Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/5477
Karar No: 2019/4508
Karar Tarihi: 18.06.2019

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2018/5477 Esas 2019/4508 Karar Sayılı İlamı

21. Hukuk Dairesi         2018/5477 E.  ,  2019/4508 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

    Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
    Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde temyizen incelenmesi davalı vekilince duruşmalı olarak istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 18/06/2019 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı vekili Avukat ... geldi başka gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar verildi.


    KARAR
    A)Davacı İstemi;
    Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin davalı...işçisi olarak diğer davalı ..."a taşeron iş yaptığını, davalı ..."ın ...Mühendisliğinde kontrol ve arıza ekibinde teknisyen olarak görev yaptığını, 12/02/2009 tarihinde elektrik akımına kapıldığını, davacının elektrik akımına kapılmasının nedeninin, merkezde bulunan hat kesici kolunun arızalı olmasından kaynaklandığını, iş kazası nedeniyle fazlaya ilişkin talep hakkı saklı 1.000,00 TL maddi tazminat ile 200.000,00 TL manevi tazminatın iş kazası tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.


    Islah dilekçesiyle maddi tazminat istemini 733.645,42 TL’ye artırdığı anlaşılmıştır.
    B)Davalı Cevabı;
    Davalı ... vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özele; davacıların taleplerinin yersiz ve mesnetsiz olduğunu, davacıların davalı müvekkilinin kusurlu olduğunu ispat etmesi gerektiğini beyan etmiştir.
    C)İlk Derece Mahkemesi Kararı :
    Gerekçede özetle, tüm dosya kapsamı, birlikte değerlendirildiğinde, müteveffa işçinin işyerinde geçirdiği iş kazası sebebiyle bilimsel ve denetlenebilir bilirkişi raporlarına itibar edilerek davalının %80 kusurlu olduğu, müteveffa işçinin %20 oranında kusurlu olduğu belirlenmiş, Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin emsal kararlarında da belirtildiği üzere; maddi tazminat miktarı, işçinin rapor tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamına göre tayin edilmiş, zarar ve tazminatın hesaplanması yönteminde, işçinin yaşı gözetilmiştir. 11.09.2017 havale tarihli Tazminat aktüerya hesap raporunda bakıcı giderleri için yapılan hesapta toplam 677.256,59TL tespit edilmiş ve bilirkişi tarafından %35 takdiri indirim ile 40.216,78TL olduğu belirtilerek bu rakam üzerinden bu defa %76,00 işgöremezlik oranı uygulanmıştır. Mahkememizce bu hesaplama kabul edilmeyerek 677.256,59TL"ye %50 takdiri indirim uygulanarak 338.628,29TL bakıcı gideri olduğu kabul edilmiştir. SGK"dan gelen cevabi yazıda davacı işçi için peşin sermaye değerli gelir bağlandığı ve geçici iş göremezlik ödeneği ödendiği bildirilmiştir. Davacı işçiye bağlanan gelirlerde kusur oranına isabet eden miktar hesap bilirkişisi tarafından hesaplanan miktardan mahsup edilerek bakiye miktar üzerinden hüküm kurulduğu, 22.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de açıklandığı üzere zarar görenin müterafik kusurunun varlığı halinde bu durumun manevi tazminatın takdirinde göz önünde bulundurulması gerekir. Mahmekemmizce tarafların kusuru, kazazedenin yaşı, olayın ağırlığı, kazazedenin maluliyet oranı ve bakıma muhtaç oluşu, olayın tarihi ve uygulanacak faiz oranı nazara alınarak davacılar yararına toplamda 50.000,00TL manevi tazminata hükmedildiği, her ne kadar ıslah miktarı yüksek tutulmuş ise de mahkememizce bilirkişinin aksine %35 değil %50 takdiri indirim yapıldığından takdiri indirim kısmından oluşan ret miktarı üzerinden davlı lehine vekalet ve yargılama giderine hükmedildiği belirtilerek,
    Maddi tazminat yönünden; Davacı lehine 699.577,87 TL, Manevi tazminat yönünden ise 50.000,00TL manevi tazminatın olay tarihinden 12/02/2009 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
    D)Bölge Adliye Mahkemesi Kararı :
    Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinde, Hukuk Muhakemeleri Kanun’un 355-(1). maddesi gereğince dosya ile ilgili istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı ve istinaf başvurusunda bulunan tarafın sıfatı nazara alınarak yapıldığı, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle hükme esas alınan kusur ve hesap bilirkişi raporlarının dosya kapsamına uyumlu olduğu, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunduğu anlaşılmakla, davalı ... vekilinin başvurusunun esas yönünden reddine dair karar vermek gerekmiştir.
    E) Temyiz Sebepleri :
