden Avukatlar, ..., ..., ...."tir. Davalı olarak gösterilen 410 ada 13 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesinde “Taşınmazın Şükrü ..."ın kullanımında olduğu ve üzerindeki zeytin ağaçlarının kendisine ait olduğu” yazılıdır. Yine dava konusu 410 ada 13 sayılı parsele, birleştirilen Torbalı Kadastro Mahkemesinin 2011/28 E. sayılı dosyasında davacı ... tarafından dava açılmıştır. Birleştirilen dosya davacısının vekili de yine aynı vekaletnameye istinaden aynı avukatlardır. Davalılarından biri ise asıl dosya davacısı olan Şükrü ..."tır. Somut olayda; dava dilekçesindeki talepler doğrultusunda asıl dosya davacısı ve birleşen dosya davalısı Şükrü ... ile birleştirilen dosya davacısı ..."ın aynı işte menfaatleri çatışmaktadır.
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 38. maddesinin (b) bendinde, avukatın aynı işte menfaati zıt olan tarafları temsil edemeyeceği, yine aynı maddenin son fıkrasına göre bu zorunluluğun avukatların ortaklarını ve yanlarında çalıştırdıkları avukatları da kapsayacağı belirtildiği halde, davada asıl dosya davacısı aynı zamanda birleşen dosya davalısı Şükrü ... ve birleşen dosya davacısı ..."ın Avukatlar ..., ..., .... tarafından temsil edildiği anlaşılmakla, davada menfaati zıt olan tarafların bu şekilde temsili doğru bulunmamıştır. Bir anlaşmazlıkta, taraflardan birine hukukî yardımda bulunan avukat, yararı çatışan öbür tarafın vekaletini alamaz, hiçbir hukukî yardımda bulunamaz. Bu yön gözetilmeden hüküm tesisi usûl ve kanuna aykırıdır.
Yine, hüküm davacı ... ... vekili olarak Av. ..."a tebliğe çıkarılmış, birleştirilen dosya davacısı ... vekili olarak tebligat yapılmamıştır, ancak hüküm davacı ... vekili olarak dava konusu 410 ada 13 parsel yanında, birleşen dosyada dava konusu olmayan 411 ada 9 ve 411 ada 14 parseller yönünden de temyiz edilmiştir. Bu husus da doğru olmayıp usûl ve kanuna aykırıdır.” gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davacı ... ..."ın iptali ve tescil talebinin reddine, birleştirilen dosyada davacı ..."ın Hazine aleyhine açtığı tescil davanın reddine, birleştirilen dosyada ..."ın davalı ... ..."a yönelik kullanıcının tespitine yönelik davasının kabulüne, dava konusu....köyü, .... mahallesi 411 ada 9 ve 411 ada 14 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu .... ilçesi, .... mahallesi,.... mevkii 410 ada 13 parsel sayılı 5907,30 m² yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine "bilirkişilerin raporlarına ekli krokide (A) harfi ile kırmızı renkte gösterdikleri 3249,13 m² kısmının ... kullanımındadır. (B) harfi ile mavi renkte gösterilen 2658,20 m²"lik kısmının ... kullanımındadır". şerhi düşülmek sureti ile tarla vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş ve hüküm davacı - birleştirilen dosya davalısı Şükrü ... vekili tarafından temyiz edilmiş, mahkemece 16/09/2015 tarihli ek kararla temyiz isteminin süresinde olmadığı gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verilmiş, ek kararın temyizi üzerine dosya Dairemize gelmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraza ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 6831 sayılı Orman Kanunu gereğince, orman kadastrosu ve 2/B maddesi uygulaması çalışmalarına 22/03/1996 tarihinde başlanmış, 05/09/1997 tarihinde sonuçlanmış 07/01/1998 tarihinde ilân edilmiş ve 07/07/1998 tarihinde kesinleşmiştir. Taşınmazlar tahdit dışında bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamından mahkemenin gerekçeli kararının davacı-bir. dos. davalısı Şükrü ... vekiline 26/02/2015 tarihinde tebliğ edildiği, davacı-bir. dosya davalısı Şükrü ... vekili tarafından hükmün 14/09/2015 tarihinde temyiz edildiği belirlenmiş olup, temyiz dilekçesinin yasal süre içinde verilmediği anlaşılmakla mahkemece süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacı-birleştirilen dosya davalısı Şükrü ... vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 22/01/2018 gününde oy birliği ile karar verildi.