Abaküs Yazılım
14. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/11157
Karar No: 2019/3643
Karar Tarihi: 18.04.2019

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2016/11157 Esas 2019/3643 Karar Sayılı İlamı

14. Hukuk Dairesi         2016/11157 E.  ,  2019/3643 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 07.10.2015 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin kaldırılması talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 02.02.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi kayyım vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
    K A R A R
    Dava, imar uygulaması sebebiyle konulan ipoteğin kaldırılması isteğine ilişkindir.
    Davacı vekili, müvekkilinin maliki olduğu 399 ada 134 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davalılar lehine 23.07.1991 tarih 894 yevmiye numaralı 5.103,341 Eski Türk Lirası bedelli ipotek şerhi bulunduğunu, bedelin yatırılarak ipoteğin fekkini talep haklarının olduğunu ileri sürerek söz konusu taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını talep etmiştir.
    Davalılar kayyımı ... Mal Müdürü vekili davaya cevap vermemiştir.
    Mahkemece, davanın kabulü ile S 399 ada 134 parselde kayıtlı taşınmazdaki 5103,341,00 ETL bedelli ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiştir.
    Hükmü, kayyım vekili temyiz etmiştir.
    Bilindiği üzere ipotek kişisel bir alacağın teminat altına alınması amacını güden ve bir taşınmaz değerinden alacaklının alacağını elde etmesini sağlayan sınırlı bir ayni haktır. Taraflar mevcut ipoteği iradeleriyle tapuda yapacakları işlem sonucu kaldırabilecekleri gibi bir tarafın terkine rıza göstermemesi halinde ipotek bedelinin ödenmesi koşulu ile kaldırılmasını mahkemeden de isteyebilir.
    Şerhin terkinine ilişkin bu tür davalarda, tüm şerh lehtarlarının davada davalı olarak yer alması zorunludur. Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında re"sen gözetilmesi gerekir.
    Somut olaya gelince; mahkemece, 12.10.2015 tarihli tensip tutanağı ile davalılara kayyım atanması için davacı vekiline süre verilmesi üzerine, davacı vekili tarafından, ipotek alacaklarının soyadı ve adreslerine ulaşılamadığı ileri sürülerek kayyım atanması talep edildiği, Karasu Sulh Hukuk Mahkemesinin 12.01.2016 tarih 2015/629-2016/14 E.K. sayılı ilamı ile davalıları temsil etmek üzere Karasu Mal Müdürü’nün kayyım olarak atandığı, hiç bir araştırma yapılmadan ve gerekçeli kararın gerekçe kısmında çekişmesiz yargı işi olduğu belirtilerek, davanın kabulü ile ipoteğin terkinine karar verilmiştir; karar yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme sonucu verildiğinden usul ve yasaya aykırıdır.
    Bu durumda mahkemece; Belediye başkanlığından imar belgeleri, ipotek cetvelleri getirtilmeli, diğer araştırmalar yapılarak ipotek lehtarlarının kimliği belirlenmelidir. İpotek lehtarlarının usulüne uygun yapılan araştırmalar sonunda belirlenmesi halinde kayyım kararının kaldırılması için davacı vekiline süre verilmeli, yargılamaya ipotek lehtarlarının huzuru ile davam edilmelidir.
    Kabule göre de; ipoteğin imar uygulaması sebebiyle davalının maliki olduğu taşınmazdan bir miktar yerin davacı taşınmazına ilavesi zaruretinden kaynaklandığı görülmektedir. Bu nedenle, imar uygulama cetvellerinden davalı taşınmazından kaç m2 yer alındığı tespit edilerek, kanuni ipotek bedelinin, alınan bu miktarın taşınmazın dava tarihindeki değerine göre belirlenmesi gerekir. Zira, kanuni ipotekler tarafların serbest iradeleriyle değil, Kanundan kaynaklanan bazı zorunlu durumlar sebebiyle tesis edilir. Mahkemece yapılması gereken iş, 6100 sayılı HMK"nin 266. maddesi gereğince bilirkişi incelemesi yaptırılarak ve imar uygulama cetvelleri incelenerek, davalı taşınmazından imar uygulanması sebebiyle ne miktar yer alındığını tespit etmek, gerekirse keşif de yapılarak bu miktarın dava tarihindeki değerini bilirkişilere hesaplatmak, bu bedeli davacıya depo ettirmek, depo edilirse şimdiki gibi davayı kabul etmek olmalıdır.
    Mahkemece bu yönler gözetilmeden, davanın kabulü doğru görülmemiş, hükmün bu sebeplerle bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar kayyımı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.04.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi