22. Ceza Dairesi 2015/1974 E. , 2015/950 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlığa teşebbüs
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan hükme yönelik yapılan temyiz talebinin incelenmesine gelince;
Katılanın kendi kilidi ile kilitleyerek bıraktığı motorsikletini, kilidine herhangi bir şekilde zarar vermeksizin sürükleyerek götürmek isteyen suça sürüklenen çocuğun eyleminin 5237 sayılı TCK"nın 142/1. maddesinin (e) bendine uyduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;
Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 142/1-e,35/2,31/2. maddelerinde tanımlanan hırsızlığa teşebbüs suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun"un 66/1-e, 66/2 maddelerinde öngörülen 4 yıllık dava zamanaşımının karar tarihi olan 12.03.2010 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun"un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında açılan kamu davasının DÜŞÜRÜLMESİNE
II-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan hükme yönelik yapılan temyiz talebinin incelenmesinde;
Dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuk müdafiinin diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas ve 2009/13 Karar sayılı kararında belirtildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilirken mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararın esas alınması, manevi zararın bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, somut olayda katılanın kendi kilidi ile kilitlediği motorsikletinin sürüklenerek götürülmek istendiği sırada
kolluk görevlileri tarafından yapılan müdahale sonucu 05.05.2009 tarihli görgü tespit ve muhafaza altına alma tutanağı içeriğine göre, hasarsız vaziyette muhafaza altına alındığının anlaşılmasına karşın katılanın 20.01.2010 tarihli talimat mahkemesi aracılığıyla alınan beyanında, olay nedeni ile 350 TL zararı bulunduğunu ve zararının karşılanmadığını belirtmesi karşısında; katılana olay sebebiyle ne gibi zararlarının bulunduğu açıkça sorularak, sonucuna göre kayden sabıkasız olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; 5271 sayılı CMK"nın 231. maddesinin suça sürüklenen çocuk hakkında uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Katılanın kendi kilidi ile kilitleyerek bıraktığı motorsikletini, kilidine herhangi bir şekilde zarar vermeksizin sürükleyerek götürmek isterken yakalanan suça sürüklenen çocuğun eyleminin 5237 sayılı TCK"nın 142/1. maddesinin (e) bendine uyduğu gözetilmeyerek aynı maddenin (b) fıkrası ile hakkında hüküm kurulması,
3-5271 sayılı CMK"nın 150/3. maddesi uyarınca görevlendirilen zorunlu müdafii için ödenen avukatlık ücretinin, dosyadaki bilgilerden mali olanaklardan yoksun olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı şekilde yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK"nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 20.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.