11. Hukuk Dairesi 2018/1229 E. , 2019/2975 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada ... ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 06/04/2017 tarih ve 2015/1113 E- 2017/335 K. sayılı kararın davalı Banka vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’nce verilen 27/12/2017 tarih ve 2017/793-2017/872 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı banka arasında imzalanan Kısa Vadeli ... İçi Kredi Sigortası Genel Poliçesi kapsamında riski gerçekleşen 1.509.688,23 ... doları alacaklarının poliçe kapsamına giren 1.357,97 ... doları tazminat ödemesinin kesinleşmesi üzerine davalı banka tarafından kendilerine 3.160.237,75 TL ödeme yapıldığını, ancak davalı şirketin poliçedeki 17. maddede belirlenen ödeme hükümlerine uymayarak sigortalı müvekkiline 05.02.2015 tarihinde yapılan ihbar dikkate alınarak ayın ilk iş günü olan 02.02.2015 tarihli kur üzerinden ödeme yapması gerekirken, ihbar tebligatının 30.01.2015 tarihinde faks ile yapılmış olduğundan bahisle 02.01.2015 tarihli daha düşük kur üzerinden 53.098,07 ... doları eksik ödeme yaptığını, faks ile yapılan tebligatın mevzuata aykırı ve usulsüz olduğunu, taraflarına 30.01.2015 tarihinde gönderilmiş bir faks mesajının da olmadığını, davalının poliçe hasarını ödeme ihbar tarihinin 05.02.2015 tarihi olduğunu, ödeme için ibranın ön koşul kabul edilmesi halinde ibra iradesinden söz edilemeyeceğini, ibranamenin geçersiz kabul edilerek içerdiği rakam itibariyle makbuz olarak kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek, poliçe hükümlerine aykırı olarak eksik ödenen tazminat alacağından fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL"nin davalının temerrüde düştüğü 09.02.2015 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, müvekkilinin ihracatçıları desteklemek amacıyla kurulan bir kamu bankası olması nedeniyle genel hüküm niteliğinde olan TTK hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığını, davacıya 31.01.2015 tarihinde yapılan faks bildiriminin geçerli olduğunu, davacının alacağının ödenerek ibraname alındığını, ibranamenin geçerli olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine ve yargılama masrafları ile avukatlık ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın ihbarı faks ile yaptığını ispatlayacak bir belge bulunmadığı, davacının aynı zamanda posta yoluyla gönderilen ihbarı 09.02.2015 tarihinde tebellüğ ettiği, taraflar arasındaki sözleşmede kur hesabında ihbarın tebliğ edildiği ayın ilk iş günü esas alınması gerektiğinden 02.02.2015 günü esas alınarak ve davalının oluşan zararın %90"ı 1.358.132,17 ... doları kabul edildiğinden, davalı tarafın bu kabulü doğrultusunda yapılan hesap sonucu davacının 123.182,58 TL bakiye tazminat alacağının bulunduğu, davacı tarafından verilen ibranamenin makbuz hükmünde olduğu ve davacı tarafın talep hakkına mani olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile; temerrüt tarihi olan 09.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte 123.182,58 TL"nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı banka vekili tarafından istinaf edilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 13.Hukuk Dairesince tüm dosya kapsamında göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalı bankadan alacakları kalmadığına ilişkin davacı şirket yetkilisince 06.02.2015 tarihinde ibraname verildiği, ihbarın faksla yapılmasının geçerli olmadığının kabul edilmesi halinde dahi, eksik yapılan ödeme ile davalının yaptığı ödeme arasında TBK 28 kapsamında aşırı bir oransızlık bulunmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak ve yeniden hüküm kurularak, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK"nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK"nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK"nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK"nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 15/04/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.