
Esas No: 2021/941
Karar No: 2022/4177
Karar Tarihi: 30.05.2022
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/941 Esas 2022/4177 Karar Sayılı İlamı
Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)
Davacının tazminat talebi reddedildi. Davacı, Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı'nda yürütülen bir soruşturmada, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda kayıtlı hisselerine el konulduğunu ancak sonradan bu kararın kaldırıldığını ve beraat edildiğini iddia etti. Davacı, tazminat davasını açmadan önce belirli bir süre içinde açması gerektiği yönünde bir kanun maddesi olduğuna dair savını ileri sürdü. Ancak mahkeme, davacının iddialarını kabul etmeyerek davanın reddine karar verdi. Yargılama sonucunda mahkeme, davacının açmış olduğu tazminat davasının dava tarihinin 28.07.2015 olup tazminat istemine konu el koyma kararının 07.08.2009 tarihinde kaldırıldığı, CMK’nın 142/1 maddesi gereği karar ve hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen en geç 1 yıl içinde tazminat davası açılması gerektiği, kesinleşmenin yapılmadığı veya bir tebliğin yapılması gerekmediği hallerde ise sürenin başlangıcının karar tarihi veya işlem tarihi olarak esas alınması gerektiği, ceza davasında yargılanmayan ve sanık sıfatını taşımayan ve dolayısıyla kendisi hakkında kesinleşme ve tebliğ yapılmayacak davacı yönünden 1 yıllık hak düşürücü sürenin başlangıç tarihinin ise talebe
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davanın reddi
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Şişli Cumhuriyet Başsavcılığının 2008/72863 sayılı dosyası üzerinden sürdürülen soruşturmada, talep üzerine Şişli 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2009/473 D.İş sayılı kararı ile 02.04.2009 tarihinde davacıya ait İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında kayıtlı iki farklı hissesine el koyma kararı verildiği, davacı hakkında ceza davası açılmadığı, el koyma kararının 07.08.2009 tarihinde Şişli 8. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kaldırıldığı, Şişli 8. Asliye Ceza Mahkemesinin kapatılması ile dosyanın İstanbul 31. Asliye Ceza Mahkemesine devredildiği, bu mahkemenin 2009/1008 E. - 2014/539 sayılı karar ile tüm sanıkların beraatine karar verildiği, dosyada davacı ...'nin sanık olmadığının, tanık olarak dahi dinlenmediğinin anlaşıldığı, davacının açmış olduğu tazminat davasının dava tarihinin 28.07.2015 olup tazminat istemine konu el koyma kararının 07.08.2009 tarihinde kaldırıldığı, CMK’nın 142/1 maddesi gereği karar ve hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen en geç 1 yıl içinde tazminat davası açılması gerektiği, kesinleşmenin yapılmadığı veya bir tebliğin yapılması gerekmediği hallerde ise sürenin başlangıcının karar tarihi veya işlem tarihi olarak esas alınması gerektiği, ceza davasında yargılanmayan ve sanık sıfatını taşımayan ve dolayısıyla kendisi hakkında kesinleşme ve tebliğ yapılmayacak davacı yönünden 1 yıllık hak düşürücü sürenin başlangıç tarihinin ise talebe konu hisse senetlerinin üzerindeki el koyma kararının kaldırıldığı tarih olan 07.08.2009 tarihi olduğu ve davanın, CMK’nın 142/1 maddesinde belirtilen hak düşürücü süre geçtikten sonra açılan davanın süre yönünden reddine karar verildiği anlaşılmakla,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre;
İstanbul 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/1008 E. - 2014/539 sayılı karar dosyasında davacının sanık ve tanık olarak yer almadığı, davacının yargılama süresince anılan ceza dosyasından haberdar olmasını sağlayacak şekilde bilgilendirme yapılıp yapılmadığının araştırılması, böyle bir tespitin yapılamaması halinde ise; İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında kayıtlı iki hissesine uygulanan el koyma tedbirinin kaldırıldığını öğrenmesini sağlayan bir tebliğin mümkün olmadığı, davacının CMK’nın 141/1.j maddesi uyarınca tazminat isteme hakkının olduğu, hak düşürücü sürenin ise davacının el koyma kararının kaldırıldığını iddia ettiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağının dikkate alınması gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca, hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 30.05.2022 tarihinde oybirliğiyle ile karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.