Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2022/3680
Karar No: 2022/5345
Karar Tarihi: 01.06.2022

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2022/3680 Esas 2022/5345 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Menfi tespit davasının sonucunda, davalı ile araç kira sözleşmesi yapan davacıların aracı bir başkasına teslim ettikleri ve bu kişinin araçla kaza geçirdiği belirtilmektedir. Davalı, kira sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödenmemesi nedeniyle bono düzenleyip icra takibi başlatmıştır. Davacıların bu bonodan kaynaklanan borcu olmadığına karar verilmesi istenmiştir. İlk verilen kararda kötü niyet tazminatı talebi reddedilmiş ancak bu karar davalı tarafından temyiz edilmiş ve hüküm bozulmuştur. İkinci kararda kötü niyet tazminatının kabulüne karar verilmiştir ancak bu karar bozma öncesi verilen ilk karar nedeniyle usul ve kanuna aykırıdır. Bu nedenle hüküm fıkrasında düzeltme yapılması gerektiği belirtilerek hüküm düzeltilmiş ve davacıların kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesine hükmedilmiştir.
Kararda geçen kanun maddeleri:
- HUMK’nın 438/7 maddesi
- 6100 sayılı HMK'nın Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nın 440. maddesi
3. Hukuk Dairesi         2022/3680 E.  ,  2022/5345 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
    DAVACILAR : 1- ... 2- ... VEK. AV. ...


    Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

    YARGITAY KARARI

    Davacılar; davalı ile arasında 30/08/2013 başlangıç tarihli ve dört gün süreli araç kira sözleşmesi bulunduğunu, kararlaştırılan süre sonunda davalının da bilgisi dahilinde aracı dava dışı ... isimli şahsa teslim ettiklerini, adı geçenin 04/09/2013 tarihinde araçla kaza geçirdiğini, davalının zararlarına karşılık olmak üzere kira sözleşmesinin teminatı olarak verilen bono doldurularak aleyhlerine haksız olarak icra takibi başlatıldığını ileri sürerek, söz konusu bono nedeniyle borçlu bulunmadıklarının tespitine karar verilmesini istemişlerdir.
    Davalı, davanın reddini dilemiştir.
    Davanın açıldığı Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesince; davanın kabulü ile davacıların davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair verilen karar, davalı tarafın temyizi üzerine, Dairece verilen 20/02/2019 tarihli ve 2017/6045 Esas 2019/1368 Karar sayılı kararla, "Uyuşmazlığın çözümünde Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir." gerekçesiyle hüküm bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak görevsizlik kararı verilmiştir.
    Görevli mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne, takip konusu alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
    1)Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
    2)"Taraflardan yalnız birinin temyizi halinde, Yargıtay, hükmü temyiz edenin aleyhine bozamaz. (Aleyhe bozma yasağı). Bundan başka, taraflardan yalnız birinin hükmü temyiz etmesi halinde, Yargıtayın (temyiz eden tarafın lehine olarak) verdiği bozma kararına uyan yerel mahkeme de artık, temyiz eden tarafın, önceki (bozulan) karara oranla daha aleyhine olan bir hüküm veremez. Buna da "aleyhe hüküm verme yasağı" denir.
    Taraflardan yalnız birinin temyizi üzerine verilen bozma kararına uyan mahkemenin temyiz eden tarafın, önceki (bozulan) karara oranla daha aleyhine olan bir hüküm vermemesi ilkesi, usule ilişkin kazanılmış hak müessesesi ile de yakından ilgilidir." (Prof.Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, Cilt ;5, 2001, s; 4732 -4737)
    Somut olayda; davanın açıldığı mahkemece 02/11/2015 tarihinde verilen ilk kararda, davacıların kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş olup bu karar davacılar tarafından temyiz edilmemiş, davalı tarafın temyizi üzerine yukarıda değinilen gerekçeyle hüküm bozulmuştur. Bozma üzerine yapılan yargılamada verilen 22/06/2020 tarihli ikinci kararda ise, davacıların kötü niyet tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir. Oysa; bozma öncesi verilen ilk karar, sadece davalı tarafından temyiz edilmekle kötü niyet tazminatı talebinin reddi bakımından davalı yönünden usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bu itibarla bozma sonrası verilen ikinci kararda bu yöndeki talebin kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
    Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzelterek onanması HUMK’nın 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
    SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan "...Takip konusu alacağın %20 oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacılara verilmesine" ifadesinin çıkartılarak yerine," Davacıların kötü niyet tazminatı talebinin reddine," ifadesinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nın Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nın 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 01/06/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi