1. Hukuk Dairesi 2021/2867 E. , 2021/3951 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; "...davalının dayandığı noter senedinde bahsedilen 05.08.1992 tarih ve 366 sıra numaralı tapu kaydı ile davacı tarafın dayanağı olduğu dosya arasında bulunan onaysız suretten anlaşılan 319 yoklama tarih 365 numaralı tapu kaydının tesisinden itibaren tüm tedavüllerini gösterir şekilde ve varsa kroki ve haritaları mahalli Tapu Müdürlüğünden (eski yazı tapu kayıtları varsa Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Arşiv Dairesi Başkanlığından) getirtilmesi; aynı tapu kayıtları ile tedavüllerinin kadastro sırasında revizyon görüp görmediği mercilerinden sorularak varsa revizyon gördüğü taşınmazlara ait kesinleşme durumunu gösterir şekilde onaylı kadastro tutanak örnekleri ve tutanakları kesinleşmiş ise tapu kayıtları istenmesi, davacıların dayandığı tapuda kayıt maliki olarak gösterilen kişiler ile davacı arasındaki ırsi ilişkiyi kanıtlayacak nitelikteki veraset ilamı veya nüfus kayıtları dosya içerisine konulması, bundan sonra mahallinde yerel bilirkişi heyeti, taraf tanıkları ve uzman bilirkişiler huzuruyla yeniden keşif icra edilmesinin" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 112 ada 6 parsel nolu taşınmazın tapu kaydının iptaline, çekişmeli taşınmazın 3"erden 9/16 payının ... ile ..."ler adına ve 7/16 payının da davalı ..., oğlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir
Mahkemece, bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmeden hüküm kurulmuştur. Bozma ilamına uyulmakla taraflar yararına usuli müktesep hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma ilamında işaret edilen hususların eksiksiz ve tam olarak olarak yerine getirilmesi gerekir. Hükmüne uyulan bozma ilamında,davalının dayandığı noter senedinde bahsedilen 5.8.1992 tarih ve 366 sıra numaralı tapu kaydı ile davacı tarafın dayanağı olan 319 yoklama tarih 365 numaralı tapu kaydının tesisinden itibaren tüm tedavüllerini gösterir şekilde ve varsa kroki ve haritaları mahalli Tapu Müdürlüğünden getirtilmemiş, dayandığı tapu kaydı ve satış vaadi sözleşmesinde geçen tapu kayıtları, hudutları esas alınmak suretiyle zemine yöntemince uygulanmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşabilmek için mahkemece, öncelikle davalının dayandığı noter senedinde bahsedilen 5.8.1992 tarih ve 366 sıra numaralı tapu kaydı ile davacı tarafın dayanağı olduğu dosya arasında bulunan onaysız suretten anlaşılan 319 yoklama tarih 365 numaralı tapu kaydının tesisinden itibaren tüm tedavüllerini gösterir şekilde ve varsa kroki ve haritaları mahalli Tapu Müdürlüğünden (eski yazı tapu kayıtları varsa Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Arşiv Dairesi Başkanlığından) getirtilmeli; aynı tapu kayıtları ile tedavüllerinin kadastro sırasında revizyon görüp görmediği mercilerinden sorularak varsa revizyon gördüğü taşınmazlara ait kesinleşme durumunu gösterir şekilde onaylı kadastro tutanak örnekleri ve tutanakları kesinleşmiş ise tapu kayıtları istenmeli, davacıların dayandığı tapuda kayıt maliki olarak gösterilen kişiler ile davacı arasındaki ırsi ilişkiyi kanıtlayacak nitelikteki veraset ilamı veya nüfus kayıtları dosya içerisine konulmalı, bundan sonra mahallinde yerel bilirkişi heyeti, taraf tanıkları ve uzman bilirkişiler huzuruyla yeniden keşif icra edilmelidir. Keşif sırasında öncelikle, uzman teknik bilirkişi eliyle davacı ve davalının dayanağı tapu kaydının varsa haritası zemine uygulanarak tapu kayıtlarının kapsamı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20/A maddesi uyarınca haritasına göre belirlenmeli, tapu kaydının haritasının uygulanamaması durumunda ise, tarafların dayandığı tapu kayıtlarının ihdasından itibaren tüm tedavülleriyle birlikte okunup sınırlarının bilirkişilerce zeminde tek tek gösterilmesi istenilmeli, bilirkişilerin gösteremediği sınırlar için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, teknik bilirkişiye yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği sınırlar haritasında işaret ettirilmeli, tapu kayıt maliki ile davacı arasında ırsi ilişki olup olmadığı ilgililerin nüfus kayıtları ve veraset ilamları ile yerel bilirkişi ve tanık beyanlarıyla denetlenmeli, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan dava ve temyize konu taşınmazın tasarruf ve intikal durumuna ilişkin maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, fen bilirkişisine uygulanan tapu kayıtlarının kapsadığı alanı gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, davacının dayandığı tapu kaydının zemine uyması durumunda 3402 sayılı Kadastro Kanunu"nun 13/B-c maddesindeki düzenleme doğrultusunda hukuki niteliğini koruyup korumadığı hususu üzerinde durulmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davalılara iadesine, 14.09.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.