1. Hukuk Dairesi 2021/2644 E. , 2021/3953 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TESCİL
Taraflar arasında görülen dava tescil istemine ilişkindir.
... İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan ... parsel sayılı 63,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı nedeniyle davacının babası ... adına tespit ve tescil edildikten sonra intikalen davacı ... ve ... adına iştirak halinde tescil edilmiştir.
Davacı ..., dava konusu taşınmazın tespitine esas Şubat 1966 tarih, 27 sıra numaralı tapu kaydının miktarı 80,00 metrekare olduğu halde, taşınmazın 63,00 metrekare olarak tespit ve tescil edildiğini, yapılan tespit sırasında ölçüm ve tersimat hatası yapıldığından bahisle tapuda 63,00 metrekare olarak tescil edilen taşınmazın 80 metrekare olarak adına tescilini talep etmiştir .
Davalı ..., dava konusu edilen yerin evvelden beri yol olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, kadastro tutanaklarının 31.12.1981 tarihinde kesinleştiğini hak düşürücü süreden reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, on yıllık zamanaşımı süresi geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacının temyiz talebi üzerine 16 Hukuk Dairesi tarafından “davanın tescil harici bırakılan yere ilişkin olduğu ve on yıllık hak düşürücü sürenin uygulanmayacağına” değinilerek bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, dava konusu edilen yerin eski tapu kapsamında kaldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 18/04/2015 tarihli rapor ve krokisinde A harfi ile sarı renk ile gösterilen 50,17 m2 kısım, B harfi ile yeşil renk ile gösterilen 15,25 m2 lik kısım ve C harfi ve yeşil ile gösterilen 6,20 m2 miktarlı kısımların toplam miktarı olan 71,62 m2 miktarı, ahşap samanlık ve arsası niteliği ile ... nolu tapu kaydının malikleri olan davacı ... oğlu ... ve ... kızı ... adına tapudaki hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, 16. Hukuk Dairesi tarafından “TMK’nın 713/4-5. maddeleri gereğince zorunlu yasal ilanların yapılması” gereğine değinilerek sair yönleri incelenmeksizin bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda aynı gerekçelerle davanın kabulüne, 18/04/2015 tarihli rapor ve krokisinde (A) harfi ile sarı renk ile gösterilen 50,17 m2 kısım, (B) harfi ile yeşil renk ile gösterilen 15,25 m2"lik kısım ve (C) harfi ve yeşil ile gösterilen 6,20 m2 miktarlı kısımların toplam miktarı olan 71,62 m2 miktarı, ahşap samanlık ve arsası niteliği ile ... nolu tapu kaydının malikleri olan davacı ... oğlu ... ve ... kızı ... adına tapudaki hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Karar davalı ... ve Köy Tüzel Kişiliği tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği görüşüldü.
Mahkemece, tescil harici bırakılan bölümün davacı ve dava dışı kardeşi ... yararına tapu kaydının kapsamında kaldığı ve adlarına kayıtlı bulunan taşınmazın devamı niteliğinde olduğu kabul edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun olmadığı gibi, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama da hüküm vermek için yeterli bulunmamaktadır. Davacı ...’un dava dilekçesinde kadastro tespiti sırasında ölçü ve tersimat hatası yapılarak dava konusu taşınmazın sınırının belirlendiği bu doğrultuda Kadastro Müdürlüğüne başvurduğu ve yaptığı başvurunun reddi üzerine bu davayı açtığı, mahkemece, kadastro harici bırakılan yerlerle ilgi açılan tescil davası olduğu davacı ve davadışı ... adına kayıtlı bulunan ... parsel sayılı taşınmazın devamı niteliğinde oldğu kabul edilerek davacı ... ile dava dışı diğer tapu maliki ... adına tescil hükmü kurulmuş ise de ...’ın davaya katılımı olmadığı gibi sonradan da davaya dahil edilmemiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki; “Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hatalar, ilgilinin müracaatı veya kadastro müdürlüğünce re’sen düzeltilir. Düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunur. Tebliğ tarihinden başlayan otuz gün içinde düzeltmenin kaldırılması yolunda sulh hukuk mahkemesinde dava açılmadığı takdirde, yapılan düzeltme kesinleşir. Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle kesinleşmiş olan taşınmazlarda, değişiklik işlemleri sırasında ortaya çıkan yüzölçümü farklılıklarından, kadastronun dayandığı teknik kurallarda belirtilen hata sınırları içinde kalanların re’sen düzeltilmesine kadastro müdürlükleri yetkilidir” hükmüne yer verilmiştir. Ayrıca anılan yasal düzenleme uyarınca; düzeltme istemi üzerine Kadastro Müdürlüğünce düzeltme kararı verilmesi halinde, bu karar ilgililerine tebliğ edilir. Bu karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde dava açılmaması halinde tapu sicilinde düzeltme yapılır. Bu süre içinde açılacak davalarda görevli mahkeme, 3402 sayılı Yasa"nın 41/1. maddesi uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesidir. 3402 sayılı Yasa"nın 41. maddesine dayanılarak, düzeltme kararı infaz edildikten sonra açılacak davalar ile düzeltme isteminin idarece reddi halinde açılacak davalarda ise görevli mahkeme; bu konuda Kadastro Kanununda hüküm yer almadığından, 6100 sayılı HMK"nın 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesidir.
Öteyandan, Birlikte mülkiyetin, iştirak halinde mülkiyet (elbirliği mülkiyeti) şeklinde karşımıza çıkan türünde, ortaklar zaten zorunlu dava arkadaşıdır. Müşterek mülkiyet (paylı mülkiyet) halinde de, taşınmazın bölünemez nitelikte olması nedeniyle, yine davanın bütün malikler huzurunda görülmesi gerekmektedir.
Somut olayda, davacı ... tarafından dava konusu taşınmazı hakkında kadastro tespiti sırasında ölçü ve tersimat hatası yapıldığından bahisle Kadastro Müdürlüğüne başvurulmuş, Kadastro Genel Müdürlüğünün 14.08.2012 tarihli cevabı ile davacının talebi reddedilmiş olup eldeki dava açılmıştır. Davacının yargılama sırasında herhangi bir ıslahı olmamasına rağmen mahkemece tescil davası olarak hüküm kurulmuş, öte yandan diğer tapu maliki olan ... davaya dahil edilmeden, taraf teşkili sağlanmadan işin esasına girilerek dava sonuçlandırılmıştır. Taraf teşkili dava şartı olup yargılamanın her aşamasında re"sen gözönünde bulundurulması gerektiğinden, tapu kayıt maliklerinin tamamı usulüne uygun şekilde davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Hal böyle olunca, Mahkemece öncelikle dosya arasında bulunan Kadastro Genel Müdürlüğünün 14.08.2012 tarihli cevabi yazısı ile davacının talebi değerlendirildikten sonra Kadastro Kanunu’nun 41. maddesi doğrultusunda araştırma ile taraf teşkili sağlanarak sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz eden ... Köyü Tüzel Kişiliğine geri verilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/09/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.