Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/4235
Karar No: 2020/4195
Karar Tarihi: 17.09.2020

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2018/4235 Esas 2020/4195 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacılar, mirasçısı oldukları taşınmazın davalılar tarafından muvazaalı bir şekilde satın alındığını iddia ederek tapu kaydının iptali ve adlarına tescil edilmesi veya tenkis istemiyle dava açmışlardır. Mahkeme, muvazaa olgusunun sabit olduğuna karar vermiş ve davanın kabulüne hükmederken, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi tarafından karar bozulmuştur. Yargıtay içtihatlarına göre, miras muvazaası olarak adlandırılan muvazaada, mirasbırakan gerçekte bağışlamak istediği taşınmazı tapuda satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlatılması talep edilmektedir. Somut olayda, mirasbırakanın dava konusu taşınmazı bakım karşılığında davalılara devrettiği ve amacının terekeden veya mirasçıdan mal kaçırmak olmadığı belirlenmiştir. Bu nedenle, davanın reddedilmesi gerekmektedir. Kararda geçen kanun maddeleri ise şöyledir: 3402 sayılı Yasa, 4721 s. Türk Medeni Kanunu'nun 706, 6098 s. Türk Borçlar Kanunu'nun 237 (818 s. Borçlar Kanunu'nun 213) ve Tapu Kanunu'nun 26. maddeleri.
1. Hukuk Dairesi         2018/4235 E.  ,  2020/4195 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 2. HUKUK DAİRESİ
    DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-TENKİS


    Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil- tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..."nin raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;


    -KARAR-
    Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis isteğine ilişkindir.
    Davacılar, mirasbırakan ...’un maliki olduğu 233 parsel sayılı taşınmazını dava dışı eşi Ayşe’nin kardeşleri davalılara satış suretiyle devrettiğini, temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı, bedelsiz ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tescile, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini istemişlerdir.
    Davalılar, hak düşürücü süre itirazda bulunup satış işleminin gerçek olduğunu, mirasbırakanın taşınmazlarını satarak geçimini sağladığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
    Mahkemece, muvazaa olgusunun sabit olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı davalılar vekilinin istinaf başvurusu İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince harç yönünden kabul edilerek, 6100 sayılı HMK"nun 353/1.b.2. bendi uyarınca hüküm ortadan kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Dosya içeriği ve toplanan delillerden; mirasbırakan ...’un maliki olduğu 233 parsel sayılı taşınmazını eşinin yeğenleri olan davalılara satış suretiyle temlik ettiği, 1915 doğumlu murisin 28.05.1996 tarihinde çocuksuz olarak öldüğü, geride mirasçı olarak taraflar ile başka mirasçıların kaldığı anlaşılmaktadır.
    Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (nitelikli-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada mirasbırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.
    Bu durumda yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 0l.04.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere; görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de 4721 s. Türk Medeni Kanununun 706, 6098 s. Türk Borçlar Kanununun 237 (818 s. Borçlar Kanunun 213) ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
    Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle mirasbırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alış gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile mirasbırakan arasındaki kişisel ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.
    Somut olayda; davacı tanığı ... mirasbırakanın çocuğu olmadığı için yaşlılığında kendisine bakmaları için dava konusu taşınmazı davalılara devrettiğini, kendi eşine bile yaşlılığında sana dükkan açayım yaşlılığımızda bize bakarsın diye teklifte bulunduğunu ancak eşinin kabul etmediğini, temlikin bakım karşılığında yapıldığını beyan ettiği, tanığın bu beyanı ve açıklanan olgular yukarıda değinilen ilkeler çerçevesinde değerlendirildiğinde, mirasbırakanın yapmış olduğu temlikle ilgili olarak gerçek amaç ve iradesinin, terekeden veya mirasçıdan mal kaçırmak olmadığı, bu amaçla temlikin gerçekleştirilmediği, murisin taşınmazlarını satmak suretiyle hayatını idame ettirdiği anlaşılmaktadır.
    Hal böyle olunca; davanın reddine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir
    Kabule göre de; çekişmeli taşınmazın 3402 Sayılı Yasanın 22-a maddesi gereğince yenilemeye tabi tutularak yeni ada ve parsel numarası (127 ada 86 parsel) aldığı belirlenmiş olmasına rağmen yeni oluşan ada-parsel üzerinden hüküm kurulması gerekirken doğru sicil oluşturma ilkesine aykırı olarak kapanan sicil kaydı üzerinden karar verilmesi de yanlıştır.
    Davalılar vekilinin yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 373/1. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda yazılı nedenlerden dolayı 6100 sayılı HMK’nın 371/1-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Gaziosmanpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesine gönderilmesine, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 17/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.










    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi