Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/7270
Karar No: 2019/4475
Karar Tarihi: 17.06.2019

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2018/7270 Esas 2019/4475 Karar Sayılı İlamı

21. Hukuk Dairesi         2018/7270 E.  ,  2019/4475 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

    Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
    Hükmün davalı ...Ve Tic A.Ş vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.

    K A R A R

    1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlerle, temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalı ...AŞ vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
    2-Dava, 28/08/2019 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu malul kalan sigortalının ıslahla birlikte 22.645,71TL maddi, 30.000,00TL manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
    Mahkemece, 15/11/2011 tarihli kararda, 11.249,22TL maddi, 13.000,00TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
    Mahkemece verilen 15/11/2011 tarihli kararın Dairemizin 27/12/2012 tarih 2012/4198 Esas, 2012/24838 Karar sayılı ilamıyla bozulduğu ve bozma ilamında, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun %12,10 raporu ile Sosyal Güvenlik Kurumu ve Sosyal Sigortalar Kurumu Yüksek Sağlık Kurumu’nun %10,20 raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla Adli Tıp Üst (Genel Kurul) Kurulundan rapor alınması, maluliyetin %10,2 den farklı tespit edilmesi halinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından bağlanan iş kazasına bağlı peşin sermaye değerli gelir için kuruma başvuru yapılması ve gerekirse dava açılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
    Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde hesap bilirkişiden alınan 18/04/2018 tarihli raporda davacının maddi tazminat alacağı 49.308,03TL olarak tespit edilmiş, Mahkemece 27/07/2018 tarihli kararda, 12.000,00TL manevi tazminata ve taleple sınırlı kalınarak ilk karardakinden daha yüksek olan 22.645,71TL maddi tazminata karar verilmiştir.
    Usuli kazanılmış hak kavramı, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.
    Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir.( HGK.nun 12.07.2006 T., 2006/4-519 E, 2006/527 K, 03.12.2008 T., 2008/10-730 E., 2008/732 K.) Usuli kazanılmış hak ilkesi kamu düzeniyle ilgilidir. (09.05.1960 T., 21/9; 04.02.1959 gün 13/5 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı)
    Somut olayda; davacı vekilinin Mahkemenin 15/11/2011 tarihli kararını temyiz etmediği, davalıların temyizi üzerine temyiz incelemesinin yapıldığı, böylelikle davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu halde bozma ilamına uyan Mahkemenin 27/07/2018 tarihli kararında, ilk karardakinden daha yüksek maddi tazminata hükmedilmiş olmakla, bu yönüyle bozma ilamından sonraki kararın hatalı olduğu anlaşılmaktadır.
    O halde mahkemece yapılacak iş, ilk karara karşı sadece davalıların temyiz talebinde bulunduğu ve böylelikle davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetilerek, Mahkemece verilen 15/11/2011 tarihli karardaki maddi tazminat miktarı ile sınırlı şekilde karar vermekten ibarettir.
    O halde, davalı ... AŞ vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17/06/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi