21. Hukuk Dairesi 2018/6845 E. , 2019/4471 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Davacı vekili, iş kazasında malul kalan müvekkilinin iş gücü kaybı nedeniyle 85.000,00TL manevi zararın, kaza tarihinden itibaren yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
B)Davalıların Cevabı;
Davalıların iş yerinde gerekli iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin alındığını, ancak davacı işçinin bu önlem ve tedbirlere uymadığını, kazanın davacı işçinin ihmali sonucu meydana geldiğini, davalıların kusurlu olmadıklarını ileri sürerek davanın reddini savunmuşlardır.
C) İlk Derece Mahkemesinin Kararı :
Mahkemenin 04/05/2018 tarihli kararında, 85.000,00TL manevi tazminatın, kaza tarihinden itibaren yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
D) Bölge Adliye Mahkemesi Kararı :
Tarafların kabul edilen kusur oranı, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, olayın oluş şekli, sürekli iş göremezlik oranı, olay tarihi dikkate alındığında yerel mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarı dosya kapsamına uygun olduğundan bu yöne ilişkin istinaf nedenin yerinde görülmediği, bu kapsamda ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı değerlendirilmesiyle davalıların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
E) Davalıların Temyiz Nedenleri;
Davaların ortak vekili, Bölge Adliye Mahkemesi heyetindeki hakimin ilk derece mahkemesinde de görev yaptığını, bu nedenle tarafsız inceleme yapılmadığını, eldeki dosyada ayrıca kusur raporu alınması gerektiğini, kusuru ve illiyet bağını kabul etmediğini, manevi tazminat kararının hatalı olduğunu, işçi kusurunun gözetilmediğini, açıklanan sebeplerle kararın bozulması gerektiğini savunmuştur.
F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe;
1- Dava, davacı sigortalının iş kazasından sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemenin 04/05/2018 tarihli kararında, 85.000,00TL manevi tazminatın, kaza tarihinden itibaren yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Dosya kapsamına göre, 28/12/2012 tarihinde gerçekleşen olayın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından iş kazası olarak kabul edildiği, davacı sigortalının %36,2 oranında malul kaldığı, kesinleşen ve tarafları aynı olan maddi tazminat talepli ... 1. İş Mahkemesinin 2014/824 Esas 2016/808 Karar sayılı dosyasındaki kusur raporu ile davalı şirketin %90, davalı şirket kusuru içerisinde değerlendirilmek kaydıyla ceza dosyasında suçu sabit bulunan şirket ortağı davalı ...’in %10, yine davalı şirket kusuru içerisinde değerlendirilmek kaydıyla ceza dosyasında suçu sabit bulunan şirket yetkilisi dava dışı Sabri’nin %10, davacı kazalı işçinin %10 oranında kusurlu kabul edildikleri anlaşılmaktadır.
2- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 36. maddesi “Hâkimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin bulunması hâlinde, taraflardan biri hâkimi reddedebileceği gibi hâkim de bizzat çekilebilir. Özellikle aşağıdaki hâllerde, hâkimin reddi sebebinin varlığı kabul edilir: a) Davada, iki taraftan birine öğüt vermiş ya da yol göstermiş olması. b) Davada, iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği hâlde görüşünü açıklamış olması. c) Davada, tanık veya bilirkişi olarak dinlenmiş veya hâkim ya da hakem sıfatıyla hareket etmiş olması. ç) Davanın, dördüncü derece de dâhil yansoy hısımlarına ait olması. d) Dava esnasında, iki taraftan birisi ile davası veya aralarında bir düşmanlık bulunması.” hükmünü, 40. maddesinin 4. bendin ise; “ Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinin başkan ve üyelerinin reddi talebi, reddedilen başkan ve üye katılmaksızın görevli olduğu dairece karara bağlanır. Hukuk dairelerinin toplanmasını engelleyecek şekildeki toplu ret talepleri dinlenmez.” hükmünü içermektedir.
Somut olayda; temyize konu edilen ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi’nin kararında heyete başkanlık eden Hâkim ...’in, aynı zamanda ilk derece Mahkemesi dosyasındaki tensip tutanağında, ön inceleme ve tahkikat duruşma tutanaklarında katılımının ve imzasının bulunduğu anlaşılmakla HMK 36 ve 40. maddeleri gereğince hâkimin davaya bakıp bakmayacağı hususunda bir karar verilmek üzere diğer hususlar incelenmeksizin hükmün bozulması gerekmiştir.
O halde, Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASI ve bozma sebebine göre dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi gerekmiştir.
G) SONUÇ:
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK"nun 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, bozmanın mahiyetine göre dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, davacıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine
17/06/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.