Abaküs Yazılım
17. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/6062
Karar No: 2019/1343
Karar Tarihi: 12.02.2019

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/6062 Esas 2019/1343 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacı, davalıların trafik sigortacısı ve sürücüsü olduğu aracın davacının aracına çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiğini ve kendisinin yaralandığını, dalağının alındığını, kaburgalarının kırıldığını belirterek maddi ve manevi tazminat talebinde bulundu. Davalılar ise davacının kusurlu olduğunu ileri sürerek tazminat taleplerinin reddini savundu. Mahkeme, yapılan incelemeler sonucu davacının maddi tazminat talebini kabul ederek davalılardan birinin tazminatını sigorta limitleriyle sınırlı şekilde ödenmesine karar verdi. Manevi tazminat talebine ilişkin olarak ise hakimin olaya göre takdir hakkının bulunduğunu ve hakkaniyete uygun bir miktar belirlenmesi gerektiğini belirtti. Ancak takdir edilen miktarın yetersiz olduğuna karar veren mahkeme, kararı bozdu.
6100 Sayılı HMK'ın 107. maddesi: Geçici ve sürekli iş göremezlik maddi tazminatının belirlenmesi için öngörülen kuralları belirtmektedir.
6098 sayılı TBK'nın 56. maddesi: Manevi zararın adalete uygun bir miktar belirlenerek hak sahibine ödenmesi gerektiğini belirtmektedir.
17. Hukuk Dairesi         2016/6062 E.  ,  2019/1343 K.

    "İçtihat Metni"


    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi


    Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
    - K A R A R -
    Davacı vekili; davalıların trafik sigortacısı ve sürücüsü olduğu aracın davacının sevk ve idaresindeki araca kusurlu olarak çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanarak dalağının alındığını, kaburgaları kırıldığını, elem ve ızdırap çektiğini, açılan ceza dosyasında davalı sürücünün kusurlu olduğunun tespit edildiğini belirterek 6100 Sayılı HMK"nın 107.maddesine göre belirlenecek geçici ve sürekli iş göremezlik maddi tazminatı ile 70.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... şirketi için sigorta limitleri ile sınırlı olmak üzere dava tarihinden, diğer davalı için kaza tarihinden itibaren işeyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 91.919,93 TL’ye yükseltmiştir.
    Davalı ... vekili, meydana gelen kazada davacının kask takmaması, ehliyetsiz oluşu ve bir gözünün tamamen görmemesi nedeniyle tam kusurlu olduğunu, bu hususun yapılacak bilirkişi incelemeleri ile sabit olacağından davacının maddi ve manevi tazminat talep etme hakkı olmayacağını, davalı ... şirketi tarafından davacıya ne miktarda bedel ödendiğinin araştırılması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
    Davalı ... şirketi vekili; davalının sürücüsü olduğu aracın müvekkili nezdinde trafik sigortasının olduğun, davayı kabul anlamına gelmemekle müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ve sigortalıların kusuru ile sınırlı olduğunu, motosikleti süren davacının gerekli önlemleri almayarak zararın doğmasına ve artmasına yol açtığını, sigortalı araç sürücüsün kusursuz olduğunu, davacının adli tıp kurumuna sevk edilerek maluliyet durumu ve maluliyetin kaza ile illiyeti hakkında rapor alınmasını talep ettiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; maddi tazminat yönünden davanın kabulü ile 91.919,93 TL maddi tazminatın davalı ... şirketi açısından dava tarihinden, davalı ... açısından kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ..."ten tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
    6098 sayılı TBK."nın 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
    Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
    Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, takdir olunan manevi tazminatın bir miktar az olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 12/02/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi