Abaküs Yazılım
6. Daire
Esas No: 2019/16625
Karar No: 2021/6238
Karar Tarihi: 28.04.2021

Danıştay 6. Daire 2019/16625 Esas 2021/6238 Karar Sayılı İlamı

T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2019/16625
Karar No : 2021/6238

DAVACI : … Odası
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Bakanlığı
VEKİLİ : …, Hukuk Müşaviri

DAVANIN KONUSU : 23/05/2019 günlü, 30782 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Atıksu Arıtma Tesislerinde Çalışan Teknik Personele İlişkin Tebliğ'in 6. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b), (c) ve (ç) bentlerinin, 1 nolu alt bentleri ile geçici 1. maddesinin 2. fıkrasının iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI :
Atıksu Arıtma Tesislerinde Çalışan Teknik Personele İlişkin Tebliğ ile atık su artıma tesislerinin etkin, verimli ve mevzuata uygun şekilde işletilmesinin sağlanması amacıyla istihdam edilecek teknik personelin nitelikleri, belgelendirilmeleri ile görev, yetki ve sorumluluklarına dair usul ve esasların düzenlendiği, Tebliğ ile belirlenen büyüklükteki arıtma tesislerinin A, B, C ve D sınıfı olarak ayrıştırıldığı, her sınıf tesis için görevlendirilecek asgari teknik personele yer verildiği, her sınıf tesiste mutlaka bir “tesis sorumlusu” çalıştırılmasının zorunlu tutulduğu, Tebliğin 6. maddesinde iptali istenen düzenlemeler ile zorunlu çalıştırılacak tesis sorumlularının "üniversitelerin çevre mühendisliği bölümünden mezun olmak” asgari koşuluna bağlandığı, kimya mühendisleri ve biyomühendislerin mesleki hakları olan atıksu arıtma tesislerinde “tesis sorumlusu” olarak çalışmalarının engellendiği, eksik düzenleme nedeniyle hukuka aykırılık taşıdığı, geçici 1. maddenin 2. fıkrasında ise A ve B sınıfı atıksu arıtma tesislerinde tesis sorumlusunun çevre mühendisi olması zorunlu tutularak aynı işi yapmaya yetkin kimya mühendisleri ve biyomühendislerin çalışmalarına kısıtlama getirildiği, tek bir mesleğin tekeline alındığı, atıksu arıtma tesislerinde, tesise gelen kirlenmiş atıksu içerisindeki kirliliği oluşturan kaynağa göre işlem yapılmak üzere tasarlandığı, her atıksu arıtma tesisinin aynı özellikleri taşımadığı, arıtılacak olan kirliliğin kaynağına göre dizayn edildiği, atıksu artıma tesislerinin kurulumunda ve sonrasında işletilmesinde kimya mühendisleri ve biyomühendislerin eğitim ve uzmanlık alanlarına dair süreçlerin söz konusu olduğu, uygulamada çevre mühendislerinin yanı sıra kimya mühendislerinin de artıma tesislerinde gerek kurulum gerekse işletme aşamasında her pozisyonda görev yaptıkları, 18/11/2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Kimya Mühendisleri Odası Serbest Kimya Mühendisliği Hizmetleri Uygulama, Tescil, Denetim ve Belgelendirme Yönetmeliğinde atıksu arıtma tesislerinin kimya mühendislerinin hizmet alanı içerisinde sayıldığı, aldıkları eğitim ve diploma ünvanına göre kimya mühendisleri ve biyomühendislerin her türlü evsel, kentsel, endüstriyel atıkların arıtımında görev yapma haklarının olduğu, anılan Yönetmeliğin 10. maddesinde tesis sorumlusunun görev ve sorumluluklarına yer verildiği, Yönetmelikte yalnızca çevre mühendislerinin yapacağı belirtilen işlerin ağırlıkla idari konulardan oluşan ve teknik olarak kimya mühendisleri ve biyomühendislerin de yapabileceği işler olduğu, tebliğin bu haliyle Anayasanın 48. maddesine aykırı olduğu, bazı iş alanlarının belirli eğitim ve deneyimi gerektirdiği, kimya mühendisleri ve biyomühendislerin üniversitede almış oldukları eğitim sonunda edindikleri diploma ünvanının vermiş olduğu tüm hak ve yetkileri kullanmalarının, 3458 sayılı Mühendislik ve Mimarlık Hakkında Kanun ile 6269 Kimyagerlik ve Kimya Mühendisliği Hakkında kanun ile güvence altına alındığı, üniversiteden diploma almış kişilerin mesleki faaliyetinin bir tebliğ ile engellenmesinin anılan yasalara aykırılık teşkil edeceği belirtilerek, Tebliğin belirtilen hükümlerinin iptali istenilmiştir.

DAVALININ SAVUNMASI :
Davalı idare tarafından öncelikle, usule ilişkin olarak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 2. maddesi uyarınca, iptali istenen düzenleme ile davacı Odanın doğrudan ya da dolaylı olarak, şahsi, güncel bir bağının olmadığı, dava konusu edilen düzenleme ile meşru bir menfaatinin ihlal edilmediği belirtilerek davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.
Dava konusu Tebliğin iptali istenen hükümlerinin hukuka ve dayanağı mevzuata uygun, haklı ve gerektirici sebepler neticesinde tesis edildiğini, 2872 sayılı Çevre Kanununa dayanılarak çıkartılan Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği ile ülkemizde yer alan su kaynaklarının her türlü kullanımı maksadıyla, korunmasının amaçlandığı, su kirliliğinin önlenmesinin sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle uyumlu bir şekilde gerçekleştirmek üzere gerekli olan hukuki ve teknik esasların belirlenmiş olduğu, her türlü faaliyet sonucu oluşan atık suların bertarafı ile ilgili olarak atık su arıtma tesislerinin kurulması, mevzuata uygun olarak işletilmesi, görevi, kentsel atık sular ve organize sanayi bölgeleri için ilgili atık su altyapı yönetimine, münferit sanayiler için ise münferit sanayi tesislerine verildiği, Bakanlıkça yapılan çalışmalarda, tesis kapasitesine göre çalışan personel sayısının yetersizliği, nitelikli personel sayısının azlığı, farklı eğitim seviyelerine, mesleki alt yapılara ve atık su arıtma tesisi işletilmesinde yetersiz deneyime sahip kişilerin tesislerde görevlendirilmesi nedeni ile mevcut tesislerin önemli bir kısmının işletilmesinde sorunlar yaşandığı, karşılaşılan sorunlara etkin çözümler getirilemediği, tesislerin mevzuata uygun çalıştırılamadığı, verimli işletim için çalışanların doğru yönlendirilemediğinin tespit edildiği, yüksek maliyetlerle yaptırılan atıksu artıma tesislerinin etkin, verimli ve mevzuata uygun bir şekilde işletilebilmesi için lisans öğrenimini bu doğrultuda almış nitelikli personelin istihdamının önemli olduğu, bu yönde bir mevzuat düzenlemesi yapılması ihtiyacının ortaya çıkmasıyla bazı hükümleri dava konusu edilen Tebliğin yürürlüğe girdiği, Tebliğ ile atıksu arıtma tesislerinin etkin bir şekilde işletilmesi amacıyla arıtma tesisinin tipine, kapasitesine göre çalıştırılması gereken asgari teknik personel miktarının belirlendiği, tesis sorumlularının nitelikleri ve görevlerinin tanımlanarak atıksu arıtma tesislerinin nitelikli personel tarafından mevzuata uygun şekilde işletilmesi amacına yönelik düzenlemeler getirildiği, Tebliğ ile tesis sorumlusuna tesisin işletilmesi yanında modernizasyonu ve geliştirilmesi ile ilgili gelişmeleri takip etme sorumluluğunun da verildiği, mühendislik fakültelerinin diğer bölümlerinden farklı olarak çevre mühendisliği bölümlerinde artan çevre sorunlarına ve güncel gelişmelere yanıt verebilmek ve su, hava ve toprak kaynakların korunması ve etkin şekilde yönetilmesi için gerekli altyapı ve yeterliliğe sahip kişilerin yetiştirilmesinin hedeflendiği, kimya ve biyokimya mühendisliği ile diğer mühendislik dallarından farklı olarak, su, hava, toprak kirliliği, doğal kaynakların kullanımı, geliştirilmesi ve yönetimi, evsel ve endüstriyel atıkların arıtılması, atıkların bertarafı, emisyon kontrolü gibi konularda akademik çalışmalar ve pratik uygulamalarla altyapı kazandırıldığı, kimya mühendisleri ve biyomühendislerin çevre mühendisleri ile aynı işi yapmaya yetkin olmadıkları için tesis sorumlusu olamayacaklarını ancak iddia edilenin aksine Tebliğin kimya mühendisleri ve biyomühendislerin atıksu arıtma tesislerinde çalışmalarına engel teşkil etmediği, yalnızca "tesis sorumlusu" olamadıklarını, "teknik sorumlu" veya başka bir kadro altında istihdam edilmelerine engel bir düzenlemenin olmadığı, Tebliğin "mevcut personel"e ilişkin hususların düzenlendiği Geçici 2. Maddesinde, tebliğde yer alan deneyim koşullarını sağlamak koşuluyla çevre mühendisi olmaları aranmaksızın, çalışmakta oldukları atık su arıtma tesisi için " tesis sorumlusu" belgesi verilebileceği düzenlemesine yer verildiği belirtilerek iptali istenen tebliğ hükümlerinin hukuka uygun olduğu savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI …'IN DÜŞÜNCESİ : Dava, 23/05/2019 günlü, 30782 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Atıksu Arıtma Tesislerinde Çalışan Teknik Personele İlişkin Tebliğ'in 6. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b), (c) ve (ç) bentlerinin 1 nolu alt bentleri ile Geçici 1. maddesinin 2. fıkrasının iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarenin ehliyet itirazı yerinde görülmemiştir.
Dava konusu tebliğ 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 103.maddesi, 2872 sayılı Çevre Kanununun 9. maddesi, Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği ve Kentsel Atıksu Arıtımı Yönetmeliğine dayanılarak hazırlanmıştır.
Tebliğ ile atıksu arıtma tesislerinin etkin, verimli ve mevzuata uygun şekilde işletilmesinin sağlanması amacıyla istihdam edilecek teknik personelin nitelikleri, belgelendirmeleri ile görev, yetki ve sorumluluklarına dair usul ve esaslar düzenlenmiştir. Bu kapsamda, atıksu arıtma tesisleri (A), (B), (C) ve (D) sınıfı olarak ayrılmış, her tesiste çalıştırılacak teknik personel tanımlanarak sayılan her sınıf tesiste bir "tesis sorumlusu" çalıştırılması zorunluluğu getirilerek, tesis sorumlularının üniversitelerin çevre mühendisliği bölümlerinden mezun olmaları, atıksu arıtma tesisi yeterlilik eğitimini tamamlayıp eğitim sonunda yapılacak sınavı başarı ile tamamlamış olmaları ve sayılan diğer çalışma koşullarını taşımaları gerektiği kurala bağlanmıştır.
1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 97. ve devamı maddelerinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığının görev ve yetkileri düzenlenmiş, bakanlığın çevrenin korunması, iyileştirilmesi ile çevre kirliliğinin önlenmesine yönelik prensip ve politikaların belirlenmesi amacıyla gerekli çalışmaları yapacağı, standart ve ölçütler geliştireceği hükme bağlanmış, 103.maddesinde de, çevre kirliliğinin önlenmesi ve kontrolü ile ilgili mevzuat hazırlamak, yeraltı ve yerüstü sularının, denizlerin ve toprağın korunması, kirliliğin önlenmesi veya bertaraf edilmesi maksadıyla kirletici unsurlar ile kirliliğin giderilmesi ve kontrolüne ilişkin usul ve esasları tespit etmek ve uygulamayı sağlamak, acil müdahale planları yapmak ve yaptırmak, çevrenin korunması maksadıyla uygun teknolojileri belirlemek ve bu maksatla kurulacak tesislerin vasıflarını tespit etmek ve bu çerçevede gerekli tedbirleri almak ve aldırmak; atıksu arıtma tesislerinin tasarım esaslarını ve kriterlerini Tarım ve Orman Bakanlığı ile birlikte belirlemek, onay işlemlerini yürütmek görev ve yetkisinin de Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğüne ait olduğu kurala bağlanmıştır.
