
Esas No: 2016/3110
Karar No: 2021/2157
Karar Tarihi: 28.04.2021
Danıştay 10. Daire 2016/3110 Esas 2021/2157 Karar Sayılı İlamı
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2016/3110
Karar No : 2021/2157
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü / …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki kararının davalı idare tarafından kabule ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Karayolları Genel Müdürlüğünce yürütülen yol çalışmaları kapsamında yol kenarında inşa edilen istinat duvarının arazisinde değer kaybına neden olduğundan bahisle (8.637,00 + 11.775,00) olmak üzere toplam 20.412,00 TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince davanın maddi tazminat istemi yönünden kabulü, manevi tazminat istemi yönünden reddi yolunda verilen kararın, davalı idarenin temyizi sonucu, Danıştay Onuncu Dairesinin 18/02/2015 tarih ve E:2012/1507, K:2015/592 sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozma kararına uyulmak suretiyle verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacıya ait Trabzon ili, … ilçesi, … Beldesi, … Mahalle, … ada, … nolu parselde kayıtlı taşınmazın üst kısmına yapılan yol ve istinat duvarı nedeniyle, taşınmazda davalı idarenin hizmet kusuruna dayalı olarak herhangi bir değer kaybı olup olmadığı, ayrıca taşınmaz üzerinde bulunan 2 adet binada; istinat duvarının yapım aşaması ile istinat duvarının yapımından sonra ve yağmur sularından kaynaklanan herhangi bir zarar oluşup oluşmadığı, zarar oluştuysa bu zararın davalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve varsa kusur oranın belirlenmesi, istinat duvarından dolayı taşınmaz üzerinde bulunan binalarda meydana geldiği iddia olunan zararın davalı idarenin eylemi nedeniyle oluşmuş ise, oluşan zarar miktarının ve davalı idarenin kusur oranına isabet eden kısmının dava tarihi itibariyle ne kadar olduğu, evlerin ne kadarlık kısmına zarar geldiği, evlerin kullanabilir durumda olup olmadığı, kullanabilir durumda ise evdeki zarar ile birlikte değer kaybının da göz önünde bulundurularak hesaplanması, istinat duvarının sağlam ve insan hayatını tehdit eder durumda olup olmadığı, yıkılma tehlikesinin bulunup bulunmadığı hususlarının tespiti maksadıyla hazırlatılan bilirkişi raporunda özetle; davacının yola kolay ulaşımının istinat duvarı nedeniyle engellendiği, yapılan istinat duvarının taşınmazın değerini olumsuz etkilediği ve bu nedenle taşınmazda 10.578,18 TL değer düşüklüğü olduğu, istinat duvarının halihazırda yıkılma tehlikesinin bulunmadığı, fakat üst kısımlarındaki derzlerin yeterli ve uygun şekilde yapılmadığı, davacının taşınmazına düşebilecek taşıtları önlemek için standartlara uygun korkulukların yapıldığı, yol yapımı esnasında kenar hendeklerin inşa edildiği ve bu yapıların duvarın üst kesiminden gelebilecek suları rahatlıkla tahliye edeceği"nin belirtildiği, hükme esas alınan raporda tespit edilen 10.578,18 TL maddi zararın tazmin edilmesi gerektiği ve yol yapımından kaynaklanan manevi zararın bulunmadığı gerekçesiyle davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 10.578,00 TL maddi tazminatın, 8.637,00 TL'lik kısmına 26/07/2010 tarihinden itibaren, ¨1.941,00 TL'lik kısmına da 27/12/2011 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, maddi tazminat isteminin fazlaya ilişkin kısmı ile davanın manevi tazminat istemine yönelik kısmının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, usule ilişkin olarak davacının zararını adli yargı tespit raporu ile öğrenmesi nedeniyle bir yıllık dava açma süresinin geçtiği, davanın süre aşımına uğradığı, esas yönünden yol projesinin ham arazi üzerinden geçtiği, gerçekte ulaşıma kapanan bir yol bulunmadığı, yol olduğu iddia edilen yerde arazinin doğal şevinin mevcut olduğu, proje sonrasında duvarın başlangıç ve bitiş noktalarından çıkış sağlanarak yol oluşturulduğu, idareye izafe edilebilecek bir hizmet kusuru bulunmadığından mahkeme kararının bozulması gerektiği iddia edilmiştir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının temyize konu kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın kabule ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyize konu kabule ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28/04/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.