20. Hukuk Dairesi 2017/8549 E. , 2018/418 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında .... köyü 102 ada 65, 66 ve 105 numaralı parseller sırasıyla 1693,68 m2, 3227,01 ve 6978,77 m2 yözölçümü ile fındık bahçesi vasfında ve davalı olduğu belirlenerek malik hanesi boş olarak tespit edilmiştir
Davacı ... Yönetimi ... köyü 102 ada 65, 66 ve 105 numaralı parsel sayılı taşınmazların orman sınırları dışında bırakıldığını oysa taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunu bildirerek orman sınırları içine alınması ve orman vasfı ile Hazine adına tescili talebi ile kısmi ilan süresi içerisinde ayrı ayrı dava açmış, mahkemece davaların reddine ve taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş, hükümlerin temyizi üzerine Dairemizin 2009/8698-10877 E.K. 2009/8699-10886 E.K. ve 2009/8697-10885 E.K. sayılı kararlarıyla "Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; Çekişmeli taşınmaz %40-50 eğimli olup, taşınmazın eğimi çok yüksektir, taşınmazın üzerinde orman ağacı olan kızılağaç ve kestane ağaçları bulunmaktadır ve toprak yapısı dairece ayni gün temyiz incelemesi yapılan 102 ada 66, 67, 87, 88, 90, 91, 92, 96, 97, 99 ve 100 parsellerle ayni niteliktedir ve bu parsellerin orman sayılan yerlerden olduğu belirlenmiştir. Bilirkişi raporuna ekli fotoğraflarda da taşınmaz fiilen orman niteliğinde olduğu görülmektedir. Mahkemece 1966 tarihli memleket haritası ile 1977 tarihli hava fotoğrafları ve yürürlükteki mevzuat esas alınarak taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu hususunda verilen karar yeterli değildir. Mahkemece daha eski tarihli memleket haritası bulunup bulunmadığı araştırılmamış; 1966 tarihli memleket haritasına esas olan hava fotoğrafları getirtilmemiş ve uygulanmamıştır.
Mahkemece öncelikle 1966 tarihli memleket haritasından daha eski tarihli memleket haritası bulunup bulunmadığı araştırılmalı; eğer yoksa 1966 tarihli memleket haritasına esas olan hava fotoğrafları getirtilerek önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis, bir ziraat mühendisi ve bir tapu fen elemanından oluşacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaza ve çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K. 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı; öncesi orman olan bir yer
üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, ziraatçı bilirkişi tarafından çekişmeli taşınmazın fiili durumu, üzerinde bulunan ağaçların nitelikleri, yaşları, taşınmazın tarım arazisi olarak kullanılıp kullanılmadığı belirlenmeli; tüm deliller birlikte değerlendirilip, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.” gereğine değinilerek bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma kararı sonrası her üç taşınmaz hakkındaki davanın birleştirilmesine karar verilmiş ve mahkemece davacı ... Yönetiminin davasının kabulüne; ... köyü 102 ada 65, 66 ve 105 numaralı parsellerin tespitinin iptaline ve bu taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 5304 sayılı Kanunla değişik 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmü gereğince yapılan orman sınırlandırılmasına ve kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 5403 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapıldığına ve özellikle keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, taşınmazın ve tüm çevresinin eylemli biçimde orman olduğu saptandığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 22/01/2018 gününde oy birliği ile karar verildi.