19. Hukuk Dairesi 2017/5417 E. , 2018/5523 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av...."in geldiği, karşı taraftan kimsenin gelmediği görülmüş olmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan taraf vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalı hakkında senede dayalı ilamsız takip yapıldığını, davalının 16/09/2013 tarihinde ...İcra Hukuk Mahkemesinin 2013/30 E. sayılı dosyasında borca itirazda bulunduğunu, ancak 30/10/2013 tarihli duruşmada davadan feragat ettiğini ve itirazla ilgili tüm haklarından vazgeçtiği kararın kesinleştiğini, daha sonra davalı vekilinin ikinci kez icra müdürlüğüne itirazda bulunduğunu, bu itiraz reddedilmesi üzerine icra hukuk mahkemesine icra memurunun muamelesini şikayet yoluna başvurduğunu ve şikayetin kabul edilmesi üzerine icra müdürlüğü tarafından icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, davacının icra hukuk mahkemesinde açtığı davadan feragat ettikten sonra tekrar ikinci kez icra müdürlüğüne yaptığı başvurunun hukuka aykırı olduğunu, davalının icra takibine yaptığı itirazın haksız olduğunu, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalıya usulüne uygun tebligat yapılmadığı için davalının sehven icra hukuk mahkemesinde itiraz yoluna başvurduğunu, takip hakkında detaylı bilgi edinilince yanlış merciye açılan itiraz hakkından değil davadan feragat ettiğini, icra müdürlüğünün işleminin şikayeti hususunda verilen karara karşı temyiz yoluna da başvurulmadığını, takip dayanağı senetlerinin kambiyo vasfını kaybetmiş ve zamanaşımına uğramış olduğunu, davalı tarafından ilamsız takibe konu edilmesinin de mümkün olmadığını savunarak davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı hakkında bonoya dayalı ilamsız takip yaptığından davalının İcra Hukuk Mahkemesinde yaptığı şikayetin sonuç doğurmayacağı, davacının takibine dayanak yaptığı bonoların unsurları tam olan kambiyo senedi vasfında olduğu, kambiyo senetlerinde zamanaşımı süresinin vadeden itibaren 3 yıl olduğu, davacının zamanaşımına uğramış senetlere dayalı genel haciz yolu ile takip yapması halinde dahi zamanaşımı süresinin 3 yıl olacağı, takibe konu bonoların 01/07/2010, 11/01/2010, 01/05/2009 ve 01/11/2009 vadeli oldukları takip tarihinin 03/09/2013 tarihi olduğu, buna göre takip tarihi itibariyle takibe dayanak bonolar yönünden zamanaşımı süresinin dolduğunu, davalı borçlunun zamanaşımı itirazında bulunduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ilamsız takibe vaki itirazın iptali davasıdır. Mahkemece takip dayanağı belgelerin bono olduğu kabul edilerek 3 yıllık zamanaşımının dolduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de takip dayanağı belgeler unsurları tamam olmadığından bono vasfında değildir. Bu belgeler adi senet hükmündedir. Davalı bu bonolardan dolayı takip tarihi itibariyle temerrüte düşmüş olup, 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Taraflar arasındaki ihtilafın bu bağlamda değerlendirilip tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda delilleri toplanarak, varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 1.480,00TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 06/11/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.