2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 9. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde, çevrenin korunması amacıyla; "Ülkenin deniz, yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının ve su ürünleri istihsal alanlarının korunarak kullanılmasının sağlanması ve kirlenmeye karşı korunması esastır. Atıksu yönetimi ile ilgili politikaların oluşturulması ve koordinasyonunun sağlanması Bakanlığın sorumluluğundadır....Alıcı su ortamlarına atıksu deşarjlarına ilişkin usül ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." düzenlemesine yer verilmiş, 11.madddesinde de, arıtma ve bertaraf etme yükümlülüğüne tâbi tesis ve işletmeler ile yerleşim birimleri, bu yükümlülüğe istinaden kurulması zorunlu olan arıtma ve bertaraf sistemleri, atıksu arıtma ve ön arıtma sistemleri ile atıksu altyapı sistemlerinin kurulması, onarımı, ıslahı, işletilmesi ve harcamalara katkı paylarının belirlenmesi ile ilgili usûl ve esasların Bakanlıkça yönetmeliklerle düzenleneceği kurala bağlanmıştır.
2872 sayılı Çevre Kanununa dayanılarak çıkarılan Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği ile ülkenin yeraltı ve yerüstü su kaynakları potansiyelinin korunması ve en iyi bir biçimde kullanımının sağlanması için, su kirlenmesinin önlenmesini sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle uyumlu bir şekilde gerçekleştirmek üzere gerekli olan hukuki ve teknik esasların belirlenmesi amacıyla düzenlemeler yapılmıştır.
2872 sayılı Yasaya dayanılarak çıkarılan Kentsel Atıksu Arıtımı Yönetmeliği ile de kentsel atıksuların toplanması, arıtılması ve deşarjı ile belirli endüstriyel sektörlerden kaynaklanan atıksu deşarjının olumsuz etkilerine karşı çevrenin korunması amaçlanmıştır.
Davalı idare tarafından, atıksu arıtma tesislerinin etkin, verimli ve mevzuata uygun şekilde işletilmesinin sağlanması amacıyla lisans öğrenimini bu doğrultuda almış nitelikli personelin istihdamının önem taşıdığı değerlendirilerek, bu yönde bir mevzuat düzenlemesi yapılması ihtiyacının ortay çıkması nedeniyle dava konusu tebliğin düzenlendiği belirtilmiştir.
2872 sayılı kanun ile atıksu arıtma ve ön arıtma sistemleri ile atıksu altyapı sistemlerinin kurulması, onarımı, ıslahı, işletilmesi ve harcamalara katkı paylarının belirlenmesi ile ilgili usul ve esasların Bakanlıkça yönetmeliklerle düzenleneceği öngörülmüş olup, bu kanuna dayanılarak çıkarılan yukarıda anılan yönetmelik hükümleri ile her türlü faaliyet sonucu oluşan atıksuların bertarafı için atıksu arıtma tesisinin kurulması ve işletilmesi konusunda görevli ve sorumlu olan idareler, kuruluşlar sayılmış ve bu tesislerin denetiminin hangi idarelerce yapılacağı, izleme ve denetleme usul ve esasları belirlenmiş, ancak gerek 2872 sayılı kanunda gerekse anılan yönetmeliklerde atıksu arıtma tesislerinde çalışacak teknik personelin niteliği, sayısı, görev, yetki ve sorumluluklarına ilişkin herhangi bir düzenleme yapılmamıştır.
Tebliğlerin, dayanağı olan normların uygulanmasına açıklık getirmek üzere ve ilgililerce uyulması gereken esas ve usullerin belirlenmesi amacıyla çıkarılması gerekmektedir.
Atıksu altyapı tesislerinde çalıştırılacak teknik personelin niteliği, sayısı, bu tesislerde çalıştırılacak tesis sorumlusunun tanımına ilişkin olarak 2872 sayılı yasada ve ilgili yönetmeliklerde herhangi bir düzenleme veya bu konuların tebliğle düzenleneceği yolunda bir hüküm bulunmamasına karşın, dava konusu tebliğle atıksu arıtma tesislerinde çalışacak teknik personelin sayı ve niteliğinin belirlendiği, "tesis sorumlusu" kavramı öngörülerek tesis sorumlusuna atıksu arıtma tesislerinde tesisin kurulması ve işletilmesinden sorumlu olan kişi ve kurumlarla birlikte çeşitli yükümlülükler getirildiği, tesis sorumlusu belgesi almak için eğitim ve bir sınav öngörüldüğü, yine tesis sorumlusunun yükümlülüklerini yerine getirmediğinin saptanması halinde yaptırım düzenlendiği anlaşıldığından, üst hukuk normları ile düzenlenmesi gereken bu konuların tebliğle düzenlenmesinde mevzuata ve hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Davacı tarafından, dava konusu tebliğle atıksu arıtma tesislerinde belirlenen her sınıf tesiste çalıştırılması zorunluluğu getirilen tesis sorumlusunun çevre mühendisi olması öngörüldüğünden, kimya mühendisleri ve biyomühendislere yer verilmemesi yolundaki eksik düzenleme nedeniyle tebliğin adı geçen hükümlerinin iptali istenilmekte ise de, re'sen araştırma ilkesi gereğince atıksu altyapı tesislerinde çalıştırılacak teknik personelin ve bu kapsamda tesis sorumlusu kavramının tebliğle düzenlenmesinin hukuka aykırı olduğu sonucuna varıldığından, iptali istenilen hükümlerde belirtilen nedenle hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, Atıksu Arıtma Tesislerinde Çalışan Teknik Personele İlişkin Tebliğ'in 6. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b), (c) ve (ç) bentlerinin 1 nolu alt bentleri ile Geçici 1. maddesinin 2. fıkrasının iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Atıksu arıtma tesislerinin etkin, verimli ve mevzuata uygun şekilde işletilmesinin sağlanması amacıyla istihdam edilecek teknik personelin nitelikleri, belgelendirilmeleri ile görev, yetki ve sorumluluklarına dair usul ve esaslar, 23/05/2019 günlü, 30782 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Atıksu Arıtma Tesislerinde Çalışan Teknik Personele İlişkin Tebliğ ile düzenlenmiş, Tebliğ'de atıksu arıtma tesisleri A sınıfı, B sınıfı, C sınıfı ve D sınıfı olarak kategorilere ayrılarak, atıksu arıtma tesislerinin işletilmesine ilişkin genel ilkeler, asgari teknik personel, asgari teknik personelden olan "tesis sorumlusu"nun nitelikleri ve belgelendirilmesine ilişkin hususlar ile "tesis sorumlusu"nun görev ve sorumlulukları ile denetim ve yaptırım konuları düzenlenmiştir.
Anılan Tebliğin "Tesis Sorumlusunun Nitelikleri ve Belgelendirilmesi" üst başlığında, "Tesis sorumlularının asgari nitelikleri" başlıklı 6. maddesinin (a) bendinde A sınıfı tesis sorumlusunun asgari özellikleri, (b) bendinde B sınıfı tesis sorumlusunun asgari özellikleri, (c) bendinde C sınıfı tesis sorumlusunun asgari özellikleri ve (ç) bendinde D sınıfı tesis sorumlusunun asgari özellikleri düzenlenmiş olup, her birinin 1. alt bendinde tesis sorumlularının üniversitelerin çevre mühendisliği bölümlerinden mezun olması koşulu getirilmiştir. Bakılan dava ile tesis sorumlularının üniversitelerin çevre mühendisliği bölümlerinden mezun olması koşulunu getiren 1. alt bentler ile "Geçiş hükümleri" başlıklı Geçici 1. maddenin 2. fıkrasında yer alan "A ve B sınıfı atıksu arıtma tesislerinde; bu Tebliğ kapsamında, tesis sorumlusunun çevre mühendisi olması şartının aranmadığı durumlarda teknik sorumlunun çevre mühendisi olması zorunludur." düzenlemesinin iptali istemiyle açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT :
Anayasanın "Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması" başlıklı 56. maddesinde; "Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir..." hükmüne yer verilmiştir.
1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 97. ve devamı maddelerinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığının görev ve yetkileri düzenlenmiş olup, 103. maddesinde, çevre kirliliğinin önlenmesi ve kontrolü ile ilgili mevzuat hazırlamak, yeraltı ve yerüstü sularının, denizlerin ve toprağın korunması, kirliliğin önlenmesi veya bertaraf edilmesi maksadıyla kirletici unsurlar ile kirliliğin giderilmesi ve kontrolüne ilişkin usul ve esasları tespit etmek ve uygulamayı sağlamak, acil müdahale planları yapmak ve yaptırmak, çevrenin korunması maksadıyla uygun teknolojileri belirlemek ve bu maksatla kurulacak tesislerin vasıflarını tespit etmek ve bu çerçevede gerekli tedbirleri almak ve aldırmak; atıksu arıtma tesislerinin tasarım esaslarını ve kriterlerini Tarım ve Orman Bakanlığı ile birlikte belirlemek, onay işlemlerini yürütmek görev ve yetkisinin Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğüne ait olduğu düzenlemesine, 2872 sayılı Çevre Kanununun "Çevrenin korunması" başlıklı 9. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde, çevrenin korunması amacıyla; "Ülkenin deniz, yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının ve su ürünleri istihsal alanlarının korunarak kullanılmasının sağlanması ve kirlenmeye karşı korunması esastır. Atıksu yönetimi ile ilgili politikaların oluşturulması ve koordinasyonunun sağlanması Bakanlığın sorumluluğundadır... Alıcı su ortamlarına atıksu deşarjlarına ilişkin usül ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Ülkenin yeraltı ve yerüstü su kaynakları potansiyelinin korunması ve en iyi bir biçimde kullanımının sağlanması için, su kirlenmesinin önlenmesini sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle uyumlu bir şekilde gerçekleştirmek üzere gerekli olan hukuki ve teknik esasların belirlenmesi amacıyla, su ortamlarının kalite sınıflandırmaları ve kullanım amaçlarını, su kalitesinin korunmasına ilişkin planlama esasları ve yasaklarını, atıksuların boşaltım ilkelerini, boşaltım izin esaslarını atıksu altyapı tesisleri ile ilgili esasları ve su kirliliğinin önlenmesi amacıyla yapılacak izleme ve denetleme usul ve esasları kapsamında düzenlemelere yer verilen ve 31/12/2004 tarihli ve 25687 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliğinde "Atıksu altyapı tesisleri" ve "Atıksu altyapı tesisleri yönetimi"nin tanımları yapılarak, "Atıksu altyapı tesislerindeki uygulamalar"a ilişkin hükümlere yer verilmiş olup Ek Madde 1'de de, Bakanlığın ihtiyaç duyulması halinde bu Yönetmeliğinin uygulanması ile ilgili olarak tebliğ çıkartılabileceği düzenlemesine yer verilmiştir.
Kentsel atıksuların toplanması, arıtılması ve deşarjı ile belirli endüstriyel sektörlerden kaynaklanan atıksu deşarjının olumsuz etkilerine karşı çevrenin korunması amacı ve kanalizasyon sistemine boşaltılan kentsel ve belirli endüstriyel atıksuların toplanması, arıtılması ve deşarjı, atıksu deşarjının izlenmesi, raporlanması ve denetlenmesi ile ilgili teknik ve idari esasları kapsayan 08/01/2006 tarihli, 26047 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Kentsel Atıksu Arıtımı Yönetmeliğinin "Genel Hükümler" başlıklı 6. maddesinin (a) bendinde; İlgili idarenin, Bu Yönetmelikteki şartlara uymak için inşa edilen kentsel atıksu artıma tesislerinin, normal yerel iklim şartları altında yeterli performansla çalışabilecek şekilde tasarlamasını, inşa edilmesini, işletilmesini ve bakımının yapılmasını sağlayacağı düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Usul Yönünden:
Davalı idarenin ehliyete yönelik iddiaları yerinde görülmemiştir.
Esas Yönünden:
Kararda yer verilen mevzuat hükümlerinin incelenmesinden; davalı idareye, çevre kirliliğinin önlenmesi ve kontrolü ile ilgili mevzuat hazırlamak, yeraltı ve yerüstü sularının, denizlerin ve toprağın korunması, kirliliğin önlenmesi veya bertaraf edilmesi maksadıyla kirletici unsurlar ile kirliliğin giderilmesi ve kontrolüne ilişkin usul ve esasları tespit etmek ve uygulamayı sağlamak, atıksu yönetimi ile ilgili politikaların oluşturulması ve koordinasyonunun sağlanması ile atıksu arıtma tesislerinin çalışmasına ilişkin düzenleme yapma yetkisinin verildiği görülmektedir. Davalı idare tarafından da, kendisine verilen bu yetki çerçevesinde, ilgili düzenlemeleri yapma konusunda takdir yetkisinin bulunduğu açık olup, bu yetkinin üst hukuk normlarının amaç ve kapsamları ile uygun olup olmadığı, kamu hizmetinin iyi işlemesi ihtiyacının karşılayıp karşılamadığı yönleriyle incelenmesi gerekmektedir.
Ayrıca, davalı idarenin, su kirliliğinin önlenmesini sağlamak, bunu sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle uyumlu bir şekilde gerçekleştirmek, su kirliliğinin önlenmesi amacıyla alıcı ortama atıksu deşarjına ilişkin usul ve esasları belirlemek ile arıtma sistemlerinin kurulması ve işletilmesi hususunda sorumluluğunun olduğu anlaşılmakta olup, bu sorumluluğun yerine getirilmesi için atık su arıtma tesislerinin kurulması ve tesislerin etkin, verimli ve mevzuata uygun bir şekilde işletilebilmesi için hukuki düzenlemeler yapması, üstlendiği sorumluluğu yerine getirmesi için gereklidir.
Dava konusu Atıksu Arıtma Tesislerinde Çalışan Teknik Personele İlişkin Tebliğ ile bu sorumluluğun bir gereği ve mevcut ihtiyaca istinaden, atıksu arıtma tesislerinin etkin, verimli ve mevzuata uygun bir şekilde işletilebilmesi amacına yönelik olarak, tesiste çalışacak personelin nitelikleri, yetki ve sorumlulukları düzenlenmiş, atıksu arıtma tesisinin büyüklüğüne göre çalışması gereken asgari teknik personel hakkında bir standart getirilmiştir. Tebliğin 3. maddesinde, "Sorumlu olduğu atıksu arıtma tesisi/tesislerinin etkin, verimli ve mevzuata uygun şekilde işletilmesinin sağlanması için atıksu ve arıtma çamuru yönetimi konusunda yeterli bilgi ve beceri sahibi olan ve bu Tebliğde yer alan asgari nitelikleri taşıyan kişi" olarak tanımlanan "tesis sorumlusu"nun görevleri Tebliğin 10. maddesinde düzenlenmiş ve tesis sorumlusuna, atıksu arıtma tesisininin etkin, verimli ve çevre mevzuatına uygun bir şekilde işletilmesini sağlamak, atıksu arıtma tesisi ile ilgili; arıza, çalıştığı halde standartları sağlayamama, kapasite artırımına gidilmesi, faaliyetin geçici veya süreli olarak durdurulması gibi aksaklıkları ilgili yönetime derhal bildirmek, atıksu arıtma tesisinin işletilmesi ile ilgili yürütülen çalışmalara ilişkin belgeleri beş (5) yıl süre ile muhafaza etmek, 25/12/2013 tarihli ve 28862 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Çevre Ölçüm ve Analiz Laboratuvarları Yeterlik Yönetmeliği kapsamındaki yükümlülüklerin yerine getirildiğini kontrol etmek, atıksu arıtma tesisi ile ilgili resmi kurumlarca yapılacak yazışmalarda, istenen her türlü bilgi ve belgeyi temin etmek, Bakanlıkça yapılacak planlı veya haberli denetimler sırasında atıksu arıtma tesisinde hazır bulunmak, istenen bilgi ve belgeleri sağlamak, atıksu deşarjı konulu çevre izni işlemleri ile ilgili süreçleri çevre görevlisi ile birlikte takip etmek, tesisin modernizasyonu ve geliştirilmesi ile ilgili çalışmaları takip etmek, atıksu arıtma tesislerinde günlük, haftalık ve aylık işletme takip çizelgelerini hazırlamak ve ilgili raporları aylık olarak atıksu altyapı yönetimine sunmak, tesisinin faaliyetine ilişkin bilgi ve belgeleri Bakanlıkça kurulacak izleme sistemine zamanında girmek ve Sürekli Atıksu İzleme Sistemleri Tebliği kapsamındaki yükümlülüklerin yerine getirildiğini kontrol etmek gibi hem idari hem de işin niteliğinden kaynaklanan teknik görevler yüklenmiş olup, verilen görevlerin 2872 sayılı Çevre Kanunu ve bu Kanun uyarınca düzenlenen diğer düzenleyici işlemler yönünden yeterli bilgi birikimine sahip olmayı gerektirdiği açıktır.
Davalı idare tarafından savunma dilekçesinde, çevre mühendislerinin, kimya mühendisleri ve biyomühendisler ile diğer mühendislik dallarından farklı olarak, su, hava, toprak kirliliği, doğal kaynakların kullanımı, geliştirilmesi ve yönetimi, evsel ve endüstriyel atıkların arıtılması, atıkların bertarafı, emisyon kontrolü gibi konularda akademik çalışmalar ve pratik uygulamalarla altyapı kazandıkları, kimya mühendisleri ve biyomühendislerin, çevre mühendisleri ile aynı işi yapmaya yetkin olmadıklarına ilişkin açıklamada bulunulmuş, Danıştay Başsavcılığının 07/07/2020 tarihli, Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığı ve Üniversitelerarası Kurul Başkanlığından kimya mühendisleri ve biyomühendislerin üniversite eğitimleri sırasında aldıkları eğitim ve eğitim programları dikkate alındığında, atıksu arıtma tesislerinde, tesis sorumlusu olarak görev alıp alamayacaklarının sorulmasına ilişkin İstem Yazısına, Üniversitelerarası Kurul Başkanlığının 10/11/2020 tarihli, 10826 sayılı cevabi yazısıyla; konu hakkında Fen-Teknik Bilimleri Eğitim Konseyince düzenlenen raporun Üniversitelerarası Kurul Yönetim Kurulu'nun 07/10/2020 tarihli toplantısında görüşülerek, oy birliği ile kabul edildiği, buna göre; "Çevre Mühendisliği alanında, çevrede yapılan tüm üretim ve tüketim faaliyetlerinin insan sağlığına, refahına ve doğal dengeye zarar vermeyecek biçimde planlanması için gereken önlemler araştırılmakta, su, toprak ve hava ortamlarında kalite kontrolleri yapılmakta; fabrika atıklarının insan sağlığına zararlı hale gelmeye başladığı miktarı saptanmakta; yerleşim merkezlerinde kanalizasyon, su ve yağmur suyu şebekesi gibi sistemlerin insan sağlığına en uygun biçimde tasarlanması ve yapılıp işletilmesi için gerekli önlemlerin alınmasına çalışılmaktadır. Bu bağlamda atıksu arıtma konusuyla doğrudan ilgili, alanla ilgili kazanılan yetkinliklerin olduğu Çevre Mühendisliği alanının bu konuda sorumluluk sahibi tutulması olağan görülmektedir. Yükseköğretim kurumlarımızda yer alan Kimya Mühendisliği ve Biyokimya Mühendisliği alanlarında verilen dersler ve içerikleri, kazanılan yetkinlikler ve program çıktıları açılarından Çevre Mühendisliği alanıyla kısmi benzerlikler görülse de, söz konusu programların temel misyonu ve program çıktılarındaki önemli farklılıklar nedeniyle atıksu arıtma tesislerinde tesis sorumlusu olarak görev almaları, kimya mühendisleri ve biyokimya mühendislerinin çalışması gereken bir alanda çevre mühendisinin çalışmasıyla aynı oranda tutarsız görülmektedir." görüşüne yer verilmiştir. Verilen bu görüşün, idarenin savunması ile aynı doğrultuda olduğu anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; atıksu arıtma tesislerinde çalışacak "tesis sorumlusu"nun, yapılacak işin nitelikleri çerçevesinde "üniversitelerin çevre mühendisliği bölümünden mezun olmasına" ilişkin dava konusu edilen Tebliğ hükümlerinin, üst hukuk normlarına uygun ve bu normlarda belirtilen yetki çerçevesinde, üst hukuk normlarının amaç ve kapsamına uygun düzenlendiği sonucuna varıldığından, dava konusu düzenlemelerde hukuka aykırılık görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.23/05/2019 günlü, 30782 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Atıksu Arıtma Tesislerinde Çalışan Teknik Personele İlişkin Tebliğ'in 6. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b), (c) ve (ç) bentlerinin, 1 nolu alt bentlerinde yer alan "Üniversitelerin Çevre Mühendisliği bölümlerinden mezun olmak." ile geçici 1. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen "A ve B sınıfı atıksu arıtma tesislerinde; bu Tebliğ kapsamında, tesis sorumlusunun çevre mühendisi olması şartının aranmadığı durumlarda teknik sorumlunun çevre mühendisi olması zorunludur." ibarelerinin iptali istemine ilişkin DAVANIN REDDİNE,
2. Yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutar olursa, kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 28/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi