
Esas No: 2016/1459
Karar No: 2021/2440
Karar Tarihi: 20.05.2021
Danıştay 10. Daire 2016/1459 Esas 2021/2440 Karar Sayılı İlamı
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2016/1459
Karar No : 2021/2440
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, Danıştay Onuncu Dairesi'nin 15/5/2015 tarih ve E:2014/6697, K:2015/2336 sayılı kararıyla bozulması üzerine bozma kararına uyularak verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bingöl ili, ... ilçe merkezinde bir geçici köy korucusunun bölücü terör örgütünce şehit edilmesi sonrası çıkan olaylarda davacının iş yerinde meydana gelen 395.250,70 TL maddi zararının; yapılan başvurunun 5233 sayılı Kanun uyarınca değil, genel hükümlere göre yapıldığı, idarenin kusur sorumluluğu bulunduğu, gerekli önlemleri almadığı gibi zarar verenler arasında kamu görevlilerinin de olduğu, ayrıca olayla ilgili olarak ceza kovuşturmasının devam ettiği ileri sürülerek olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince; Bingöl ili, … ilçesi merkezinde bir geçici köy korucusunun bölücü terör örgütünce şehit edilmesi sonrasında ani şekilde ortaya çıkan olaylar neticesinde … köylülerinin şüpheli şahsı yakalamak amaçlı çevrede kendilerince yaptıkları araştırmalar esnasında Karlıova ilçesi Belediye binasına ve bazı ev ve işyerine zarar verdiklerinin görüldüğü, davacının uğramış olduğu zararın terör veya terörle mücadele nedeniyle sosyal risk kapsamında oluşan bir zarar olmayıp ani şekilde ortaya çıkan adli bir olay mahiyetindeki şehit yakınlarının şüpheli şahsı yakalamak amaçlı olarak cereyan eden eylemleri nedeniyle oluşan bir zarar olduğunun anlaşıldığı, bu haliyle, davacıya ait işyerinde oluşan zararın üçüncü kişilerin eylemleri sonucu meydana gelen adli bir vaka niteliğinde olduğu, bu olayı engellemek amacıyla … İlçe Emniyet Amirliğince görevli ve istirahatli tüm personelin ivedi şekilde göreve çağrıldığı gibi olay yerine takviye kuvvetler sevk edildiği, olay yerinde gerekli inceleme ve araştırmaların yapıldığı, ancak bütün bunlara rağmen bir takım zararların meydana gelmesinin önüne geçilemediği, olayın ani şekilde geliştiği de dikkate alındığında salt bu durumdan dolayı idareyi sorumlu tutmaya olanak bulunmadığı, konuyla ilgili gereken bütün önlemleri zamanında ve gerektiği şekilde yerine getirdiği görülen idareye atfedilecek bir kusur durumu tespit edilemediği, dolayısıyla davacının söz konusu olay nedeniyle oluşan zararının hizmet kusuru ilkesine dayalı olarak tazminine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, Devletin ve devlette çalışan tüm kamu ajanlarının görevinin öncelikle vatandaşın can ve mal güvenliğinin sağlanması olduğu, kolluk kuvvetlerinin önleyici hizmetleri kapsamında herhangi bir yerde olayların çıkmasını engelleme görev ve yetkisinin olduğu, sadece olay sırasında olaya müdahale eden birimler olmadığı, kolluk kuvvetlerinin her olaya müdahale edebilme imkanın olmamasının Devletin sorumluluğunu kaldırmadığı, şehit olan köy korucusu …'ın öldürülmesinin terör kapsamındaki bir olay olduğu, akabinde yaşanan olaylara karışanların tamamına yakının geçici köy korucusu olduğu, bu kişilerin de vatandaşın can ve mal güvenliğini korumakla görevli kamu görevlileri olduğu, olayda kullanılan silahların ise Devletin köy korucularına vermiş olduğu silahlar olduğu, bu durumda terör ve terörle mücadele kapsamında bir olay olmadığını değerlendirmenin hukuku zorlamak olacağı, idarenin kamu hizmetlerini yürütürken bireylerin doğan zararlarını sosyal risk ilkesi gereğince tazminle yükümlü olduğu, ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddi yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.