Abaküs Yazılım
23. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/6456
Karar No: 2019/4198
Karar Tarihi: 14.10.2019

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2016/6456 Esas 2019/4198 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davalı, kooperatifin normal üyesi olmadığı ve sadece genel yönetim ve alt yapı giderlerine katılım yükümlülüğü bulunduğu için inşaat finansman giderlerinden sorumlu tutulamayacağını, davacının taleplerinin usulüne uygun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davalının peşin ödemeli ortak olduğu ve sadece genel giderlerden sorumlu olduğundan hareketle davalının ne kadar miktardan sorumlu olduğunun bilirkişi incelemesi yaptırılarak belirlenmesi gerektiği ve kararın bu yönde verilmesi gerektiği belirtilerek, yerel mahkeme kararı bozulmuştur.
Kanun Maddeleri:
- Türk Borçlar Kanunu madde 243
- Kat Mülkiyeti Kanunu madde 10, madde 20
23. Hukuk Dairesi         2016/6456 E.  ,  2019/4198 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

    Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

    - K A R A R -

    Davacı vekili, müvekkili tarafından yaptırılan taşınmazın 6. kat 1 bağımsız bölüm numaralı taşınmazın maliki olduğunu, davalıya 2009 yılı için 1.000,00 TL apartman yakıt masrafı, 300,00 TL apartman aidat gideri ve 7.500,00 TL apartman yapım inşa masrafları tahakkuk ettirildiğini, davalının borcunun apartman yapım inşa masraflarının apartmanın ortak kullanımına ait olan asansör, bina arka duvarı yapımı için yapılan masraflar, ödenen SGK prim ve imar harç ve masrafları ile vergi borcundan oluştuğunu, davalının bu giderleri ödememesi üzerine aleyhinde icra takibine başlattıklarını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazının iptaline, davalının alacağın % 20"sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili; davacının iddia ettiği borcun 2008-2009 yılı kışına ait olduğunu, bu dönemde kendisi ve ailesinin söz konusu dairede ikamet etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece iddia savunma ve dosya kapsamında; davalının kooperatifin normal üyesi olmadığı, arsa sahibinden daire satın alan peşin bedelli üye statüsünde bulunduğu, bu nedenle kendisinden inşaat finansman gideri istenemeyeceği ancak kooperatif bünyesindeki binada kat maliki olması nedeni ile sadece genel yönetim ve alt yapı giderlerine katılım yükümlülüğü bulunduğu, davacının bu giderleri usulüne uygun olarak tespit etmeden davalıdan talepte bulunduğu oysa davacı kooperatifçe taleple ilgili olan yıllara ilişkin (2009 ve 2013) bilanço, gelir tablosu, detay mizanları ve inşaat finansman giderleri dışındaki belgeler kapsamında toplam genel yönetim ve alt yapı giderlerinin belirlenmesi ve belirlenecek rakamın toplam daire/dükkan sayısına bölünmesi sonucunda çıkacak tutarın davalıdan ayrıca istenmesi gerektiği, bu hali ile davacının davalı aleyhine başlattığı icra takibinin hukuki dayanağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
    Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
    Davalının arsa sahibi ...’dan bağımsız bölümü satın aldığı ve davacı kooperatifte peşin ödemeli ortak olduğu dosya kapsamına göre sabittir. Davalı peşin ödemeli ortak olduğuna göre davalıdan inşaat maliyeti ile ilgili herhangi bir aidat talep edilemeyecek ve davalı sadece genel giderlerden sorumlu olacaktır. Bu durumda mahkemece, davalının peşin ödemeli ortak olduğu ve sadece genel giderlerden sorumlu olduğundan hareketle davalının ne kadar miktardan sorumlu olduğunun belirlenmesi için gerekli bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ve hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporları ile karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü yerel mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 14.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi