
Esas No: 2021/5153
Karar No: 2022/4180
Karar Tarihi: 30.05.2022
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/5153 Esas 2022/4180 Karar Sayılı İlamı
12. Ceza Dairesi 2021/5153 E. , 2022/4180 K."İçtihat Metni"
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davacının tazminat talebinin kısmen kabulü ile 116.248,80 TL maddi, 1.000,00 TL manevi tazminatın fiili el koyma tarihi olan 05.03.2009 tarihinden işletilecek yasal faizle birlikte davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında dava konusunu ‘’Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat’’ yerine "Yakalama ve tutuklama sonrası KYO veya Beraat kararı verilmesi halinde tazminat" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışı kabul edilmiştir.
Tazminat talebinin dayanağı olan Yüksekova 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/145 Esas – 2010/241 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının 5607 sayılı kanuna muhalefet suçundan kendisine ait olan 8.600 kg çaya ve 21 AU 676 plaka sayılı araca 05.03.2009 tarihinde fiilen el konulduğu, yapılan yargılama sonunda beraatine ve el konulan çayların ve aracın sahibine iadesine hükmedildiği, aracı 11.06.2013 tarihinde teslim edildiği, çayların ise son kullanma tarihinin geçmesi nedeni ile teslimin yapılmadığı, beraat hükmünün 25.01.2013 tarihinde kesinleştiği, elkoyma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla;
Davacının 1.000.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın elkoyma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece davanın CMK 142/1 maddesi gereğince süre yönünden reddine karar verilmesi üzerine, davacı vekilinin temyizi ile dairemiz tazminata esas dosyanın Yargıtay 7. Ceza Dairesinin temyiz incelemesi ile beraat kararın 25/01/2013 tarihinde kesinleştiği, davanın ise 10/06/2013 tarihinde açıldığının anlaşılması karşısında, beraat hükmünün kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde açıldığı gözetilerek tazminat istemi hakkında karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulması üzerine yerel mahkeme 116.248,80 TL maddi, 1.000,00 TL manevi tazminatın fiili el koyma tarihi olan 05.03.2009 tarihinden işletilecek yasal faizle birlikte davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine hükmedildiği anlaşılmakla;
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin davacının kendi kusuru ile el koyma işlemine sebep olduğuna, hükmedilen tazminat miktarlarının fazla olduğuna, faiz başlangıç tarihine, karşı vekalet ücreti istemine ve sair temyiz itirazlarına, davacı vekilinin tazminat miktarlarının eksik olduğuna ve sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Manevi tazminat davaları kişilik hakkını koruyan, haksız tecavüzün doğurmuş olduğu olumsuz sonuçları, yani zararın giderilmesini, telafi edilmesini amaçlamaktadır. Manevi tazminat davası için, kişilik haklarının ihlal edilmesi özellikle sosyal ve duygusal kişilik değerlerinin ihlali ve hukuka aykırı bir fiilin bulunması gerekir. Yakalanan veya tutuklanan kimsenin gerek aile, gerekse iş çevresinde itibarının sarsılması, aile, çocuk ve yakınları için tutukevinde hasret çekilmesi, kişinin tutuklanması nedeniyle ruhi sıkıntılar çekmesi, cezaevi şartları, buralarda duyduğu acı ve ızdıraplar kişinin manevi zararının giderilmesini gerekli kılmaktadır. Tutuklanan kimseye verilecek manevi tazminatın tespitinde; tutukluluk süresi, kişinin sosyal ve ekonomik yeri, üzerine yüklenen ve ceza kovuşturmasına konu olan suçun nitelik ve kapsamı göz önünde bulundurulmalıdır. Bu açıklamalar ışığında, yalnızca haksız yere yakalanan ya da tutuklanan kişinin çektiği acının karşılığı olarak manevi zarar ödenmesi gerektiği, haksız el koyma nedeniyle manevi tazminat şartlarının oluşmayacağı gözetilerek, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, tebliğnamede de manevi tazminatın fazla hükmedildiğine yönelik görüşe de iştirak edilmeyerek davacı lehine el koyma nedeniyle 1.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 30.05.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.