
Esas No: 2022/3492
Karar No: 2022/5339
Karar Tarihi: 01.06.2022
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2022/3492 Esas 2022/5339 Karar Sayılı İlamı
3. Hukuk Dairesi 2022/3492 E. , 2022/5339 K."İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı banka vekili, davalı ile aralarında iki konut kredi sözleşmesi, bir tüketici kredi sözleşmesi ve bir taşıt kredi sözleşmesi imzalandığını, kullanılan krediler için davalıya ait taşınmaz üzerinde kendileri lehine ipotek tesis edildiğini, davalının anılan kredi sözleşmeleri ile kullandığı iki kredi kartı ve bir mevduat hesabından kaynaklı borçlarını ödemediğini, bunun üzerine hesap kat edilerek davalıya ihtarnameler gönderildiğini, ancak davalının herhangi bir ödeme yapmadığını, bunun üzerine davalı aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine alacağın %20’si oranında inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı , davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, takibin asıl alacak miktarı olan 248.505,54 TL üzerinden işletilecek kredi kartları için ... Bankası tarafından belirlenen değişken oranda temerrüt faizi ile birlikte 255.599,03 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talepler ile sair taleplerin reddine dair verilen karar, davacı ve davalı vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay(kapatılan)13. Hukuk Dairesi’nce verilen 04/02/2020 tarihli ve 2019/6398E.–2020/1152K. sayılı kararıyla; dava konusu tüketici kredi sözleşmelerinin akdedildiği tarihlerde yürürlükte bulunan 4822 sayılı Kanun ile değişik 4077 sayılı Kanunun 10/3. maddesi gereği davacı banka tarafından tüketici kredi sözleşmelerinden kaynaklı alacak yönünden davalıya gönderilen ihtarların anılan şartları taşımaması sebebiyle, davalıya usulüne uygun bir muacceliyet ihtarı gönderildiğinin kabulü mümkün olmadığından mahkemece, tüketici kredi sözleşmeleri yönünden davalı borçlunun takip tarihine kadar ödemediği taksitlerle, geç ödeme nedeniyle gecikme faizi ve ferilerinin miktarı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak belirlenecek miktar üzerinden takibin devamına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabul kısmen reddine, davalının İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün 2012/4033 Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile takibin toplam 227.905,57 TL üzerinden devamına, işletilecek faize ilişkin oranların gerekçeli kararda belirtilmesine, karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Eldeki dava, kredi kartı ve mevduat hesabı ile tüketici kredisi sözleşmelerinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve tazminat istemine ilişkindir.
Kural olarak bozma kararına uyulmakla bozma kararında belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için zorunluluk doğar.
Belirtilmelidir ki; bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlanan bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09/05/1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK).
Bu ilke kamu düzeni ile ilgili olup, Yargıtayca kendiliğinden dikkate alınması gerekir. Hakimin değişmesi dahi açıklanan bu hukuki ilkeye etki yapamaz.
Bozma kararı öncesi alınan 03.09.2015 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı her kredi için ayrı ayrı olmak üzere davalıya muacceliyet ihbarnamesi göndermiş olduğundan kat tarihleri itibariyle kredi hesabı borç tutarı hesaplanmış olup, davacı bankanın kullandırdığı 1 adet tüketici, 2 adet konut, 1 adet taşıt kredisi ve kredili mevduat hesabı ile 2 adet kredi kartı olmak üzere 7 ayrı kredi işlemi için ayrı ayrı hesaplama yapılmış olup, ... numaralı tüketici kredisinden dolayı 89.645,00 TL ana para ve ferileri olmak üzere toplam 93.221,92 TL ; ... numaralı konut kredisinden dolayı 29.829,85 TL ana para ve ferileri olmak üzere toplam 30.295,72 TL ; ... numaralı konut kredisinden dolayı 105.098,10 TL ana para ve ferileri olmak üzere toplam 107.458,47 TL ; ... numaralı taşıt kredisinden dolayı 7.570,85 TL ana para ve ferileri olmak üzere toplam 7.637,32 TL istenebileceği, sonuç olarak 7 ayrı kredi işleminden dolayı takip tarihi olan 06.09.2012 tarihi itibariyle davalıdan 248.505,54 TL asıl alacak ve 7.093,49 TL ferileri olmak üzere toplam 255.599,03 alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bozma ilamı doğrultusunda alınan 20.05.2021 tarihli ek bilirkişi raporuna göre; Davacı bankanın kullandırdığı 1 adet tüketici, 2 adet konut, 1 adet taşıt kredisi ve kredili mevduat hesabı ile 2 adet kredi kartı olmak üzere 7 ayrı kredi işlemi için ayrı ayrı hesaplama yapılmış olup, davacı bankanın davalıdan takip tarihi olan 06.09.2012 tarihi itibariylei ... numaralı tüketici kredisinden dolayı 2.445,48 TL ana para ve ferileri olmak üzere toplam 2.552,47 TL ; ... numaralı konut kredisinden dolayı 6.717,47 TL ana para ve ferileri olmak üzere toplam 6.996,89 TL ; ... numaralı konut kredisinden dolayı 6.463,78 TL ana para ve ferileri olmak üzere toplam 6.674,43 TL; ... numaralı taşıt kredisinden dolayı 3.848,84 TL ana para ve ferileri olmak üzere toplam 3.962,69 TL isteyebileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bozmaya uyan Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; bilirkişi raporu esas alınarak takip tarihi itibari ile... nolu tüketici kredisi nedeniyle 2.445,48 TL asıl alacak olmak üzere toplam 2.552,47-TL borçlu olduğu, takip tarihinden itibaren asıl alacağa %17,47 temerrüt faizi işletilebileceği; 0300087 nolu konut kredisi nedeniyle 89.645-TL asıl alacak olmak üzere toplam 93.221,92-TL borçlu olduğu, takip tarihinden itibaren
../...
-3-
asıl alacağa %17,47 temerrüt faizi işletilebileceği; ... nolu konut kredisi nedeniyle 105.098,10 TL asıl alacak olmak üzere toplam 107.458,47 TL borçlu olduğu, takip tarihinden itibaren asıl alacağa %17,78 temerrüt faizi işletilebileceği; ... nolu taşıt kredisi nedeniyle 7.570,85 TL asıl alacak olmak üzere toplam 7.637,32-TL borçlu olduğu, takip tarihinden itibaren asıl alacağa %13,10 temerrüt faizi işletilebileceği; ... nolu kredili mevduat hesabı nedeniyle 2.829,31 TL asıl alacak olmak üzere toplam 2.992,38-TL borçlu olduğu, takip tarihinden itibaren asıl alacağa %50, temerrüt faizi işletilebileceği; 5406 **** **** 0121 nolu ve 4543 **** **** 0148 kredi kartları nedeniyle 13.172,71 TL asıl alacak olmak üzere toplam 14.043,01 TL borçlu olduğu, takip tarihinden itibaren asıl alacağa %34,08 temerrüt faizi işletilebileceğinin tespit edildiği görülmekle, davalı aleyhine başlatılan İstanbul 10.İcra Müdürlüğü'nün 2012/4033 Esas sayılı icra takibinin toplam 227.905,57-TL üzerinden devamının gerektiğinin kabul edildiği görülmüştür.
Somut olayda; bozma sonrası alınan 20.05.2021 tarihli ek raporda; davacı bankanın davalıdan takip tarihi olan 06.09.2012 tarihi itibariyle ... numaralı tüketici kredisinden dolayı 2.445,48 TL ana para ve ferileri olmak üzere toplam 2.552,47 TL ; ... numaralı konut kredisinden dolayı 6.717,47 TL ana para ve ferileri olmak üzere toplam 6.996,89 TL ; ... numaralı konut kredisinden dolayı 6.463,78 TL ana para ve ferileri olmak üzere toplam 6.674,43 TL; ... numaralı taşıt kredisinden dolayı 3.848,84 TL ana para ve ferileri olmak üzere toplam 3.962,69 TL isteyebileceği tespit edilmiştir. Ancak mahkemece... nolu tüketici kredisi hariç diğer tüm tüketici kredileri yönünden bozma öncesi alınan rapora göre karar verilmiş olup, bozma gereği yerine getirilmemiştir.
O halde mahkemece; ... numaralı tüketici kredisi, ... numaralı konut kredisi, ... numaralı konut kredisi ve ... numaralı taşıt kredisinin, bozma kararında bahsedilen tüketici kredilerinden olduğu göz önüne alınarak, tüketici kredi sözleşmeleri yönünden davalı borçlunun takip tarihine kadar ödemediği taksitlerle, geç ödeme nedeniyle gecikme faizi ve ferilerinin miktarı konusunda alınan bilirkişi raporundaki miktar üzerinden sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Ayrıca, kabule göre; gerekçeli kararda faize hükmedilmesine rağmen, kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında faiz ile ilgili hüküm kurulmadan “ işletilecek faize ilişkin oranların gerekçeli kararda belirtilmesine,” şeklinde karar verilmesi de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle davalının tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nın 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01/06/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.