Hukuk Genel Kurulu 2018/903 E. , 2018/1958 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (İlk Derece)
Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı, ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay 4. Hukuk Dairesince verilen 06.05.2014 tarihli ve 2013/46 E., 2014/44 K. sayılı kararın ihbar olunanlar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden bozulmasını, ihbar olunan ... yönünden ise onanmasını kapsayan ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulundan çıkan 13.12.2017 tarihli ve 2016/4-2259 E., 2017/1577 K. sayılı kararın, karar düzeltme yoluyla incelenmesi davacı vekili tarafından verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla; Hukuk Genel Kurulunca dilekçe, düzeltilmesi istenen karar ve dosyadaki ilgili bütün belgeler okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 46. maddesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Özel Dairece, davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine Hukuk Genel Kurulunca ihbar olunanlar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden kararın bozulmasına, ihbar olunan ... yönünden ise kararın onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
I-Davacı vekilinin ihbar olunanlar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden karar düzeltme isteminin incelenmesinde:
Hukuk Genel Kurulu kararında yer alan açıklamalara göre 6217 sayılı Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen geçici 3. madde atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uygun olmayan karar düzeltme isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir.
II-Davacı vekilinin ihbar olunan ... yönünden karar düzeltme isteminin incelenmesine gelince:
Davacı vekili; müvekkilinin Cumhuriyet Gazetesinde gazeteci olduğunu, ihbar olunanların ise İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının CMK’nın 250. maddesiyle yetkili bölümünde görev yapan, kamuoyunda Ergenekon Terör Örgütü soruşturması olarak bilinen soruşturmayı yürütmekle görevli Cumhuriyet savcıları olduklarını, davalılar tarafından düzenlenmiş olan 2009/511 soruşturma ve 2009/188 iddianame numaralı 08.03.2009 günlü iddianamenin ekini oluşturan 70 numaralı klasörün 125 ile 127 sayfaları arasında, davacı ile CHP TBMM Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu arasında yapılan bir telefon görüşmesine ait deşifreye yer verildiğini, söz konusu iddianamede müvekkilinin ve Kemal Kılıçdaroğlu"nun sanık sıfatlarının bulunmadığını, iddianame ekine delil olarak konulan telefon görüşmesinin, sanıklarından Mustafa Ali Balbay hakkında Cumhuriyet Gazetesi Ankara Bürosu santralinde kullanılan telefonla ilgili olarak mahkemece verilen dinleme ve kaydetme kararına dayanılarak kaydedildiğinin belirtildiğini, müvekkili hakkında mahkemece verilmiş bir dinleme ve kayda alma kararı bulunmadığı hâlde üçüncü şahıs konumundaki bir başka kişiyle yaptığı telefon görüşmesinin suç delili olarak nitelendirilip iddianame eki olarak mahkemeye sunulmasının ve kamuya ifşa edilmesinin davalıların kişisel kusurlarına dayalı olarak gerçekleştirdikleri bir eylem olduğunu ve müvekkilinin kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu ileri sürerek 20.000,00TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Özel Dairece; davanın hâkimlerin hukuki sorumluluğuna dayalı olarak manevi tazminat istemine ilişkin olup HMK"nın 46. ve devamı maddeleri hükümleri ile 2802 sayılı Yasa"nın 93/A maddesi uyarınca ikame olunduğu, yargılama sırasında yürürlüğe giren 6526 sayılı Kanun"un 19/a maddesi uyarınca, 2802 sayılı Yasa"nın 93/A maddesi hükmünün yürürlükten kaldırıldığı, açıklanan yasal düzenleme gereğince, uyuşmazlığın esasının incelendiği, asıl ceza davasının sonuçlanması koşulunun aranmadığı, soruşturma işlemleri sonucunda düzenlenecek iddianamenin şeklinin ve içeriğinin, mahkemeye sunulması üzerine yargılama makamlarının verebilecekleri kararlar ile bunlara karşı yasa yollarının CMK"da düzenlenmiş bulunduğu, dava konusu edilen hususun itiraz konusu yapılabileceği, bu durumda hâkimin hukuki sorumluluğuna ilişkin koşulların gerçekleştiğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin temyizi üzerine Hukuk Genel Kurulunca, ihbar olunan ... yönünden kararın onanmasına karar verilmiş ise de; şüpheli sıfatı ve hakkında dinleme kararı bulunmadığı hâlde davacı ile dava dışı kişi arasındaki dinleme kayıtlarının CMK’nın 250. maddesiyle yetkili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/188 sayılı iddianamesinde yer aldığı iddiasına dayanan ve HMK’nın 46. maddesi gereğince hâkimlerin hukuki sorumluluğundan kaynaklanan eldeki davada, Özel Dairece; davaya dayanak yapılan iddianamenin ilgili kısımlarının onaylı örneğinin getirtilmesi, iddianame ekindeki (70) numaralı klasörde davacı ile ilgili dinleme kayıtlarına hangi gerekçeler ile yer verildiğinin tespiti, davacının iddianamede şüpheli, tanık ya da başka bir sıfatının bulunmaması karşısında Özel Daire gerekçesinde yer verilen “iddianameye itiraz hakkı” bulunmadığı gözetilerek, bu iddianame ile açılan asıl ceza davası da araştırılıp değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekir.
Hâl böyle olunca; ihbar olunan ... hakkında Yargıtay 4. Hukuk Dairesince davanın reddine ilişkin verilen hükmün Hukuk Genel Kurulunca onanmasına dair kararın kaldırılarak, Özel Daire kararının yukarıda belirtilen gerekçeler ile bozulması gerekmiştir.
S O N U Ç: 1-Yukarıda (I) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ihbar olunanlar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden karar düzeltme isteminin REDDİNE, 6217 sayılı Kanun"un 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu"nun 442/3. ve 4421 sayılı Kanun"un 4/b-1 maddeleri gereğince takdiren 370,00TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine, Harçlar Kanunu uyarınca eksik kalan 17,70TL harcın karar düzeltme talep edenden alınmasına,
2-Yukarıda (II) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ihbar olunan ... yönünden karar düzeltme isteminin kabulü ile Hukuk Genel Kurulunun 13.12.2017 tarihli ve 2016/4-2259 E, 2017/1577 K. sayılı onama kararının kaldırılmasına; Özel Daire kararının yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, 20.12.2018 gününde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.