22. Hukuk Dairesi 2015/10815 E. , 2015/15203 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
İş sözleşmesinin geçerli ve haklı sebep olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini belirten davacı işçi, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı işveren vekili, haksız ve yersiz açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının sorumluluğunda bulunan kasanın davacının haricinde kişilerde de anahtarının bulunması dolayısıyla davacının bilgisi ve izni dışında kasanın açılıyor olabilmesi, 01.06.2014 tarihi itibariyle iş yerinde bulunmaması gereken başka iş yerine tayini çıkan işçinin iş yerinde çalışmasına bir süre müsaade edilmesi bu müsaade olgusunun elbette davacının dışında işveren tarafından gerçekleştirilmesi ya da iş yerinin bu konuda üzerine düşen özen ve denetim görevini yapmaması ayrıca kasa denetiminin ve özellikle periyodik kasa sayımlarının işveren tarafından günü gününe denetlenmemesi olguları birlikte değerlendirildiğinde 10.000,00 TL kasa açığı sorumluluğunun sadece davacıya yükletilmesinin hakkaniyete uygun olmayacağı, bu durum çerçevesinde davacının sözleşmesinin feshedilmesinin geçerli sebebe dayanmadığı, her ne kadar 10.000,00 TL kasa açığı oluşmasında davacının da belirli bir sorumluluğunun bulunduğu açık ise de bu açıktan dolayı davalı işverenin diğer sorumlular hakkında sözleşmenin feshi gibi ağır bir yaptırımı uygulamadığı sadece davacıya bu yaptırımın uygulandığı, bunun işveren açısından söz konusu olan eşit işlem borcuna aykırılık teşkil ettiği, zira davacı açısından fesih dışında başka bir yaptırım uygulanmasının da söz konusu olabileceği belirtilerek davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, kanuni dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun"un 25. maddesinin II. bendinde, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığında işverenin haklı fesih imkanının olduğu açıklanmıştır. Yine aynı maddenin II. bendinin (ı) alt bendinde, “İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, iş yerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması” da işverene haklı fesih imkanı veren sebep olarak düzenlenmiştir. Görüldüğü üzere kanundaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin ahlakı ve iyiniyet kurallarına aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkanı tanımaktadır.
Davacının iş sözleşmesinin feshi de 4857 sayılı Kanun"un 25/II. maddesine dayandırılmıştır. Bilindiği üzere; iş ilişkisi karşılıklı güven esasına dayanan sürekli bir borç ilişkisi olup, bu güvenin sarsıldığı durumlarda, anılan tutumla karşılaşan taraftan böyle bir ilişkiyi sürdürmesini beklemek işin doğasına uygun düşmez. İşçinin sadakat borcu işverenin işi ve iş yeri ile ilgili hukuken haklı menfaatlerini korumak, zarar verici ve risk altına sokabilecek davranışlardan kaçınmayı gerektirir.
İş Kanunu"nun 26. maddesinde “24 ve 25 inci maddelerde gösterilen ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan hallere dayanarak işçi veya işveren için tanınmış olan sözleşmeyi fesih yetkisi, iki taraftan birinin bu çeşit davranışlarda bulunduğunu diğer tarafın öğrendiği günden başlayarak altı iş günü geçtikten ve her halde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl sonra kullanılamaz” düzenlemesi söz konusudur.
Dosyada bulunan bilirkişi raporu, davalı işverence yapılan inceleme ve konu ile ilgili ifadelerine başvurulan kişilerin beyanları dikkate alındığında, davalı iş yerine ait ... Mağazasında ön muhasebe sorumlusu olarak çalışan davacı ve dava dışı ..."in Merkez Bankasına götürmek üzere 20.000,00 TL"yi hazırlayıp paketledikleri ve kasanın banknot bölümüne koydukları, değişik günlerde yapılan kasa sayımında sözü edilen bu parayı açıp saymadan mevcuda ilave ettikleri, 30.05.2014 tarihinde iş yeri çalışanı dava dışı ..."in başka bir mağazaya tayini çıkmış olup 31.05.2014 günü davacının da çalıştığı mağazada son çalışma günü olmasına rağmen 01.06.2014 günü Yaşamkent Mağazasına gelerek kasa bölmesinde kasayı açarak rutin işleri yaptığı, mağaza yönetimi tarafından uyarılması üzerine iş yerini terk ettiği, davacının 01.06.2014 günü öğlen vardiyasında olması sebebiyle mağazaya ..."in mağazadan ayrılmasından sonra saat 13:30 gibi geldiği, mağaza yönetiminin kasayı sayması hususunda uyardığı, davacının kasa sayımını yine yukarıda belirtilen paketlenen parayı açıp saymadan gerçekleştirdiği, 09.06.2014 tarihinde Merkez Bankasına gidecek paranın açılıp sayılması sonucu 10.000,00 TL"nin eksik olduğu, davacının sorumluluğunda bulunan kasanın davacının haricinde kişilerde de anahtarının bulunması dolayısıyla davacının bilgisi ve izni dışında kasanın açılıyor olabildiği ve kayıp 10.000,00 TL"nin davacı tarafından alınıp alınmadığının tespit edilemediği, ancak davacının yaptığı görev ve sorumluluk dikkate alındığında 10.000,00 TL kasa açığı oluşmasında davacının da belirli bir sorumluluğunun bulunduğu, dosyadaki deliller, beyanlar ve tüm dosya içeriği dikkate alındığında davacının dosyaya yansıyan tutum ve davranışlarının haklı fesih sebebi ağırlığında olmadığı, ancak geçerli bir fesih koşullarını taşıdığı gözetildiğinde, bu sebeple işverence yapılan feshin geçerli sebebe dayandığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun"un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 450,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.500,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 27.04.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.