Abaküs Yazılım
19. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/4600
Karar No: 2018/5803
Karar Tarihi: 14.11.2018

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2017/4600 Esas 2018/5803 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacı, dava dışı şirketle akdedilen kredi sözleşmesini davalının müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını iddia ederek, takibin devamı ve tazminata karar verilmesini talep etmiştir. Asıl dava reddedilmiştir. Birleşen dava kapsamında ise, davacının borçlu olmadığı tespit edilmiştir. Ancak, mahkemenin raporunun fotokopi belgelere dayanması nedeniyle, işlem yetersiz bulunarak davalar bozulmuştur. Kanun maddeleri ise açıklanmamıştır.
19. Hukuk Dairesi         2017/4600 E.  ,  2018/5803 K.

    "İçtihat Metni"

    19. HUKUK DAİRESİ
    YARGITAY KARARI
    MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

    Taraflar arasındaki asıl itirazın iptali, birleşen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü

    - KARAR -

    Davacı vekili asıl davada, davacı ile dava dışı şirket arasında akdedilen genel kredi sözleşmesini davalının müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, işbu sözleşmeye istinaden kredi lehtarına kullandırılan kredinin borcunun ödenmemesi üzerine hesap kat ihtarnamesi keşide edildiğini, akabinde başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 oranında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Asıl davada davalı vekili, davalının dava dışı şirkette ortak olduğu dönemde herhangi bir banka ile kredi sözleşmesi imzalamadığını belirterek davanın reddine ve %40 oranında tazminata karar verilmesini istemiştir.
    Birleşen davada davacı vekili, davalı tarafından kefaleti olduğu gerekçesiyle davacıya ihtarname gönderildiğini, davacının da davalı banka yetkilileri ile görüşerek kefaletinin ve borcunun olmadığına yönelik ihtarname keşide ettiğini, akabinde suç duyurusunda bulunduğunu, buna rağmen davalının davacı aleyhine ihtiyati haciz kararı alarak icra takibi başlattığını, davacının evine haciz gelmesi üzerine takipten haberdar olduğunu ve tebligatın iptali amacıyla dava açtığını, davacı tarafından hiç bir sözleşme imzalanmamasına rağmen davalının kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını ileri sürerek davanın itirazın iptali davası ile birleştirilmesine, takip nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine ve % 40 oranında tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Birleşen davada davalı vekili, davacının dava dışı şirketin hakim ortağı olup kredi sözleşmesinden haberdar olmamasının mümkün olmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddine ve %40 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
    Mahkemece, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, asıl davada davalının süresinden sonra itiraz ettiğinin kesinleşen mahkeme kararıyla sabit olduğu, süresinde ödeme emrine itiraz edilmediğinden takip kesinleşmiş olup, kesinleşen icra takibine karşı dava açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle asıl davanın reddine, takip dayanağı sözleşmedeki imza davalıya ait olmadığından davacının tazminat talebinin reddine, davalının haksız olarak davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden yargılama giderinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasına, birleşen menfi tespit davasına konu genel kredi sözleşmesindeki kefil sıfatıyla atılan imzanın birleşen davada davacıya ait olmadığı tespit edildiğinden birleşen davanın kabulü ile birleşen davada davacının davalıya icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, imzanın davacıya ait olmadığı yargılama neticesinde anlaşılmakla birlikte takip yapıldığı sırada davalı bankanın haksız olduğu kanıtlanamadığından davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
    (1) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre asıl davada davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin kötü niyet tazminat istemine ilişkin temyiz itirazlarının reddine,
    (2) Mahkemece asıl davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesine karşın davalı aleyhine vekalet ücreti, yargılama gideri ve harç verilmesi doğru görülmemiştir.
    (3) Birleşen dava yönünden davalı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda incelemeye esas mukayese belgelerin fotokopi belgeler olduğu anlaşıldığından, fotokopi belgelere dayanılarak hazırlanan raporun hükme esas alınması doğru değildir. Yerel mahkemece davanın konusunu teşkil eden genel kredi sözleşmesinin imzalandığı tarihten önceki davacının samimi imzasını içerir belge asıllarının ilgili kurumlardan celbi ile huzurda alınan imza asılları ve bu belgeler incelenmek sureti ile rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
    SONUÇ : Yukarıda (1) no’lu bentte belirtilen nedenlerle asıl dava da davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin kötü niyet tazminat istemine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, (2) no’lu bentte belirtilen nedenlerle asıl davanın davalı yararına BOZULMASINA, (3) no’lu bentte belirtilen nedenlerle birleşen davanın BOZULMASINA, bozma nedenine göre birleşen davada taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına peşin harcın istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, 14/11/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi