19. Hukuk Dairesi 2016/19691 E. , 2018/5829 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davacı şirket ile davalı arasında 23.12.2010 tarihli sözleşme imzalandığını, bu sözleşmeye istinaden davalının 10.02.2011-10.02.2012 tarihleri arasında akaryakıt aldığını, sözleşmenin 8.maddesinde faturalandırma ve ödemelerin ne şekilde yapılacağının kararlaştırıldığını, davalının sözleşme konusu dönemde 52.226,97 TL tutarında akaryakıt aldığını, buna ilişkin faturaların ... sistem bünyesinde elektronik ortamda davalıya gönderildiğini, davalının takip öncesi cari hesap borcunun 53.228,98 TL olduğunu, ödeme emrine itiraz üzerine yapılan incelemede, davalının ödeme yaptığının anlaşıldığını, ödemelerin takip öncesi borcundan düşüldüğünü, davalının 49.228.98 TL borcunun kaldığını, davalıdan 49.228.98 TL asıl alacak ve 3.569.96 TL işlemiş faiz + 642.59 KDV olmak üzere toplamda 53.441.53 TL alacaklı olduğunu, söz konusu alacağın tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını ve davalı/borçlu vekilinin takip konusu borcun 39.917,23 TL tutarındaki kısmını kabul ettiğini, fazla kısmı ile faizin tamamına itiraz ettiğini , belirterek, itirazın iptalini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili, dava dilekçesinde belirtilen faturalardan kaynaklanan 52.226.97 TL tutarında borç göründüğünü, bu tabloda belirtilen 15.01.2011 tarihli 8.000.54 TL tutarlı faturanın, davacının eski unvanı olan ... A.Ş."nin kayıtlarında yer aldığını, bu faturadan 5,94 TL damga vergisi kesildikten sonra kalan 7.994.60 TLnin davacı firmanın vergi borcuna mahsuben Büyük Mükellefler Vergi Dairesine 02.02.2011 tarihinde ödendiğini. alacağın alacaklı tarafından istenebilir olmasının yeterli olmadığını, borçlunun alacaklı tarafından temerrüde düşürülmesi gerektiğini, herhangi bir ihtar gönderilmeden davalının temerrüdünden söz edilemeyeceğini, bu sebeple takipte istenen faizin kabulünün mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; 23.12.2010 tarihli taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında davalıya kullandırılan akaryakıt nedeniyle tanzim edilen takip konusu 8 adet fatura nedeniyle, davalının takip tarih itibariyle davacıya 39.917,23 TL borçlu olduğu, ancak 9.311,75 TL lik kısım yönünden borçlu olmadığı, asıl alacağın takip tarihine kadarki işlemiş faiz miktarı olan 2.646,06 TL"ye ve bunun KDV si olan 476,29 TL ye yapılan itirazın haklı olmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Mahkemece harçtan muaf olan davalı hakkında 24,30 TL başvurma ve 201,00 TL peşin harç toplamının davalıdan alınarak davacıya verilmesi şeklinde hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiş ise de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nun geçici 3. maddesi ve 5236 sayılı Kanunun geçici 2. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 5236 sayılı Kanunun 16. maddesiyle değiştirilmeden önceki 438/7 maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 6. bendindeki "... ile 24,30 TL başvurma ve 201,00 TL peşin harç toplamının" kısmının çıkartılarak "yargılama giderlerinin" sözcük dizisinin eklenerek hükmün bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15/11/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.