1. Hukuk Dairesi 2018/5037 E. , 2020/4284 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..."un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı payları oranında tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacılar, mirasbırakan babaları ...’ün 50 parsel sayılı taşınmazını damadı olan davalıya satış göstermek suretiyle devrettiğini, temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, taşınmazı bedeli karşılığında satın aldığını, satış işleminden davacıların da haberi olduğunu, buna rağmen dava konusu taşınmazı kendisinin kullanmasına, kiraya vermesine davacılardan ..."ün engel olduğunu, yine ..."ün baskısı ile mirasbırakanın kendisine karşı tapu iptali ve tescil davaları açtığını, bu davaların da reddedildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece; "... Her ne kadar mahkemece aynı hususta daha önce mirasbırakan tarafından dava açıldığı, davaya mirasçılar tarafından devam olunduğu, reddedilen davada tespit edilen hususların taraflar arasında kesinleştiği, aynı gerekçelerle davanın açılmasının yersiz olup, davacıların davasını ispat edemediği gerekçesi ile red kararı verilmişse de, mirasbırakan tarafından açılan davaların hukuki nedenleri farklı olup, eldeki davada iddianın ileri sürülüş biçimi ve dava dilekçesinin içeriğinden davacıların açıkça muvazaa hukuksal sebebine dayalı tapu iptali ve tescil isteğinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, muvazaa yönünden inceleme ve araştırma yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. O hâlde mahkemece muvazaa hukuksal sebebine dayalı tapu iptali ve tescil isteği yönünden yukarıda değinilen ilkeler uyarınca yöntemine uygun şekilde araştırma ve inceleme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir."" gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda temlikin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1934 doğumlu mirasbırakan ..."ün 28.01.2010 tarihinde ölümü ile mirasçı olarak davacılar Ahmet, Orhan ve Sebat ile dava dışı çocukları Nihat ve Perihan"ın kaldıkları, davalı ..."nun mirasbırakanın kızı Perihan"ın eşi olduğu, mirasbırakan Bekir"in çekişme konusu 50 parsel sayılı taşınmazını 13.04.1998 tarihinde davalı ..."e satış suretiyle temlik ettiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği ve Türk Medeni Kanunu"nun 6. maddesinde düzenlendiği üzere "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." Yine 6100 sayılı HMK"nun 190/1. maddesi gereğince "ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Somut olaya gelince; dinlenen davacı tanıkları, mirasbırakanın mirasçılardan mal kaçırmasını gerektirir somut olgular ortaya koymamışlar, temliklerin muvazaalı olduğuna dair hükme yeterli bir açıklamada bulunmamışlardır. Ayrıca mirasbırakanın ölüm tarihi itibariyle halen adına kayıtlı olan, ölümü neticesinde mirasçılarına intikal eden dava dışı 5 parça taşınmaz daha bulunmaktadır. Bu durumda toplanan deliller, yukarıdaki ilkeler ile birlikte değerlendirildiğinde; davacıların mirasbırakanın temliki mal kaçırma amacıyla yaptığına dair iddiasını ispatlayamadığı sonucuna varılmaktadır.
Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Davalının yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 21.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.