    Davalı ... ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, hesapta maluliyetin sgk tarafından %50 kabul edilmesine karşın Adli Tıp Kurumunun % 76 oranındaki maluliyet raporuna itibar edilmesi hatalıdır. % 50 hakkaniyet indirimine rağmen maddi tazminat kararı bilirkişinin hesapladığından fazladır. Mahkemenin %50 Hakkaniyet indirimi yapması nedeniyle bakıcı gideri 338.628 TL olmak üzere Sürekli iş göremezlik alacağı 1,59 kat halinde 697.312 TL ile birlikte %76 Maluliyet ve %80 Dabalı kusuru eklenerek 1,59 kattan neticeten 566.227,59 TL, Asgari Ücret üzerimnden ise neticeten 440.520,12 TL karar vermesi gerekirken 699.577 TL karar verilmesi hatalı olmuştur. Bakıcı giderinde hakkaniyet indirimi % 80 yapılmalıdır. hesabın kaza tarihindeki veriler dikkate alınarak hesap edilmesi ve faiz işletilmesi gerekirken 2017 verileri dikkate alınırak hesap yapılması ve 2009 yılından faiz işletilmesi mükerrer yararlanmaya neden olacak mahiyettedir. Kusur raporu yetersizdir davacı ağır kusurludur. Ekat belgesi olan işçi kontrol etmeden hatta çıkması nedeniyle en az %60’dan %100’e varan derecede kusurludur. Savcılık tarafından takipsizlik kararı verilmiştir. Manevi tazminat 10 yıllık faiziyle fahiştir.
    F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe;
    1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici sebeplere, temyiz edenin sıfatına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalı ... ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine,
    2- Dava, 12/02/2009 tarihinde gerçekleşen iş kazası sonucu sigortalının sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
    Mahkemece davacı lehine sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri toplamı olarak 699.577,87TL maddi tazminatın ve 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
    Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, ... ilçesinde arızaya müdahale işinin ... ... tarafından, Diğer Davalı ... Şirketine verildiği, kazalının alt işverenin işçisi olarak çalışırken tamir işi için direkte çalıştığı, emniyet kemerini bağlayacağı sırada direğe elektirik sağlayan kesici kolunun arızalı olması nedeniyle, elektiriğin tam olarak kesilmemiş olması nedeniyle elektiriğe çarpılarak direkten aşağı düşmesi neticesinde iş kazasına maruz kaldığı, davacının sürekli iş göremezlik oranının SGK sağlık kurulu ve Yüksek Sağlık Kurulu tarafından %50 olarak tespit edildiği, yardıma muhtaç durumda olmadığı da tespit edilmişken, davacı vekilinin itirazları üzerine Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu ile Adli Tıp Genel Kurulundan alınan raporlarda sürekli iş göremezlik oranının %76 olarak tespit edildiği aynı zamanda 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin 15-g maddesi uyarınca başkasının yardımına da muhtaç olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. İş güvenliği uzmanı bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen kusur raporuna göre davalı alt işveren...şirketi %50, davalı asıl işveren ... ... %30 ve davacı %20 oranında kusurlu tespit edilmiş, hesap bilirkişiden alınan hükme esas 05/09/2017 tarihli hesap raporunda %76 maluliyet oranı ve davacının bakıma muhtaç olduğu gözetilerek asgari ücret üzerinden ve asgari ücretin 1,59 katı üzerinden seçenekli hesap yapıldığı, %50 maluliyet oranı üzerinden bağlanan gelirin rücuya kabil kısmının tenzil edildiği bakıcı giderinden hakkaniyet indirimi yapılarak karar verildiği anlaşılmıştır.
    İş kazası sebebine dayalı tazminat davalarında amaç davacı sigortalının SGK tarafından karşılanmayan tazminat alacağının tespit etmek ve kusuru olan davalıları tespit edilen tezminat alacaklarından sorumlu tutmaktan ibarettir. Nitekim 5510 sayılı Kanunun 19.maddesinin 1. fıkrası gereğince iş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az % 10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalı, sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanır. Aynı maddenin 3. fıkrası gereğince sürekli iş göremezlik geliri, sigortalının mesleğinde kazanma gücünün kaybı oranına göre hesaplanır. Sürekli tam iş göremezlikte sigortalıya, 17 nci maddeye göre hesaplanan aylık kazancının % 70"i oranında gelir bağlanır. Sürekli kısmî iş göremezlikte sigortalıya bağlanacak gelir, tam iş göremezlik geliri gibi hesaplanarak bunun iş göremezlik derecesi oranındaki tutarı kendisine ödenir. Sigortalı, başka birinin sürekli bakımına muhtaç ise gelir bağlama oranı % 100 olarak uygulanır.
    01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 55. maddesi gereği destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez
    Adalet Komisyonu"nun 55. madde gerekçesine göre; “sosyal güvenlik ödemelerinin, denkleştirme (indirim) işlevi görebilmesi, onun sorumluluğu doğuran olaya sebebiyet verenlere rücu edilebilmesine bağlıdır. Bu kural gereği, rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri; teknik arıza, tam kaçınılmazlık hallerindeki ödemeler, bu tazminatlardan indirilemez. Bağlanan gelirlerin, işçinin kusuru ve kaçınılmazlık gibi nedenlerle rücu edilemeyen kısmı da indirilemez. Bir kısmı rücu edilemeyen miktar dahi denkleştirilemeyeceği gibi, zarar görenin kusuruna (müterafik kusura) yansıyan sosyal güvenlik ödemeleri, tahsis tarihinden sonra meydana gelen sosyal güvenlik ödemelerindeki artışlar, kısmi kaçınılmazlık ve teknik arıza halindeki ödemeler ve benzerleri rücu edilemediğinden bu miktarlar dahi denkleştirilemez.”
    Öte yandan, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanunun 2. maddesine göre “Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları, gerçekleştirildikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanır” Dairemizin ve giderek Yargıtay"ın yerleşmiş görüşleri, Kurumca bağlanan gelirlerin peşin sermaye değerinin ve geçici iş göremezlik ödeneklerinin hesaplanan zarardan indirilmesi, Kurumun rücu hakkının korunması ve mükerrer ödemeyi önleme ilkesine dayandığından, kamu düzenine ilişkin olarak kabul edilmiştir. Kaldı ki, 6098 sayılı Kanunun 55. maddesi de emredici bir hükme yer verdiğinden gerçekleştiği tarihe bakılmaksızın tüm fiil ve işlemlere uygulanmalıdır.
    Şüphesiz başkasının bakımına muhtaç kalan sigortalının, bakım giderleri de maddi zarar olarak ortaya çıkar. İşgöremezlik oranı % 100 ise kazalının mutlaka bakıma muhtaç olduğunun kabulü gerekir. Bakıcı gideri hesaplanırken PMF yaşam tablosu kullanılmaktadır. Kazalının, iş kazası nedeniyle uğradığı gelir kaybının hesabının sözü edilen tabloya göre yapılması, geleceğin varsayıma göre belirlenmesi yönünden yerindedir. Ancak işgücünü kaybeden kazalının sağlıklı bir insan için geçerli olan PMF yaşam tablosuna göre belirlenen bakiye ömrü boyunca bakıcı giderinin bulunacağının kabulü yerinde değildir. Ayrı bir bakiye ömür belirlenmesi de mümkün olmadığına göre davacının halen ve bakiye ömrü içerisinde de sürekli bakıcı çalıştırmayıp aile içi bakım dayanışmasından yararlanacağı da gözetilerek hakim, burada hakkaniyet indirimi ile uygun bir bakıcı giderine hükmetmelidir.
    Somut olayda, davacının sürekli iş göremezlik oranı SGK tarafından %50 olarak kabul edilmiş yardıma muhtaç durumda olmadığı belirtilmiş, bu oran üzerinden davacıya gelir bağlanmış, hükme esas alınan raporda ise Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporlara itibarla %76 maluliyet oranı üzerinden sürekli iş göremezlik tazminat alacağı ve bakıma muhtaç olduğu kabul edilerek bakıcı gideri hesabı yapılmış ve kurum tarafından %50 maluliyet oranı üzerinden bağlanan gelirin rücuya kabil kısmı tenzil edilerek TBK’nun 55.maddesi hükmüne ayrkırı olacak şekilde maddi tazminatın hesap edildiği anlaşılmıştır.
    Bu açıklamalar doğrultusunda mahkemece yapılacak iş, davacıya Adli Tıp Kurumu rapolarına göre %76 maluliyet oranı ve yardıma muhtaç olduğu dikkate alınarak SGK’ya başvurarak bu maluliyet durumuna göre kendisine gelir bağlatmak üzere süre vermek, SGK tarafından talebin reddedilmesi halinde ise; SGK’na ve işverene karşı dava açarak, maluliyet oranının kurum için de %76 olduğu ve yardıma muhtaç olduğunun tespiti ile bu oran ile yardıma muhtaçlık durumu üzerinden gelir bağlatılması istemli dava açmak üzere süre vermek, verilen süre içerisinde davanın açılması halinde davanın sonucunu bekleyerek sonucuna göre bağlanan gelirin rücuya kabil kısmının, davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetilerek 05/09/2017 tarihli hesap raporunda asgari ücretin 1,59 katı üzerinden yapılan sürekli iş göremezlik alacağı hesabı gözetilerek hesaplanması gereken (%76 maluliyet oranı ve % 20 davacı kusuru indirmi yapılmış) 423.965,84 TL’lik sürekli iş göremezlik tazminat alacağı ile bakıcı gideri alacağı hesabı olan (% 20 davacı kusuru ve %50 hakkaniyet indirimi yapılmış) 270.902,63 TL’lik bakıcı gideri alacağı toplamı olan 694.868,47 TL’den tenzil ederek taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
    Mahkemece, yukarda belirtilen maddi ve hukuksal olgular gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O halde davalı ... ... vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmiş Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı kaldırılmasına, ilk derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir
    SONUÇ: Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesi"ne, karardan bir örneğin de Bölge Adliye Mahkemesi"ne gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde davalı ... ...’a iadesine 18/06/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi