20. Hukuk Dairesi 2012/3505 E. , 2012/5008 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... Yönetimi 01.01.2005 tarihli dilekçesiyle, ... ilçesi ... (...) mahallesinde bulunan 217 ada 2 sayılı parselin, yörede 1941 yılında yapılan orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığını belirterek, davalılar adına olan tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tescilini ve davalıların el atmasının önlenmesini, üzerinde bina ya da muhdesat var ise kal"ini istemiştir. Mahkemece çekişmeli parselle ilgili olarak 180 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca işlem yapıldığı, bu nedenle eldeki tapu iptal tescil davasının orman kadastrosuna itiraz davasına dönüşeceği gerekçesiyle görevsizlik karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman sınırları içinde kalan taşınmazın, tapu kaydının iptali ve tescili ile el atmanın önlenmesine ve kal istemine ilişkindir.
... mahallesinde 1952 yılında yapılan genel kadastroda, 457 parsel sayılı 41000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Ağustos 1307 tarih ve 3 sıra numaralı tapu kaydı ile ... ve ... adına tespit edilmiş, davacılar ... köyünden ...ve ... tarafından açılan davanın reddine ve parselin tespit gibi tesciline ilişkin Köyceğiz Kadastro Mahkemesinin 21.06.1956 gün ve 1953/344-190 sayılı kararının kesinleşmesiyle 06.11.1956 tarihinde ½"şer pay ile ... ve ...adına tescil edilmiş, ifrazen 17.05.1977 tarihinde 20500 m2 bölümü 1601 parsel sayısı ve taksim ile aynı tarihte ... adına tescil edilmiş, paftaların yenilenmesinde 217 ada 2 parsel sayısı almış, 1/3"er payla ..., ... ve ..."a satılmıştır.
Çekişmeli parselin bulunduğu yerde 1944 yılında 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu vardır. Daha sonra 3302 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ise 1989 yılında yapılıp kesinleşmiş, yapılan 2/B uygulaması ilan edilmeden iptal edilmiştir.
Mahkemenin 2005/349 esasına kayıtlı dosyada, ..., ... ve ... tarafından Orman Yönetimi aleyhine 10.11.2005 günlü dilekçeyle tapuda kendi adlarına kayıtlı 217 ada 2 sayılı parsel üzerindeki okaliptüs ağaçlarını kesmek için tapulu kesim izni isteminde bulundukları, Orman Yönetiminin kesim izni vermediği, Orman Yönetiminin bu şekilde yarattığı sataşmanın önlenmesi istemiyle dava açtığı, davanın reddine ilişkin 26.02.2009 gün ve 2005/349-64 sayılı kararın davacılar tarafından temyiz edildiği, Dairenin 21.01.2010 gün ve 2009/18362-399 sayılı kararı ile “Çekişmeli parselin tapuda davacı gerçek kişiler adına kayıtlı olduğu, bu nedenle tapu maliki olarak mülkiyet hakkından kaynaklanan davalar ile sırf taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin korunmasına yönelik davalar açabileceği gözetilerek,
Hazine ya da Orman Yönetimi tarafından çekişmeli parselin tapu kaydının iptali ve adlarına tescili istemiyle dava açılıp açılmadığı sorularak açılmış ise davaların birleştirilmesi, açılmamış ise bu konuda Orman Yönetimince önel verilmesi, açılacak dava ile eldeki davanın birleştirilmesi” gereğine işaret edilerek bozulduğu, davacı gerçek kişinin karar düzeltme isteminin Dairenin 2010/12843 esasına kayıt edildiği, bir kısım eksiklikler için dosyanın 05.11.2010 tarihinde mahalline gönderildiği,
Mahkemenin 2010/31 esasına kayıtlı dosya sureti incelendiğinde de, davacılar ... ve arkadaşları tarafından davalılar Orman Yönetimi, Çevre ve Orman (Orman ve Su İşleri) Bakanlığı aleyhine 10.03.2010 tarihinde kendilerine ait ... köyü 217 ada 2 sayılı parselin 180 numaralı Orman Kadastro Komisyonu tarafından yörede yapılıp 25.09.2009 tarihinde ilan edilen orman kadastro işleminde orman sanırları içinde bırakıldığı, bu işlemin iptali istemiyle dava açtıkları Dalaman Kadastro Mahkemesinin 2010/31 esasına kayıtlı davada 29.09.2011 tarihli celsede asliye hukuk mahkemesinin 2005/349 esasına kayıtlı dosya sonucunun beklendiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar mahkemece, dava tarihinden sonra yörede orman kadastosu yapıldığı ve parselin orman sınırları içinde bırakılması nedeniyle, eldeki tapu iptal tescil, el atmanın önlenmesi ve kal davasının aynı zamanda orman kadastrosuna itiraz davasına dönüştüğü, asliye hukuk mahkemesinin görevsiz olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine karar verilmişse de, yapılan orman kadastrosunda çekişmeli parselin orman olarak sınırlandırılmasının yasaya aykırı olduğu iddiasıyla 217 ada 2 sayılı parselin maliki gerçek kişiler tarafından açılan dava, kadastro mahkemesinin 2010/31 esasına kayıt edilmiş, dava halen derdesttir. Bu nedenle eldeki tapu iptal tescil davasının orman tahdidine itiraz davasına dönüştüğü söylenemez.
Diğer taraftan, H.M.K"nun 166/1. maddesi gereğince aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. 166/4 madde gereğince aynı parsele ilişkin davalar arasında bağlantı bulunduğu kabul edilmelidir. ... ve arkadaşları tarfından açılan sataşmanın önlenmesi davasıın reddine ilişkin yerel mahkeme kararı Yargıtay 20. Hukuk Dairesi tarafından bozulduğuna ve karar düzeltme aşamasında olduğuna göre, karar düzeltme aşaması ve akibeti beklenerek, dava tekrar mahkemenin esasına kayıt edilecek olursa davalar birleştirilerek yargılamaya devam edilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin eksik incelemeyle mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetiminin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 03/04/2011 günü oybirliği ile karar verildi.